Misafir Kalem

Sahipsiz Köpek Problemi Ve Suistimali

Misafir Kalem

Yavuz Selim KIZILTEPE

Veteriner Hekim

AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi

 

Son yıllarda artan bir ivmeyle büyüyen sahipsiz köpek sorunu hakkında Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın yayınladığı yazılı talimatının yerel ve Ulusal kamuoyunda ki yankıları sonrası konu hakkında bilimsel ve insani açıdan görüşlerimi ifade etme zorunluluğu hâsıl olmuştur.

Dünya nüfusu geçtiğimiz son asırda yaklaşık olarak 8 kat arttı. Kentleşme, sosyalleşme, kapalı alanlarda metrekareye düşen insan sayısının artışı ve yoğun etkileşim nedeniyle geçen bu süre zarfında insanlardan-insanlara, hayvanlardan-insanlara ve hayvanlar-hayvanlara bulaşan hastalıklarda önemli ölçüde artışlar oldu. Bu hastalıklardan zoonoz yani hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklarda da çok ciddi oranda artışlar meydana geldi.  Yakın tarihte covid 19 gibi hastalıklarla kendini gösterdi. Covid19 virüsü malum olduğu üzere tüm dünyada bir pandemi gerçekleştirdi. Milyonlarca insan virüsten etkilenerek hayatını kaybetti ve kronik hastalıklara yakalandı. Ülkemizde de son derece ciddi kayıplar verdik, bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum. Covid 19 hastalığı hayvanlardan insanlara geçen bir hastalıktı Çin'de kontrolsüz bir hayvan pazarında hasta hayvanla insan teması sonrası hastalık ortaya çıktı ve tüm dünyayı etkiler hale geldi.

Artık bu hastalıktan sonra dünya şunu anladı; hayvanlarla insanlar bir arada yaşıyor ancak; bu konuda çok ciddi bir standart ve kontrol mekanizması getirilmesi gerekir. Ülkemizde en çok görülen zoonoz hastalıklar evcil hayvanlardan bulaşmaktadır. Evcil hayvanlar içinde de sahipsiz köpeklerden insanlara bulaşan hastalıklar önemli bir paya sahiptir. Bu hastalıklar başlıca bakteriyel, viral ve paraziter hastalıklardır.

Örneğin, köpeklerin bağısaklarında bulunabilen bir içparazit olan ecinococcus granulozus isimli etkenin insanlarda neden olduğu kist hastalıkları, kuduz hastalığı ve çok çeşitli sayıda etkenler nedeniyle insanlara bulaşan hastalıklar olarak sayılabilir. Bu hastalıkların yanında ısırık vakaları, trafik kazaları ve insanlarda psikolojik olarak kaygı ve endişe oluşturan sokakta, okul yolunda, gece geç saatlerde veya sabah erken saatlerde insanların özgürce dolaşmasını engelleyen kaygı ve psikolojik sorunlara yol açan olumsuzluklar da sayılabilir.

Hastalık dışında ki travmatik yaralanmaların yanında çoğu zaman göz ardı edilen sahipsiz hayvanlar nedeniyle insanlarda oluşan kaygı bozuklukları gerçekte çok ciddi sağlık sorunları olarak karşımıza çıkıyor. Bir tarafta hayvan severler diğer tarafta hayvanlar nedeniyle kaygı duyan insanlar nedeniyle ayrıca toplumsal çatışmalar ve ayrışmalar da yaşanmaktadır.
İçişleri bakanlığı verilerine göre 2022 yılından 2024  temmuz ayna kadar 4269 köpek saldırısı kayıtlara geçti. Bu dönemde 10 kişi hayatını kaybetti 2389 kişi ise yaralandı. Yıllara göre bakıldığında ise; 2022 yılında 1644 saldırısı yaşandı ve 5 kişi hayatını kaybetti 932 kişi ise yaralandı. 2660 kişi ise saldırıdan etkilendi. 2024 yılının ilk 7 ayında 812 köpek saldırısı yaşandığı bir kişi hayatını kaybetti 467 kişi yaralandı 966 kişi ise mağdur oldu.

2022 yılından itibaren hayvanlara çarpma sonucu 266 trafik kazası oluştu. 37 kişi ise bu kazalarda yaşamını yitirdi. Kazaların 1078'i 2022 yılında 1091'e 2023 yılında 497'si ise 2024 yılının ilk 7 ayında gerçekleşti. Taşıt yoluna çıkan hayvanların neden olduğu bu kazalarda 2022 yılında 14 kişi hayatını kaybetti 1.579 kişi yaralandı 2023 yılında 15 kişi hayatını kaybetti 1.598 kişi yaralandı 2024 yılında ise ilk 7 ayda 8 kişi hayatını kaybetti 726 kişi yaralandı.

Resmi kayıtlara geçen bu veriler durumun ne kadar vahim olduğunu göstermek için yeterli bir ispat niteliğindedir. Ayrıca istatistiklere yansımayan hastaneye veya resmi makamlara müracaat etmeyen mağdurların sayıları da göz önünde bulundurduğunda bu rakamın ne kadar çok artacağı tahmin edilebilir. Sahipsiz köpek sorunu hakkında gereken önlemler hızla alınmazsa bu rakamların çığ gibi büyümesi büyük bir olasılıktır.

Kendilerini hayvan sever olarak lanse eden bir takım çevreler ise başıboş hayvanlar yüzünden vahim durumda olan bu sağlık problemlerini terör olaylarıyla trafik kazalarıyla kıyaslamakta ve bir nevi rakamsal olarak terör cinayet olaylarının sahipsiz hayvan olaylarından daha vahim bir tablo olduğunu söylemekte başıboş hayvan sorununu küçümseyerek normalleştirmeye çalışmaktadırlar. Yine sözde hayvan sever olan bazı gruplar mama kampanyaları tedavi kampanyaları düzenleyerek haksız kazanç elde etmek de sahtekarlık ve dolandırıcılık yapmaktadırlar. Bunların bir kısmı kolluk kuvvetlerince yakalanıp adli makamlara sevk ederek ceza almışlardır. Halkın manevi duygularını istismar eden bu insanlar sahipsiz hayvan sayısının azalmasını istememekte, aksine sokaklarda sahipsiz hayvan sayısının artmasını kendileri için bir kazanç olarak görmektedirler.

Hemen her fırsatta Avrupa ülkeleri ile ülkemizi mukayese eden ve bizim geride kaldığımızı söyleyen bu insanlar konu sahipsiz hayvan sorununa geldiğinde nedense bu mukayeseden vazgeçmektedirler. Basın yayın organlarından da tüm halkımızın takip ettiği üzere gelişmiş ülkelerde sahipsiz hayvan sorunu bulunmamakta sokaklarda sahipsiz köpek dolaşmamaktadır. Bahsedilen ülkelerin yasaları bu konuda son derece caydırıcı cezalara sahip olup sahipli hayvanını sokağı terk eden insanlar için çok ciddi cezalar uygulanmaktadır. Şehirlerimizde kasabalarımızda köylerimizde küçük çocukların yaşlıların ve hatta gençlerin sokaklarda güvenle dolaşması anayasal bir haktır.

Bu anayasal hakkın herhangi bir şekilde kontrolsüz olarak çoğalan sahipsiz hayvanlar vesilesiyle kullanılamaması kabul edilemez. Burada önemle altını çiziyorum ki; sahipsiz hayvan sorununu terör olaylarıyla cinayetlerle trafik kazalarıyla kıyaslamak en basit tabirle demagoji yapmaktır, aymazlıktır ve art niyettir.

Son günlerde ilimiz ve ülke basınında yankı bulan Afyonkarahisar Valisi Sn. Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı'nın yayınladığı yazılı talimat yürürlükte olan mevzuat uygun yapılan resmi bir işlemdir. Kamu yöneticileri mer’i mevzuatın kendilerine yüklediği sorumluluk ve görevleri yerine getirdikleri için olumsuz olarak eleştirilmemeli ve haksız olarak tenkit edilmemelidir.

Unutulmamalıdır ki; istatistiklerde binde bir, yüzde bir ile ifade edilen risk faktörleri sizin başınıza geldiğinde %100 olarak gerçekleşmiş olur. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin herbir ferdi bizim için kıymetliyse ve hiçbir vatandaşımız hiçbir evladımız hiçbir bireyimiz bizim için vazgeçilebilir birer rakamdan ibaret değil ise, sorunları birbiriyle kıyaslamak ve yarıştırmak yerine hangi sorunu çözebiliyorsak ve en etkili nasıl çözülecekse bu yolda ilerlemek için gerekli adımlar eksiksiz olarak atılmalıdır. 
Sahipsiz hayvan sorununa bir de hayvan refahı açısından bakmak gerekir. Sözde hayvan severlerin iddia ettikleri gibi sokaklar köpekler için doğal yaşam ortamı değildir. Veteriner hekim bilim insanlarının yaptığı çalışmalarda sokakta yaşayan köpeklerin kan kortizol seviyeleri normal seviyenin kat kat üstünde bulunmuştur. kortizol seviyesi hayvanların yaşadığı stresle doğru orantılı olarak yükselen bir endokrin hormondur. Yapılan bu araştırmalarda sonuç olarak, sahipsiz hayvanların aslında sokaklarda konforlu bir ortamda yaşamadıkları az miktardaki gıda için birbiriyle mücadele ettikleri birbirini yaralayıp hatta öldürdükleri, çiftleşme için rekabet içinde oldukları ve sürekli acı çektikleri açık bir gerçektir. Sahipsiz sokak hayvanları insan eliyle evciltilmiş ve insan bakımına, himayesine muhtaç hayvanlardır. Bunların sokaklara terk edilmesi ve kendi başına yaşamalarını beklemek ise tam bir vicdansızlık ve hayvanlara eziyet mahiyetindedir.

Sahipsiz hayvan popülasyonunun kontrol altına alınması ve sayının vicdani hassasiyetlere uygun olarak azalması için dünyada kabul görmüş olan en etkili yöntem cerrahi kısırlaştırma yöntemidir. Bu yöntem yalnızca veteriner hekimler tarafından uygulanabilen bir ameliyatla gerçekleştirilebilir.

Cerrahi kısırlaştırma yönteminin dışında rahim içi araç uygulamaları, kimyasal ilaç uygulamaları da son dönemde yerel basında ve ulusal basında yer almıştır. Ancak bu uygulamalar anlatıldığı gibi pratik ve sürdürülebilir uygulamalar değildir. Hepsinin cerrahi yönteme göre birçok handikabı ve komplikasyonu bulunmaktadır. Cerrahi yöntemin ise başarılı bir şekilde uygulanmasında en önemli esas il genelinde hatta ülke genelinde eş zamanlı ulusal bir kampanya yapılmasıdır. Ülkemizde yaklaşık 46.000 veteriner hekim bu konuda gerekli çalışmaları yürütebilecek bir donanıma sahiptir. Yetişmiş ve donanımlı veteriner hekim ordusundan faydalanarak bu sorunun en kısa sürede çözülmesi için geçmişte Veteriner Hekimler Odası başkanlığı yapmış bir veteriner hekim olarak ben de elimden gelen tüm gayreti göstermeye hazırım. İşbirliği ve istişare içinde bu sorunu en kısa sürede aşabileceğimizi ümit ediyorum. 
 

Yorumlar 1
Cemile Kızıltepe 29 Ocak 2025 20:43

Katılıyorum

Yazarın Diğer Yazıları