Murat Arısoy

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Murat Arısoy

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından Belçika Türk Diasporası Atlası yayımlandı. 1960’ların ortalarında gelen talep üzerine başlayan işçi göçü, bugün Belçika’da farklı alanlarda “başarı hikâyesi” olarak karşımıza çıkıyor. İşçi olarak Belçika’ya giden vatandaşlarımız, önceleri “Birkaç yıl çalışır, para biriktirir, memlekete dönerim” diye düşünmüş, ancak hayat şartları farklı şekilde gelişmiş. Belçika Türk Diasporası Atlası’nı okuduğumuzda görüyoruz ki Belçika’ya giden işçilerimiz, memleketteki ailelerini de bir süre sonra yanlarına aldırmış. 

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Günümüzde, Emirdağ ve Emirdağlılar, Belçika’nın vazgeçilmez bir zenginliği hâline gelmiş. 

Satır aralarında şunu fark ediyoruz: “Medeni” olarak gördüğümüz Belçika, Türkiye’den ve farklı ülkelerden gelenlere uzun yıllar “Göçmen” statüsünü layık görmüş, 1990’lı yılların ortaları, 2000’li yılların başından itibaren “vatandaşlık” ile ilgili olumlu gelişmeler yaşanmaya başlamış. 

Belçika Türk Diasporası Atlası’nın takdim yazısını yazan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, “Misafir işçilikten diasporaya uzanan yolculuğun ele alındığı Belçika Türk Diaspora Atlası, göçün tarihsel arka planından günümüze uzanan süreçte yaşanan sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal dönüşümleri kapsamlı analizlerle ortaya koyarken, aynı zamanda bireysel hikâyeler aracılığıyla bu büyük yolculuğun insani yönünü de görünür kılmaktadır. Alanında uzman akademisyenlerin katkıları ve diaspora mensuplarımızın tanıklıkları, çalışmayı zenginleştiren en kıymetli unsurlar arasında yer almaktadır” diyor. 

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Eserde verilen bilgiye göre Türkiye'den Belçika'ya gelen yaklaşık 200 bin göçmenin 110 bini yalnızca Emirdağ ve Posof ilçelerinden geliyor. Sadık Köksal ile yapılan bir görüşmede aktarılan tahmine göre ise 2020 itibarıyla Belçika'da yaşayan yaklaşık 300 bin Türk kökenlinin 80 bini Emirdağ kökenli. Emirdağ nüfus kütüğüne kayıtlı olup Avrupa ülkelerinde yaşayan kişi sayılarına bakıldığında da bu tabloyu görebiliyoruz: Toplam 65 bin 924 kişiden 39 bin 411'i (yüzde 59,78) Belçika'da, 14 bin 547'si Fransa'da, geri kalanı ise Hollanda, Almanya, İsviçre ve İtalya'da yaşıyor. 

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Belçika Türk Diasporası Atlası, 12 bölümden oluşuyor. Bu bölümlerin başlıkları şöyle:

Misafir İşçilikten Diasporaya, Diasporanın Siyasal Temsili, Katılımı ve Sivil Toplum Dinamikleri, Diaspora ve Eğitim, Diasporada Kimlik, Dil ve Aidiyet, Diaspora ve Din, Diasporada Sanat ve Kültürel Üretim, Diaspora Mutfağı ve Gastronomik Miras, Diaspora ve Medya, Diasporada Spor, Diaspora ve Sosyal Hizmet, Dönüşen Diaspora ve Profesyonel Yansımaları.

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Her bölümde önce bilimsel bir makale yer alıyor, sonra da konunun Belçika’daki Türk toplumunda önde gelen isimleri ile röportajlar bulunuyor. Belçika Türk Diasporası Atlası’nda farklı illerden göç etmiş, nüfus kütükleri farklı birçok kişi ile röportaj yapılmış. Ben Afyonkarahisar ve Emirdağ bağlantılı olan kişileri listelemeye çalıştım:

Belçika'nın ilk Türk kökenli belediye başkanı olan Emir Kır, Belçika'daki ilk kuşak Türk doktorlar arasında öne çıkanErcan Çeşmeli ve Leyla Yüksel, Sosyal hizmet ve yaşlı bakımı alanında öne çıkan Gülsüm Yavaş, nükleer mühendis İlker Makine, SkyLive Media & Culture'ın Müdürü Ertan Öz…

Bu isimlerin hemen hepsinin ailesinde göç kararının benzer şartlar dolayısıyla alındığını görüyoruz: Ekonomik zorluklar, ailenin geleceğini güvence altına alma isteği ve bazen tesadüfi fırsatlar (örneğin bir akrabanın çağrısı ya da bir iş imkânının duyulması). İkinci olarak, göçmen ailelerin çocuklarının eğitime erişiminde öğretmenlerin ve okul sisteminin belirleyici bir rol oynadığı, kimi zaman bu yönlendirmenin sınırlayıcı (meslek liselerine yönlendirme gibi) kimi zaman da destekleyici olduğu anlaşılıyor. Üçüncü olarak, her bir isim kendi mesleki başarısını yalnızca bireysel bir kazanım olarak değil, aynı zamanda Belçika'daki Türk toplumu için bir örnek ve ilham kaynağı olarak konumlandırıyor; bu durum, "ilk" olma vurgusunun (ilk Türk kökenli belediye başkanı, ilk Türk kadın doktor, Gent Üniversitesi'nden mezun olan ilk Türk gibi) neden bu kadar sık tekrarlandığını da açıklıyor.

Dördüncü olarak, tüm bu isimler kendi mesleki alanlarında Türk kültürünü ve Emirdağ'a özgü kimliği yaşatmaya özen gösteriyor.

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

 

GASTRONOMİ TANITIMI İÇİN BULUNMAZ NİMET

Afyonkarahisar, UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’nda, gastronomi alanında Türkiye’den yer alan 3 ilinden biri. Afyonkarahisar, bu madalyayı Gaziantep ve Hatay ile birlikte taşıyor. Gastronomi şehri unvanını bir kere kazanmak yetmiyor. Bu unvanın sürdürülebilir hâle gelmesi için tanıtım, üretim ve kültür-sanat faaliyetlerine hız verilmesi gerekiyor. 

Afyonkarahisar, unvanın sürdürülebilir hale gelmesi için gayret gösteren bir şehir. Ancak elbette daha iyisi yapılabilir. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından yayımlanan Belçika Türk Diasporası Atlası’nda bir isim çok dikkatimi çekti: “Mastercook of Belgium” unvanını kazanan ilk ve tek Türk şef, Mustafa Durmaz. Belçika’nın başkenti Brüksel’de La Table de Mus (Mus’un Masası) isimli lokantayı işleten Mustafa Durmaz, hayatına ilişkin şu bilgileri veriyor:

“İsmim Mustafa Duran. 1977 yılında Belçika’nın Brüksel kentinde doğdum. Mütevazı bir gurbetçi ailedenim. Beş kardeşiz. İki kız, iki de erkek kardeşim var. İki çocuğum var.

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Brüksel’de Türklerin yoğun olduğu bir semtte büyüdüm. İlkokuldan sonra ortaokulda aşçılık eğitimi aldım. Öğrencilik yıllarımı Brüksel’de ve Fransa’nın çeşitli restoranlarında staj yaparak geçirdim. Annem Cevahir Dağcı ve babam, rahmetli Mevlüt Duran, Türkiye’nin Afyonkarahisar iline bağlı Emirdağ ilçesinin Çatallı köyündendir. Babam, hem ailesine ve kardeşlerine yardım etmek hem de çocuklarına iyi bir gelecek sunmak amacıyla Belçika’ya göç etme kararı almış. 1975 yılında Belçika’ya ilk kez gelmek istediğinde, onları taşıyan minibüs Bulgaristan’da kaza geçiriyor ve Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalıyor. Sonrasında Belçika’nın Gent şehrine geliyor. Bir yıl sonra da annem, ablam ve iki abimi getiriyor. Brüksel’in tam merkezindeyiz. Alakart bir restoran değiliz. Bu, Brüksel gibi bir yerde çok büyük bir riskti ama gözümü karartmıştım. Ya batacaktım ya çıkacaktım. Doğa ve mevsim o gün bize ne verirse ona göre ekibimle reçete hazırlıyoruz. O gün aynı şeyi iki defa yapmama şartıyla ve o ürünler üzerinde ilham kaynağım neyse ona göre menü uyguluyorum. Menümüzün tamamı maksimum üç günde bir değişir. Hep yenilik peşindeyiz, rutine izin vermiyoruz. Tabii bu da yılların verdiği bir tecrübeye dayanıyor. Bir şefin beynindeki aşçılık belleğinin bayağı bir geniş olması ve müşterilerin de size güvenmesi gerekiyor. Restoranımız her kesimden insana hitap etmekle birlikte, müşterilerimiz genelde gurmeler, politikacılar, iş insanları, sanatçılar ve sporculardan oluşuyor.”

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Mustafa Durmaz, Afyonkarahisar’ın Avrupa’daki gastronomi elçisi olabilir. İletişim kurabilirsek ve meramımızı anlatabilirsek, büyük bir tanıtım hamlesi başlatabiliriz. 

 

 

GÖÇÜN 60’INCI YILINA ÖZEL ŞİİR

Emirdağlı Ozan (Âşık) Kamil Sayın, Afyonkarahisar’dan Emirdağ’a göçün 60’ıncı yılına özel yazdığı şiirde duygu ve düşüncelerini dile getirmiş. İşte o şiir:

GÖÇÜN ALTMIŞINCI YILINDAYIZ BİZ

Gurbetin zorunu çektik yılmadık,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Vatandan, milletten uzak kalmadık,

Göçün altmışıncı yılındayız biz

Yaşlandık kudretten, kuvvetten olduk,

Vatan hasretiyle sarardık, solduk,

Sinemiz yaralı, dertlerle dolduk,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Dik durduğumuza aldanıp bakma,

Saçlarımız ekme, gözler de takma,

Ağzımızda dişler emplant çakma,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Neler çektik neler, kimse bilemez,

Akar gözyaşımız, kimse silemez,

Söylesek derdimiz, dile gelemez,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Çok şükür yavrular okudu, bildi,

Cehaleti sildi, yozluğu sildi,

Nice mevkilere, makama geldi,

Göçün altmışıncı yılındayız biz

Aslımızı asla inkâr etmedik,

Türkoğlu Türk’üz biz, ayrı gitmedik,

İnsanlıktan öte, bir yol gütmedik,

Göçün altmışıncı yılındayız biz

Çalıştık, çırpındık, haram yemedik,

Haksız olanlara, haklı demedik,

Her zaman gerçekçi, yolu denedik,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Sevgiden, saygıdan ödün vermedik,

Kardeşlikten ayrı, güller dermedik,

Kimseyi hor görüp, asla yermedik,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Dostluk oldu daim, bize itibar,

Dostluğu edindik, gönlümüze yar,

Bizim Yurdumuza, hasretimiz var,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Birinci, ikinci, jenerasyondan,

Birçoğu gittiler, fani dünyadan,

Bunca yıllar geçti, gitti, aradan,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Arada, sırada yoklayın bizi,

Antolojilerde saklayın bizi,

İnternete koyup, tıklayın bizi,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

Dost Kâmil’im altmış yılı bitirdik,

Soyumuza layık, evlat yetirdik,

Artık ömrümüzü, sona getirdik,

Göçün altmışıncı yılındayız biz.

01.01.2024

Belçika'nın Başarılı Emirdağlıları

Yazarın Diğer Yazıları