Murat Arısoy

Gastronomide İkinci 10 Yıl

Murat Arısoy

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras Paneli” Afyonkarahisar’da düzenlendi. Bu etkinliğin ilk iki ev sahibi ise yine Afyonkarahisar gibi tescilli gastronomi şehri olan Gaziantep ve Hatay’dı. Program her ne kadar önceden planlanmış olsa da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Ömer Süt’ün Afyonkarahisar’daki görevinin daha birinci ayına rast gelmesi, Bölge Müdürü Süt’ün hanesine artı yazdı. 

Böyle bir toplantının Afyonkarahisar’da yapılması, şehrin marka değerinin artırılması için büyük bir şanstı. Programın protokol kısmında Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyonkarahisar’ın gastronomi alanında yaptığı faaliyetlerden bahsetti; bundan sonraki projeler hakkında da bilgi verdi. Bu bölümde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Sofra ve Miras projesinin en önemli destekçisi Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın mesajlarını da dinleme fırsatı bulduk. 

Etkinliğin ikinci kısmında ise Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Sena Coşkun’un yönetiminde panel gerçekleştirildi. Panelde Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Asuman Pekyaman, Afyonkarahisar Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Ahmet Akkent, Musakka Restoran İşletmecisi Ayşe Safkurşun, Tüm Gıda İşletmeleri Derneği Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcısı ve Kayra Börek sahibi İsmail Sözer ile İkbal Termal Otel Şefi Ümit Zorluer konuştu. 

Doç. Dr. Pekyaman’ın Afyonkarahisar’ın sıra yemeklerinin önemine dikkat çekmesi, Sena Hoca’nın sıra yemeklerinin gastrodiplomasi bağlamında ele alınabileceğini vurgulaması, belki de “İkinci 10 Yıl” için ipuçları verdi. 

Neden “İkinci 10 Yıl” diyoruz, onu da açalım:

Afyonkarahisar, 600’e yakın yöresel lezzetiyle 2019 yılında UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi dalında girmeye hak kazandı. 2019’dan itibaren Afyonkarahisar, yöresel lezzetlerini tanıtma yolunda ilerledi. 

Özellikle Sena Hoca’nın vurguladığı “İkinci 10 Yıl” ise, tanıtımın profesyonelleşmesi, Afyonkarahisar’ın yöresel lezzetlerinin ve yöresel lezzetlerin hazırlanışında, sunumunda kullanılan mutfak eşyalarının simgeleşmesi; özellikle yabancı misafirlerin akıllarında yer edecek hâle getirilmesi olarak özetlenebilir. 

Panelde Afyonkarahisar Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Ahmet Akkent’in gastronomi unvanının alınması dolayısıyla önceki dönem Afyonkarahisar Valileri’nden Mustafa Tutulmaz’a teşekkür etmesi de dikkat çeken bir ayrıntı olarak karşımıza çıktı. 

Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Eylem Ayar’ın panelin sonuna kadar beklemesi ve gastronominin spor ve kültür gibi farklı alanlarla birlikte ilerlemesinin uygun olacağını belirtmesi de yine aklımızda kalan bir ayrıntı oldu. 

Panel sırasında benim aklımda ise şu temel iki soru belirdi; ama doğrudan gastrodiplomasi ile ilgili olup olmadığına karar veremediğim için sormak istemedim. Bu vesile ile sormuş olayım:

-Birinci sorum şu:

Açık kaynaklara göre Afyonkarahisar, 2007’den bu yana Termal Turizm Master Planı çerçevesinde Frigya Termal Turizm Bölgesi kapsamındaki bir il. Bu çerçevede turizmi teşvik yasasından da yararlanıldı ve Afyonkarahisar’a ardı ardına 5 yıldızlı termal oteller açıldı. Bu oteller vasıtasıyla alışılagelen kaplıca tedavisi, yine sağlık ve şifa ağırlıklı olarak termal turizm kavramıyla ilerledi. 2019’dan sonra, termal turizmde kendini ispatlamış olan Afyonkarahisar, bu sefer gastronomi şehri olarak anılmaya başlandı. Termal turizm için verilen devlet teşvikleri devasa boyuttayken, gastronomi alanındaki teşvikler daha mütevazı kaldı. Acaba gastronomi ile ilgili teşvikler artırılabilir mi, hatta yakın çevrenin ilk gastronomi oteli Afyonkarahisar’da açılabilir mi?

-İkinci sorum şu:

Afyonkarahisar’a gelen yerli misafirlerin bir bölümü yine sağlık ve şifa için ilimizi tercih ediyor. Ancak yöresel ürünlerimizdeki yağ ve şeker oranı, alışmayan damaklar için ağır gelebilir. Bu bağlamda yöresel ürünlerimizin reçetelerini korumanın ve geleceğe aktarmanın yanı sıra acaba Vegan Sucuk, Vegan Bükme, Şekersiz Ekmek Kadayıfı, Glutensiz Ev Ekmeği gibi yeni reçeteler denenebilir mi?

 

TOPLANTI HAKKINDA BAZI İZLENİMLER

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras Paneli” ile ilgili kişisel izlenimlerimi aktarmak isterim:

Toplantıya özgü bazı kurallar olduğunu, toplantı başlamadan çok sıra bir süre önce öğrendik. Bu kurallar, İstiklâl Marşı’nın ardından ön tarafta fotoğraf çekilmemesi, kürsüye basın kuruluşlarının mikrofonunun konulmaması gibi toplantı disiplinini sağlayacak kurallardı. Fakat bu kurallar, yerel basına uygulanırken İletişim Başkanlığı’nın görevlisi basın mensuplarına uygulanmadı. 

Programın içeriği hakkında en ufak bir bilgiye sahip değildik. Protokol konuşmalarının ardından panel düzenleneceğini, panelde kimlerin konuşacağını yine salonda öğrendik. Panelden sonra çalıştay düzenleneceğini ise panel konuşmacılarının “Öğleden sonra yapılacak panelde bu konuyu ayrıntısı ile işleyelim” söylemlerinden anladık. 

Oysa tüm kuralların ve akışın olduğu bir bilgi notu, basın mensupları ile paylaşılabilirdi. Hatta toplantıdan bir gün önce katılım bildiren basın mensupları ile bir sohbet gerçekleştirilebilir ve konunun önemi aktarılabilirdi. 

Programın özünü oluşturan panel kısmında salonun boşluğu dikkatimizden kaçmadı. A protokolün işleri yoğundur, anlayabiliyoruz; bununla birlikte salondaki katılımcılardan sadece 3’te 1’inin panelde kalmasını nasıl izah edebiliriz, bilmiyorum. 

Panel için davet edilen ve şehir dışından gelen bazı basın mensuplarının hal ve hareketlerinden, sordukları sorulardan Afyonkarahisar hakkında en ufak bilgilerinin olmadığı hissine kapıldım. Oysa davetle gelen gazetecilerin “Ben bu işi en iyi nasıl yapabilirim” kaygısında olması gerekirdi. 

Etkinlikte, İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi ve Demokrat Parti gibi muhalefet partilerinin İl Başkanları’nın davet edilmesi ve fotoğrafta çıkacak şekilde ön sırada yer almaları ise olumlu bir gelişmeydi.

Katılımcılar konusundaki bir eksikliğe de işaret edeyim: Cumhur İttifakı ortağı MHP’den ve BBP’den herhangi bir temsilcinin etkinlikte yer almadığını da gözlemledik. Davet mi edilmediler; yoksa bir tepki mi söz konusuydu, bilemiyoruz…

Yazarın Diğer Yazıları