Murat Arısoy

Mesaisiz Meslek

Murat Arısoy

24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun. Bu vesile ile bir iki cümle edelim:

"Gazetecinin mesaisi olmaz" cümlesinin aslı "Gazeteciliğin mesaisi olmaz"dır. Gazeteci, günün her saati haber alabilir, haber kaynakları günün her saati gazeteciyi arayabilir. Bunda sorun yok. Çünkü gazetecilik, mesela doktorluk gibi kamu yararına sürdürülen bir meslektir. 

Burada şuna itirazım var: Gün boyu gezilmiş, çaylar içilmiş, sohbetler edilmiş. Akşama doğru keyifler yerine gelmiş, "Hadi benim gönderdiğim metni gir" dercesine saat 17-18 dolaylarında "bülten" atılmış...  

Mesaisiz Meslek

Böyle bültenlerin çöp kutusuna gitmesi gerekir ama gazeteciler iyi niyetli olarak bakarlar; acil bir durum var mı, gündemi değiştirecek bir söylem var mı? 

Bu tür metinlerin akşamın yorgunluğu yerine sabahın dinçliğinde gönderilmesi, bülten sahiplerinin daha çok gündemde kalmasını sağlar. 

Gazeteciliğin mesaisi olmaz, doğru. Çünkü gazeteci sadece bilgisayar, tablet, telefondan haber yazan değildir. Gazeteci, daha önce yazdığı haberlerle ilgili gelişmeleri de takip eden kişidir. Ayrıca dijitalleşmenin yaygınlaştığı zamanımızda hemen hemen her gazetecinin saat 00.00’da yaptığı ilk iş, Resmî Gazete’nin yeni nüshasına bakmaktır.

Bunun dışında gazeteci için bakkal alışverişindeki sohbet, berber sırasındaki gözlem, otobüste kulak kabartılan konuşmalar da haber nüvesi taşır. Yerde biriken çöp, onarılmamış kaldırım, mutluluk veren yatırım… 

Hepsi, gazetecinin 8 saatlik kanuni mesaisinin dışında kalsa bile haber değerine sahiptir.

Gazeteci, mesela bakkalın sorunlarını duyarsızlıkla dinleyemez; bir derde derman olma hissiyle dinler. Otobüste konuşulan sorunun çözülmesi için girişimde bulunur; açık bırakılan çukurun kapanması için çareler arar.

Bununla birlikte gazeteci, aynı zamanda tarih yazıcısı ve kültür elçisidir. Haber dilinde, köşe yazılarında ve sosyal medya paylaşımlarında kullandığı dil, Türkçenin yeniden üretilmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlar.

Gazetecinin yazdığı haberler, özellikle araştırmacılar için bulunmaz nimettir. Arşivler incelendiğinde bu iddiamın somut delilleri ile karşılaşırız. 

Gazeteci, kültür elçisidir. Gazeteci, bulunduğu şehrin ve ülkenin genlerini iyi tanır ve yazdıklarıyla bu genlerin daha çok bilinmesini sağlar; çektiği fotoğraf ve videolarla tanıtıma katkı sunar.

 

 

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR

24 Temmuz Basın Bayramı, Afyonkarahisar’da gerçekten bir bayram havasında kutlanırdı. Afyonkarahisar Valiliği başta olmak üzere Afyonkarahisar Belediyesi, hatta Afyon Kocatepe Üniversitesi, ilçe belediyeleri 24 Temmuz Basın Bayramı’nda muhabirler, editörler, basın kuruluşu sahipleri ile bir araya gelirdi. Bu durum, hem kamu yatırımlarının geldiği son nokta hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlardı, hem de “paydaş” olarak bakılan gazeteciler ile kamu yöneticileri arasındaki “görünmeyen duvar” yıkılırdı. Saygı ve sevgi çerçevesinde sohbetler edilir, sorunlarla ilgili istişarelerde bulunulurdu. 

Afyonkarahisar’da bir ara kutlamalar o kadar fazlalaştı ki, artık gazeteciler kamu kurumlarına “Hepiniz ayrı ayrı yapmayın da bir çırpıda geniş bir toplantı yapalım” der hâle gelmişti. 

Son birkaç yıldır bu “bereket” tersine döndü. “Görünmeyen duvar”lar yine örüldü, bu duvarların yıkılması için düzenlendiğini düşündüğümüz toplantılarda ise “Sizinle bir kahve içelim” diyerek “bazı” gazetecilerle özel odalarda sohbet gerçekleştirildi. 

2026’nın 24 Temmuzu’na bakacak olursak:

Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Belediyesi, “icraatın içinden” fırsatı hâline gelebilecek olan basın buluşması toplantısını yapmamayı tercih etti. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu Afyonkarahisar Ticaret Borsası, 23 Temmuz’da basını davet etti. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler, özellikle lisanslı depo yatırımı ile ilgili önemli bilgiler verdi. Toplantıda Toprak Mahsulleri Ofisi Afyonkarahisar İl Müdürü Fatih Gümüş, ATB Yönetim Kurulu Danışmanı Yılmaz Göktaş ve ATB Genel Sekreteri İsmail Öztürk de hazır bulundu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler ve tüm çalışanlarına bu davet için teşekkür ediyoruz. 

Afyonkarahisar Ticaret Borsası’nın yanı sıra bu yıl Kadın ve Demokrasi Vakfı Afyonkarahisar İl Temsilciliği sadece kadın gazetecileri sohbete davet etti. Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ ve parti teşkilatı da 26 Temmuz’da basın mensupları ile bir arada olmak için davette bulundu. Teşekkür ederiz.

Basınla buluşmalar, aslında buluşmayı düzenleyen kurum veya kuruluşun propaganda fırsatıdır. 

Kimisi bu fırsatı kullanır, kimisi kullanmaz. 

Kimisi de “Benim basınla ne işim olur” deyip kestirip atar. 

 

 

24 TEMMUZ HAKKINDA

24 Temmuz 1908, Türk basınında sansürün kaldırıldığı tarih olarak kabul edilir. Ancak bu tarih, İttihat ve Terakki eliyle İkinci Abdülhamit Han’ın tahttan indirilmesinin tarihidir. Basın özgürlüğü göndermesi İkinci Abdülhamit Han’ın basına sansür uyguladığı varsayımından ileri gelir. (Sanki O’ndan sonra hiçbir devlet başkanı sansür uygulamamış gibi.)

Dolayısıyla özellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni eleştiren muhafazakâr siyasetçilerimizin, 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutlarken iki kere düşünmesi gerekir. 

“Aman bu günü atlamayalım, sosyal medya hesaplarımızda dursun” diyorsanız bilemem, ama savunduğunuz siyasetle yaptığınız kutlama arasında çelişki doğup doğmadığını sorgulamak gerek. 

 

 

TV3’E TEŞEKKÜR

24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla Afyonkarahisar’ın yeni sesi TV3’te Sami Türkkan’ın sunduğu sabah programına katıldık. Afyon Türkeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Karakaş ve Anahaber Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hüdayi Acar ile birlikte gazetecilik hakkında sohbet ettik. Görüşlerimizi paylaştık, değerlendirmelerde bulunduk. Hatta tam vitesi yükseltmiştik ki bize ayrılan sürenin sonuna geldik.

Gazetecilere özel bir günde bizleri misafir eden TV3 ekibine ve yönetimine teşekkür ediyorum. 

Yazarın Diğer Yazıları