Prof. Dr. İrfan Görkaş

Topçualayı Müftüsü Müderris Karahisarî Ebubekir Şükrü Efendi Ve Bir Eseri

Prof. Dr. İrfan Görkaş

Bilinmeyen Bir Afyonkarahisarlı

Sevgili okuyucular, 

Bugünkü Kocatepe Felsefe’de, kendisi Afyonkarahisar’da bilinmeyen bir Afyonkarahisarlı’dan söz edecek, onu ilk defa okuyucularımıza burada tanıtacak ve Afyonkarahisar ilim ve kültürüne mal olması için bir adım atacağız. Bilinmeyen Afyonkarahisarlı müderris ve müftü, Ebubekir Şükrü Karahisarî’dir. 

Topçualayı Müftüsü Müderris Ebubekir Karahisarî

Asıl adı, Seyyid Ebubekir eş-Şükri bin Mehmed Emin el-Karahisari’dir. Doğumu bilinmediği gibi ölümü de bilinmemektedir. Bizim bilgimiz, şanslı bir yol kesişmesi sonrası bir kitabına ve hakkında dijital ortama düşülen bir nota dayanmaktadır. Kısaca burada, onu tanıtmak için ulaşabildiğimiz iki kısa nottan söz etmemiz gerekmektedir. Birincisi https://phebusmuzayede.com adlı bir müzayede sitesinde satışı duyurulan bir icazetname bilgisi, ikincisi Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi Seyfettin Özege koleksiyonunda yer alan eserinde belirttiği bilgisi.

Satış durusuna göre Karahisarlı Ebubekir, hicri 1303, miladi 1885-1886 tarihinde ilmiye icazetine sahiptir. İcazet Karahisarlı’ya Bursa Şahabizade Osman Efendi Medresesi'nde Ali Rıza Efendi tarafından verilmiştir, 13 sayfalık bir belgedir ve bu belgeye göre o Afyonkarahisarlıdır. 102 sayfalık eserinin sonunda yer alan bilgiye göre adı, Ebu Bekir eş-Şükri Karahisarî’dir. O “müderrisin”dendir ve Topçu İhtiyat Alayı Müftüsüdür. O şöyle demektedir:

“Ya rab sana kulluğumuz ekall-i kalil, Marifetin insana rahmet-i avn-i celil

Olamaz sana ibadet hakkıyla cümle ayan, Af ile kusur kulluk sensin gufran

Yine senden olur ne olursa hepsini, Zat-ı rızandır bize hepsinden eyüsü

Topçu İhtiyat Alayı Müftüsü Müderrisinden, Karahisarî faziletli Ebu Bekir eş-Şükri 

Efendi’nin bu defa cem ve telif eylediği, İşbu “Ahd-i Misak-ı Sağir” nam kitab 

Topçuhane-i Amire Matbaası’nda tab ve temsil olunmuştur. Fi 17 Zilkade Sene 1290. 

(Bak. Karahisari, Ebubekir eş-Şükri, Ahd-i Misak-ı Sağir, Topçuhane-i Amire Matbaası, İstanbul 1290, s.102)”.

Topçualayı Müftüsü ile ilgili son sözümüz, Afyonkarahisarlı alimler arasında “Topçuzade” ünvanıyla bilinen Yeni Cami imam ve müderrisi Topçuzade Mehmed’in Topçu Alayı Müftüsü Ebubekir Efendi’yle bir ilgisi var mıdır?, sorusu olsun.

Müftüsü Müderris Ebubekir Karahisarî Eseri: Ahd-i Misak-ı Sağir

Müftü müderris Ebubekir Şükrü, eserinin ilk sayfasında “Mevlaya hamd, hüdaya tabi olana salat olsun” diyerek asıl meseleye dua ederek giriş yapar. Önce duayı verelim. 

“Allah Zülcelal bu kitabı bütün erkek ve kadın inananlar hakkında hayır için toplanma yeri yapsın. Onlar hakkında yararlı ve rağbet ettikleri geniş hal ola.  Talip okuyucular hakkında iki saadeti elde etmelerini sağlaya. Cümle muratlarına nail eyleye. Dünya evinde hidayet, ahiret evinde selamet eyleye. İmanını kendine yar-i gar eyleye. Kıyamet gününde şefaat, beka gününde sebebi cennet eyleye. Kendimizden sonraya kalan mümin karındaşlarımıza hidayet, baba ve ecdadımıza müjde ve rahmet eyleye. Kimsesi kalmayıp Fatiha’ya muhtaç olan müminlerin ruhlarına müjde ve sebebi rahmet eyleye. Cümlemiz hakkında vesile-i rıza-i Rahman eyleye. Amin”.

            Şimdi eserini yazış sebebini kaydedelim. 

“İşbu telif ve tertip olunan mesail-i adide gerek Arabi ve gerek Farisi ibare ile ve çok defa Arabi ve Farisi ve Türki lisanı ile karışık bu meseleler tekrar be-tekrar hayli kitaplar derununda yazılması var ise de her kimse Arabi okumuş ve Farisi öğrenmiş olduğundan. Böyle bir açık Türkice kitap yapıp nasa mesele-i itikadiyesin ve diniyesin beyan üzere mübaşerete cesaret olundu. Allah Zülcelal Hazretleri kusurumuza bakmayıp lütfu ile muamele eyleye. Amin ya Muiyn ve bihi nesteıyn”. 

Yazarın yaptığı açıklamaya göre kitapta yer alan meseleler, daha önce yazılan birçok kitapta yer almaktadır, ama onlar ya Arapça veya Farsçadır. Ancak onlardan Arapça ve Farsça bilenler yararlanmaktadır. Topçualayı müftüsü Ebubekir Efendi ise o dilleri bilmeyenler için Türkçe yazmak ve onların din ve itikadını açıklamak istemektedir. 

Topçualayı müftüsü Ebubekir Efendi eserine verdiği ismi açıklarken de şöyle demektedir: “Bahsu veçhi tesmiyeti’l-kitap. Bu kitaba “Ahd-i Misak” diyerek ad verdiğimizin sebebi, ahd-i misak demek “Elestü” bezmindeki ikrardır. Güya biz ol zaman “Sen bizim Rabbimizsin” dedik. Orada Allah Zülcelal Hazretlerini birledik. Buna “Ahd-i Misak ve Elest” hitabı derler. Zira yer ü gök yoğ iken Allah Zülcelal Hazreti Adem’in (a.s.) belinden cümle dünyaya gelecek kimselerin ruhların halk edüb ol ruhlara “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” diyerek hitabı izzet teveccüh ettiğinde ol cümle ervah “Ya rab, beli, sen bizim rabbimizsin, dediler”. Ama bu ruhların azade bu surette yaratılmasına sual irad olunup cevapları var ise de güya müsül-i Eflatuniye ve buna şibih sıfat-ı zaide bahisleri ve kaza-i kader bahisleri ve ilmullah bahisleri gibi, Celal’de ve sair İlm-i Kelam’da uzun uzun bahisleri var ise de heman şer’i şerifin beyanıyla amel ve itikaddır. Allah Zülcelal cümlemizi şeriat-ı Ahmediye’den ayırmaya. Amin”.

Anlaşıldığı gibi eserin ismi “sözleşme (ahit, misak) adını taşımakta, içinde din ve inançla ilgili konular yer almaktadır. Bu konuların eserde yer alan başlıkları şunlardır: “Bahs el-Mezahib, Bahs el-Esmau’l-Hüsna, Bahs Peygamberan-ı Zişan, Bahs Melaike-i İzam, Bahs el-Ahiret, Bahs el-Teyemmüm, Bahs el-Mesh, Bahs el-Cenaze, Bahs el-Ideyn, Bahs el-Şehid, Bahs el-Cuma, Bahs el-Hutbe, Bahs el-Evkat, Bahs en-Nikah, Bahs Nikah Eylemek Usulü, Bahs el-İtikaf, Bahs el-Hac, Bahs ez-Zekat, Bahs es-Salevatu’l-Mefruza, Bahs el-Hayz. Bahs el-Vudu’, Bahs Tevazuu’l-vudu, Bahs el-Mau, Bahs en-Necaset, Bahs Setru’l-avret, Bahs İstikbal-i kıble, Bahs Secdetü’t-tilavet, Bahs Secdetü’ş-şükr, Bab Salatu’l-küsuf, Bab Salatu’l-husuf, Bab Salatu’l-istiska, Bab Salatu’l-vüdu, Bab Salatu’l-secde, Bab Salatu’l-evvebin, Bab Salatu’l-istihare, Bab Salatu’l-hacet, Bab Salatu’d-duha, Bab Salatu kıyamı’l-leyl, Bahs es-Savm, Bahs el-Akika, Bahs el-Müsafir, Bahs el-İmamet, Bahs et-Taharet, Bahs el-Fevait”.

  Bu vesileyle Topçualayı Müftüsü Müderris Ebubekir Karahisarî’yi rahmetle anıyor, eserine verdiği isimle hatırlattığı misak/ahd hadisesiyle, daha önce bizim verdiğimiz sözlere sadık kalarak yaşamamız gereğini ve dileğimizi belirterek yazımızı tamamlıyoruz. 

Yazarın Diğer Yazıları