Kocatepe’de Felsefe
Sevgili okuyucular,
Uzun sayılabilecek bir aradan sonra yine bir Kocatepe’de Felsefe yazısıyla birlikteyiz ve şu soruyu soruyoruz. Felsefe bilim midir? Bugün o soru üzerinde duralım istiyorum.
Bilindiği gibi Kocatepe mekândır, am Kocatepe’de felsefe bir konudur. Konuyla ilgili zaman zaman sorulan bir soru vardır. Felsefe Bilim midir?
Bu soruya verilen evet ve hayır diye iki cevabı vardır. Önce evet cevabına bakalım.
Cevap 1: Evet felsefe bilimdir. Evet felsefe bilimdir, iki anlam arka planına sahiptir. Birincisi bugün üniversitelerde üzerinde çalışılan alt bilim dallarına sahip bir ana bilim dalına sahip olması, her alt bilim dalının bir bilim dalı kabul edilmesidir. Ancak fakültelerdeki çoklu alt bilim dalına sahip olan bir bölüm bakımından enstitülerde bir tek anabilim dalı kabul edilmektedir. Mesela AKÜ’de Felsefe Bölümü ve Felsefe ABD olması, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü ile Felsefe ve Din Bilimi ABD olması böyledir. Onlar hem birer ABD, hem birer bölümdür. O halde felsefe evet bir bilimdir, akademik ana bilimlerden biridir.
Cevap 2: Evet felsefe bilimdir, ama felsefe sadece felsefe alt bilim dallarına sahip değildir, aksine akademik bilim dallarının da adıdır. Bu anlamıyla felsefe ise “bilimlerin bilimi”dir. Bu anlam arkaplanı, 19.yüzyıl öncesine aittir. İhvan-ı Safa‘dan bir örnek verelim.
Felsefenin başı ilimleri sevmek, ortası insanın gücü ölçüsünde varlıkların hakikatlerini bilmek, sonu ise bu bilgiye uygun söz ve fiillerdir.
İhvan-ı Safa’nın İslam Felsefesi Bilimleri
İslam’da felsefe ilimleri dört çeşittir: Birincisi matematik (riyaziyat), İkincisi mantık, üçüncüsü doğa bilimleri, dördüncüsü ise ilâhîyat ilimleridir.
1.Matematik bilimleri (Riyaziyat) dört tanedir. Aritmatik, Geometri, Astronomi ve Musiki’dir.
2.Mantık bilimleri beş çeşittir: Bunlar Analitika Burhan sanatını bilmek, Retorika Hitabet sanatını bilmek, Topika Cedel sanatını bilmek, Poetika Şiir sanatını bilmek, Sofistika Tartışma ve cedelde mugâlata (kandırma) sanatını bilmektir. Bunlara hazırlık kitapları olan Kategoriler, Peri Hermenias (Kitâbu’l-İbâre) ve Birinci Analitikler’le dokuza çıkmaktadır.
3. Doğa Bilimleri (Ulûmu’t-Tabîiyye) ise yedi çeşittir. Cisimsel tikeler Bilimi, Semâ ve Âlem Bilimi, Oluş ve Bozuluş Bilimi, Meteoroloji Bilimi, Metalürji Bilimi, Botanik (Bitki Bilimi), Zooloji (Hayvan Bilimi)’dir.
4. Teoloji ve Metafizik Bilimleri (el-Ulûmul-llâhiyye) ise beş çeşittir:
a) Birincisi Yaratan ve Sıfatları bilimidir. Yani şânı yüce, lütuf ve ihsanı genel olan Yaratanı ve O’nun birliğinin niteliğini, O’nun nasıl varlıkların nedeni, yaratılanların Yaratanı, cömertlik feyezan ettiren, varlık veren, fazilet ve hayırların kaynağı, düzenin koruyucusu, devamı sağlayan, her şeyin yöneticisi (müdebbir), görüneni ve görünmeyeni (gayb) bilen, yerde ve gökte zerre ağırlığınca bir şey kendisinden gizli kalmayan, başlangıç bakımından her şeyden önce, son bakımından ise her şeyden sonra, güç bakımından her şeyden üstün, bilgi bakımından her şeyin bâtını, işiten, bilen, bütün inceliklere muttali, her şeyden haberdar, kullarına karşı merhametli, şanı ve kudreti yüce olduğunu, kendisinden başka ilâh olmadığını, Allah’ın, zalimlerin söyledikleri şeylerden münezzeh, son derece yüce ve ulu olduğunu bilmektir.
b) İkincisi Ruhanî Varlıklar bilimidir. O da etkin, bilen, aklî, basit cevherleri bilmektir. O cevherler; Allah’ın melekleri, halis kulları, -fiilleri cisimler için ve cisimlerden dolayı olduğu için- etkilerine açık cisimleri kullanan, maddeden soyut suretlerdir. Ayrıca bu cevherlerin birbiriyle ilişkisini, birinin diğerine feyezanını bilmektir. Onlar cismanî felekleri kuşatan ruhanî cevherlerdir.
c) Üçüncüsü Psikoloji (Nefsâniyyât) bilimidir. O, kuşatıcı (muhît) felekten yeryüzünün merkezine kadar mevcut doğal ve göksel (felekî) cisimlere nüfûz eden ruhları ve nefisleri, onların felekleri idrak edişlerinin, yıldızları harekete geçirmelerinin, bitkilerin ve hayvanların büyüyüp gelişmesine vesile olmalarının, hayvanların bedenlerine girmelerinin ve öldükten sonra yeniden dirilmelerinin mahiyetini bilmektir.
d) Dördüncüsü Siyaset bilimidir. Bu da beş çeşittir:
1. Nebevî yönetim (siyaset). Bu siyaset Peygamberlere özgü olan siyasettir.
2. Krallık (Hilafet ve İmamet) yönetimi. Bu siyaset biçimi, Peygamberlerin halifelerine, hakka uygun hükmedip adalet dağıtan Hak İmamlara özgü olan siyasettir.
3. Genel Şehir yönetimi. Bu yönetim toplulukları yönetmektir. Emirlerin belde ve şehirleri yönetmesi, liderlerin köylüleri, ordu komutanlarının askerleri yönetmesi böyle bir yönetimdir.
4. Özel Aile yönetimi. Bu yönetim her insanın evini nasıl yöneteceğini ve nasıl geçindireceğini bilmesi, hizmetçilerini, çalışanlarını, çocuklarını ve yakınlarını gözetmesi, komşularıyla iyi geçinmesi, (din) kardeşleriyle dost olması, onların haklarını ödemesi, ilişkilerinde dikkatli olması, dünya ve ahiret işlerinde onların iyiliğini gözetmesidir.
5. Kişisel Beden yönetimi. Bu yönetim her insanın kendini, huylarını ve alışkanlıklarını (ahlâkını) bilmesi, arzu, öfke ve hoşnutluk durumlarında sözlerine ve davranışlarına dikkat etmesi, bütün işlerini düşünerek yapmasıdır.
e) Beşincisi Ahiret (Meâd) bilimidir.
Sonuç:
Sonuç olarak matematik ve doğa bilimleri bugün biriken ve çoğalan konuları sebebiyle felsefeden ayrılmışlar, geriye Teoloji ve Metafizik Bilimleri (el-Ulûmul-llâhiyye) kalmıştır. O bir bütün olarak varlık bilimidir ama felsefenin konusu varlık, bilgi, değer’i içermektedir. Metafizik felsefede hem geçmişte hem bugün konusu bakımından en yüce ilimdir. O nedenle felsefe ilimlerin ilmidir.
Bütün okuyucuların ramazanı ve bayramını tebrik ediyorum.