Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman Güneş, başlamak, mükemmel olmaktan daha değerlidir ipuçlarıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.
Güneş yazısında, “başlamak, mükemmel olmaktan daha değerlidir.” Hayat başlamaktan geçer dedi.
Süleyman Güneş’in ilgili yazısı: İnsanı başarıya ulaştıran kusursuzluk değil, cesaretle atılan ilk adımdır. Her insanın içinde gerçekleşmeyi bekleyen hayaller vardır.
Kimisi bir kitap yazmak ister.
Kimisi yeni bir iş kurmayı…
Kimisi yıllardır ertelediği eğitimi tamamlamayı…
Kimisi ise yalnızca daha iyi bir insan olmayı…
Ne var ki bu hayallerin önündeki en büyük engel çoğu zaman imkânsızlıklar değildir. İnsan, çoğu zaman kendi zihninin kurduğu görünmez duvarlara takılır.
“Daha hazır değilim.”
“Biraz daha bekleyeyim.”
“Her şey mükemmel olunca başlayacağım.” İşte insanı yıllarca aynı noktada tutan en büyük yanılgı budur. Çünkü hayat, mükemmel olmayı bekleyenlerin değil; eksiklerini de yanına alıp yürümeye başlayanların hikâyesini yazar. Mükemmellik En Büyük Erteleme Sebebidir ve mükemmellik kulağa hoş gelir.
Hatasız olmak…
Eksiksiz hazırlanmak…
Her şeyi bilmek…
Hiç yanılmamak…
Ancak gerçek hayat böyle işlemez.
Bir çocuk yürümeyi defalarca düşerek öğrenir.
Bir doktor binlerce hasta görerek tecrübe kazanır.
Bir öğretmen yıllar içinde sınıf yönetimini geliştirir.
Bir yönetici aldığı kararların sonuçlarından ders çıkararak olgunlaşır.
Hiç kimse ilk gününde uzman değildir.
Hiç kimse ilk adımında zirveye ulaşmaz.
Çünkü mükemmellik başlangıç noktası değil; uzun bir yolculuğun sonunda ulaşılan bir sonuçtur. Bugün başarı hikâyelerini hayranlıkla okuduğumuz insanların ortak özelliği, hiç hata yapmamış olmaları değildir.
Onların ortak özelliği, hata yapmaktan korkmamalarıdır. Hayat Cesaret Edenleri Ödüllendirir. Başlamak cesaret ister. Çünkü başlangıç belirsizliktir. Başlangıç risk almaktır. Başlangıç, konfor alanından çıkmaktır. İnsan alıştığı düzeni bırakmak istemez. Bilinmeyene doğru yürümek kolay değildir.
Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir gemi limanda kalmak için yapılmamıştır.
En güvenli yer limandır.
Ama geminin amacı denize açılmaktır.
İnsan da böyledir.
Konfor alanı güven verir; fakat gelişim sağlamaz.
Büyümek isteyen insan, önce korkularının üzerine yürümeyi öğrenmelidir.
Başarı Büyük Adımlarla Değil, Küçük Başlangıçlarla Gelir
Çoğu insan büyük değişimleri bekler.
Oysa hayat küçük alışkanlıkların toplamıdır.
Her gün okunan birkaç sayfa kitap…
Her gün yapılan kısa bir yürüyüş…
Her gün öğrenilen yeni bir bilgi…
Her gün edilen samimi bir teşekkür…
Her gün yapılan küçük bir iyilik…
Bunların hiçbiri tek başına büyük görünmeyebilir.
Fakat yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda sizi bambaşka bir noktaya taşıyan şeylerin tam da bu küçük adımlar olduğunu fark edersiniz.Başarı bir anda gerçekleşen mucize değildir.
Başarı, küçük adımların sabırla tekrar edilmesidir.
Liderlik Önce Başlamaktır
Lider olmak yalnızca makam sahibi olmak değildir.
Gerçek lider, başkalarının cesaret edemediği ilk adımı atabilendir.
Çünkü insanlar söylenenleri değil, yapılanları takip eder.
Bir kurumun gelişimi de böyledir.
Bir belediyenin başarısı da…
Bir şirketin büyümesi de…
Bir ülkenin kalkınması da…
Her büyük dönüşüm, bir kişinin “Başlıyoruz.” demesiyle başlamıştır.
Kamu yönetiminde de çoğu zaman en büyük sorun kaynak eksikliği değildir.
En büyük sorun, karar vermekten çekinmektir.
Toplantılar yapılır…
Raporlar hazırlanır…
Sunumlar hazırlanır…
Planlar oluşturulur…
Fakat uygulama başlamadığı sürece hiçbir rapor tek başına başarı getirmez. Çünkü fikir üretmek değerlidir; fakat uygulamaya dönüşmeyen fikir yalnızca kâğıt üzerinde kalır.
Hata Yapmaktan Korkmayın. Toplum olarak en büyük yanlışlarımızdan biri, hatayı başarısızlık olarak görmektir. Oysa hata, öğrenmenin bedelidir. Dünyanın en büyük icatları, sayısız başarısız denemenin ardından ortaya çıkmıştır.
Elektrik ampulünden uçağa…
Bilgisayardan internete…
Tıptaki devrimlerden uzay çalışmalarına kadar bütün büyük başarıların arkasında vazgeçmeyen insanlar vardır.
Başarısızlık son değildir.
Asıl başarısızlık, başlamamaktır.
Çünkü başlamayan insanın hata yapma ihtimali olmadığı gibi, başarılı olma ihtimali de yoktur.
Beklemek Hayatı Geriye Sarmaz
Zaman herkes için aynı hızla akar.
Bugün beklediğiniz “doğru zaman” belki de hiçbir zaman gelmeyecektir.
Hayat kusursuz şartlar sunmaz.
İdeal ortamı bekleyenler çoğu zaman yıllarını bekleyerek geçirir. Oysa zamanı değerli kılan, onun ne zaman geldiği değil; bizim onu nasıl değerlendirdiğimizdir. Bir yıl sonra olmak istediğiniz yerde olmanın tek yolu, bugün ilk adımı atmaktır.
Sonuç Yerine: Hayatın sonunda insanlar yaptıkları hatalardan çok, hiç cesaret edemedikleri adımların pişmanlığını yaşarlar.
Başlamak; umut etmektir.
Başlamak; değişime inanmak demektir.
Başlamak; kendine güvenmektir.
Başlamak; geleceğe atılan imzadır.
Belki ilk adım küçük olacaktır.
Belki istediğiniz sonucu hemen alamayacaksınız.
Belki yol boyunca tökezleyeceksiniz.
Ama unutmayın: Yürüyen insan düşebilir; fakat oturan insan hiçbir zaman hedefe ulaşamaz. Bugün mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Bugün yalnızca başlamanız yeterlidir.
Çünkü insanı başarıya götüren şey, kusursuz olmak değil; her düştüğünde yeniden ayağa kalkacak iradeye sahip olmaktır. Ve unutmayalım ki hayat, bekleyenleri değil; cesaret edip yola çıkanları ödüllendirir.
Yaşanılan hayatta bazen son söz sözün özetidir son söylediğin: “Mükemmellik, yolun sonunda ulaşılan bir ödüldür; başlangıç için aranan bir şart değildir. Başarı, kusursuz insanların değil; korkularına rağmen ilk adımı atabilenlerin hikâyesidir. Çünkü yarınlarımızı değiştiren şey, beklediğimiz mükemmel an değil; bugün attığımız cesur adımdır.”
Sevgiyle Kalın.