Belediyeler için kalkınma planları, yerel yönetimlerin uzun vadeli amaçlarını, temel ilke ve politikalarını, hedef ve önceliklerini, performans ölçütlerini ve kaynak dağılımlarını belirleyen stratejik birer yol haritasıdır. Bu planlar, yerel yönetimlerin sadece bugünü değil, geleceği de planlamasına, kaynakları etkin kullanmasına ve hizmet kalitesini artırmasına olanak tanır.
Kalkınma planları devlet tarafından hazırlanarak ekonomi, sağlık, eğitim, ulaşım, sosyal güvenlik, adalet, vb. konularda gelişme ve kalkınmayı hedefleyen ve kamuda uygulanacak siyaseti belirleyen plandır.
Ülkemizin uzun vadede varmak isteği amaçları kalkınma planlarıyla ortaya konulmaktadır. Ancak, söz konusu planlar merkezi yönetimin planlama aracı olarak görülmekte olup, yerel yönetimler tarafından yeterince incelenmemektedir. Ancak, yerel yönetimler için oldukça önemli bilgiler içerdiğinden kalkınma planlarının belediyelerce de incelenmesi gerekmektedir. Özellikle stratejik plan ve performans programı hazırlık çalışmalarında bu planların değerlendirilmesi, yapılan planlamayı da doğrudan etkilemektedir.
Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayi ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamayı ve bu amaçla gerekli teşkilatı kurmayı bir görev olarak Anayasamız devlete vermiştir. Bu amaçla hazırlanan Kalkınma Planlarında; milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler alınmasını, yatırımlarda toplum yararları ve gereklerinin gözetilmesini ve kaynakların verimli şekilde kullanılmasının hedeflenmesi, kalkınma girişimlerinin de bu planlara göre gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.
Ülkemizde kalkınmanın plan ve programlara bağlanarak sağlanması girişimi 1960 yılından sonra ele alınmıştır. Planlama ile ilgili Anayasal düzeyde ilk hükümler ise 1961 Anayasasında yer almıştır.
Belediyeler ve mahalli idareler açısından plan yapmanın önemi; zamanı verimli kullanmayı sağlaması, hedeflere odaklanmayı kolaylaştırması, stresi azaltması ve işleri organize bir şekilde yürüterek başarıyı artırmasıdır. Planlı olmak, neyin ne zaman, nasıl yapılacağını önceden belirleyerek kaynakları doğru kullanmayı ve motivasyonu yüksek tutmayı sağlar.
Mahalli İdareler ve Belediyeler için kalkınma planlarının önemi şu temel noktalarda toplanabilir.
Stratejik Hedefler ve Performans Ölçümü, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na göre, belediyelerin stratejik planları kalkınma planları ile ilişkilidir. Bu planlar, belediyelerin kaynaklarını verimli kullanıp kullanmadıklarını ölçmelerini sağlayan performans göstergelerini içerir.
Kaynakların Etkin Dağılımı ve Yatırım Planlaması, Kalkınma planları, belediyelerin gelir kaynaklarını artırarak kendilerine yeterli mali yapıya kavuşmalarını hedefler. Doğru planlama, kentsel altyapı, sosyal hizmetler ve eğitim gibi alanlarda yatırımların öncelikle dirilmesini sağlar.
Bölgesel Eşitsizliklerin Giderilmesi, Bölgesel kalkınma planları, bölgeler arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarının azaltılmasına ve altyapıların iyileştirilmesine yardımcı olur. Bu, belediyelerin yerel kalkınma projeleriyle ulusal hedeflere uyum sağlamasını kolaylaştırır.
Dijitalleşme ve Reaktif Hizmet, Geliştirilen kalkınma planları ve teknolojik altyapı çalışmaları, belediyelerin değişen şartlara (reaktif) uyum sağlamasına ve daha modern hizmetler sunmasına katkı sağlar.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Belediyeler, arazi yönetimi, ulaşım ve kentsel planlama gibi alanlardaki kalkınma planları ile sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmada kritik bir rol oynar.
Belirsizliği Azaltma, Planlama, yöneticilerin gelecekteki şartları öngörerek gerekli tedbirleri zamanında almalarını ve karmaşayı önlemelerini sağlar.
Kalkınma Planlarında daha yüksek refah seviyesine ulaşılmasında topluma yol göstermekte, kısa vadeli yaklaşımların ötesine geçerek uzun vadeli temel amaç ve öncelikleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
Küreselleşme sürecinin ve yaşanan krizlerin yol açtığı belirsizlikler nedeniyle planların, ileriye dönük karar alma süreçlerinde kurumların ve ekonomik aktörlerin daha tutarlı ve bilinçli bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olma işlevi öne çıkmaktadır.
Küresel ekonomide geleceğe dönük risklerin ve belirsizliklerin sürdüğü, dünya ekonomisinde değişim ve dönüşümlerin yaşandığı, yeni dengelerin oluştuğu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir ortamda hazırlanan plan; yüksek, istikrarlı ve kapsayıcı ekonomik büyümenin yanı sıra hukukun üstünlüğü, bilgi toplumu, uluslararası rekabet gücü, insani gelişmişlik, çevrenin korunması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımı gibi unsurları kapsayacak şekilde tasarlanmıştır.
Planda, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma süreci bütüncül ve çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınmış, insan odaklı kalkınma anlayışı çerçevesinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiştir.
Ülkemizin potansiyelini, bölgesel dinamikleri ve insanımızın yeteneklerini harekete geçirerek kalkınma sürecinin hızlandırılması amacıyla, yeniden şekillenen dünya ekonomisinde uluslararası iş bölümü ve değer zinciri hiyerarşisinde Türkiye’nin konumunun aşamalı olarak üst basamaklara çıkarılması hedeflenmiştir.
Ülkemizin kalkınma yaklaşımının esaslarını gösteren planların uzun vadeli bakış açısıyla hazırlanması ve toplumun tüm kesimlerine yönelik hedef birliği ve bütüncül bir perspektif sağlaması, kalkınma sürecinin başarısı için önem taşımaktadır. Diğer taraftan, giderek karmaşıklaşan ve çeşitlenen ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar, ülkemizin kısıtlı kaynaklarının etkin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
Dünyadaki hâkim eğilimler, özel sektörün daha faal ve etkili olduğu bir ekonomik düzeni beraberinde getirmekte, kamu sektörünün artan oranda düzenleyici faaliyetlere, denetim işlevlerine ve koordinasyona yönelmesine yol açmakta, buna bağlı olarak planlama anlayışı da değişim göstermektedir. Serbest piyasa ağırlıklı açık ekonomiler yaygınlaşmış olmakla birlikte, etkileri devam eden küresel kriz, izlenecek politikalar ve alı- nacak tedbirler konusunda kamu sektörünün stratejik bir yaklaşımla hareket etmesinin önemini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, stratejik bir bakış açısıyla ve paydaşların geniş katılımıyla hazırlanmış ulusal planlar, giderek daha önemli hale gelmektedir.
Sektörler arasındaki etkileşimin giderek artması, bir alandaki politika uygulamasının diğer alanları doğrudan etkileme kapasitesinin yükselmesi, buna bağlı olarak sorunların çözümünde disiplinler arası bir yaklaşıma ihtiyaç duyulması, hazırlanacak planların içerik ve kapsamını da yeniden biçimlendirmektedir. Bu durum, bir yandan tüm sektörlere bakan kapsayıcı bir yaklaşımı gerektirirken, diğer yandan bu sektörleri birbirleriyle bağlantılı bir biçimde ele alan program yaklaşımını öne çıkarmaktadır.
Mahalli İdareler ve Belediyeler Kalkınma Planı, stratejik bakış açısını merkeze alarak, ekonomik, sosyal, sektörel ve bölgesel alanları kapsamasının yanında öncelikli dönüşüm programları yoluyla da kritik müdahale alanlarını ortaya koymaktadır. Programlar; birden fazla sektörü kesen, planların uygulanması ve izlenmesini kolaylaştıran, öncelikli alanlara yönelik kamu politikalarından oluşmaktadır.
Mahalli İdareler ve Belediyeler Kalkınma Planları açısından bakıldığında amaç ve hedefinin; Mahalli idarelerin daha etkin, hızlı ve nitelikli hizmet sunabilen, katılımcı, şeffaf, çevreye duyarlı, dezavantajlı kesimlerin ihtiyaçlarını gözeten ve mali sürdürülebilirliği sağlamış bir yapıya kavuşturulmasının temel amaç olduğu ve mahalli idarelerin temel hedefinin de vatandaşlara sunulan hizmetlerden duyulan memnuniyeti en üst düzeye çıkartılması olduğu görülmektedir.
Belediyeler ve Mahalli İdareler açısından bakıldığında politikalar açısından bakıldığında önem arz eden konu başlıklarından,
Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığın Belediyeleri ilgilendiren maddeler ise aşağıda verilmiştir;
*2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı Kanunla nüfusu 750 binin üzerinde bulunan iller, il sınırları esas alınarak büyükşehir belediyesine dönüştürülmek suretiyle büyükşehir belediyelerinin yetki alanı genişletilmiş ve belediyelerde yaşayan nüfus oranı 2018 yılı itibarıyla yüzde 93,8’e ulaşmıştır. Düzenleme ile kırsal alandaki yerleşmelere büyükşehir imkânlarıyla hizmet sunulması hedeflenmiştir. Ancak, büyükşehir belediyelerinin hizmet sunma kapasitesinin artırılması ve ilçe belediyeleriyle çakışan yetki ve sorumluluklarının gözden geçirilmesi ihtiyacı sürmektedir.
*İl, ilçe ve belde belediyelerinin açık alan aydınlatmasında enerji tasarrufu yapmasına ve yerli üretim teçhizatın kullanılmasına ilişkin düzenleme yapılarak yeni nesil aydınlatma cihazlarının yerli üretimi desteklenecektir.
*Raylı sistem araçlarının yerli üretiminde ilgili kuruluşlar arasında eşgüdümün ve yerli katma değere ilişkin takibin sağlanması amacıyla Sanayileşme İcra Kurulu kararıyla, kamu kurumları ile belediyelerin üretilen milli araçları tedarik etmesi yönünde gerekli düzenleme ve finansal tedbirler hayata geçirilecektir.
*Şehirlerimizde sağlıklı yaşam alanları oluşturmak, kentsel yeşil alan standartlarını ve yaşam kalitesini yükseltmek için Millet Bahçeleri 81 ile yaygınlaştırılacak, 2023 yılına kadar 81 milyon m2 alanda Millet Bahçesi çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ, İLBANK ve belediyelerin finansmanıyla yürütülecektir.
*Akıllı şehir projeleri, büyükşehir belediyeleri ve 51 il belediyesi öncelikli olmak üzere akıllı şehir olgunluk değerlendirmesi ve kaynak tahsis kısıtları göz önünde bulundurularak öncelikle dirilecektir.
*Kentçi raylı sistem projelerinin incelenmesi, onaylanması ve belediyelerin raylı sistem projelerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından devralınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yönelik yönetmelikler hazırlanacak, raylı sistem tasarım kılavuzları güncellenecek, istatistiki veri altyapısı oluşturulacaktır.
*Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından stratejik plan hazırlama zorunluluğu olan belediyelerde hizmet önceliklendirmesi yapmak üzere rehber geliştirilecektir.
*Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından geliştirilen rehber doğrultusunda büyükşehirlerden başlamak üzere, stratejik plan hazırlama zorunluluğu olan belediyelerde hizmet önceliklendirmesi-stratejik plan-kaynak tahsisi ilişkisini ele alan bir kıyas çalışması yapılması sağlanacaktır.
*Belediyelerin karar alma süreçlerinde vatandaşların katılım ve denetim rolü güçlendirilecektir.
*Büyükşehir belediyeleriyle büyükşehir ilçe belediyelerinin çakışan yetki ve sorumlulukları nedeniyle ortaya çıkan hizmet aksamalarının giderilmesi için görev tanımları etkinlik temelli olarak yeniden değerlendirilecektir.
* Küçük ölçekli belediyelerin sosyal donatı projeleri için finansman modeli geliştirilecektir
*Başta yeni kurulan büyükşehir belediyeleri olmak üzere mahalli idarelerde çalışan personelin uzmanlaşma düzeyi yükseltilecek, proje hazırlama, finansman, uygulama, izleme ve değerlendirme, mali yönetim, katılımcı yöntemler ve benzeri konularda kapasiteleri artırılacaktır.
*Büyükşehir belediyelerinin genişleyen hizmet alanları ve farklılaşan görev ve sorumluluklarıyla uyumlu, her kademede hizmetin niteliğine göre farklılaşan ve mekânsal özellikleri dikkate alan düzenlemeler yapılacaktır.
*Büyükşehir belediyelerinin genişleyen görev alanları sebebiyle, su ve kanalizasyon idarelerinin hukuki ve kurumsal yapısı yeniden düzenlenecektir.
*Mahalli idarelerin kaynaklarını, kamu mali yönetiminin temel ilke ve araçları çerçevesinde stratejik önceliklere göre tahsis etmeleri sağlanacak, temsil ve karar alma süreçlerine katılım mekanizmaları da gözetilerek hesap verebilirlik güçlendirilecektir.
*Mahalli idarelerin öz gelirleri kentsel taşınmazların değer artışlarını da kapsayacak şekilde artırılacaktır.
*Mahalli idarelerin hizmet standartlarını uygulaması konusunda merkezi yönetimin etkili denetimi sağlanacaktır.
*Köy yönetimleri güçlendirilerek köy yerleşim yerlerinin sürdürülebilirliği sağlanacaktır.
*Yoksulluğun nesiller arası aktarımının önlenmesi amacıyla başta eğitim olmak üzere temel kamu hizmetlerine erişimde fırsat eşitliği daha da güçlendirilecek; yoksullukla mücadelede sivil toplumun katılımı artırılacak ve yerel yönetimlerin rolü güçlendirilecektir. Şeklinde politikalar belirlenmiştir.
*Belediyeler tarafından katı atık yönetiminde toplama, taşıma ve bertaraf konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiş, bu tesislerin çevresel sorunlara yol açmaması için usulüne uygun olarak işletilmesi ve düzenli olarak denetlenmesi çalışmaları sürdürülmüştür. Düzenli depolama tesisi sayısı artmakla birlikte faaliyetteki tesislerin dolan kapasitesinin artırılması için ilave depolama alanı ve ön işlem tesislerinin yapımına devam edilmektedir.
*Ayrıca düzensiz döküm sahalarının rehabilitasyonu ve kırsal alanda katı atıkların yönetimiyle ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Katı atık yönetiminde belediyelerin zaman ve finansman kaynaklarını daha verimli kullanmaları amacıyla mahalli idare birlik modelinin etkin uygulanması önemli görülmektedir. Bu yöntemle yürütülen katı atık projeleri artmakla birlikte kurulan tesislerin etkin işletilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
*e-Devlet hizmet sunumunda ihtiyaç duyulan temel bilgi sistemleri ile ortak altyapılar büyük oranda kurulmuş; kamu mali yönetimi, sosyal güvenlik, adalet, eğitim, sağlık, ulaştırma, asayiş, çevre, kültür, spor ve belediye hizmetleri gibi pek çok alanda kamu kurumları, vatandaşlar ve iş dünyası tarafından yaygın şekilde kullanılan hizmetlere yönelik uygulama projeleri gerçekleştirilmiştir.
*e-Devlet Kapısından sunulan kamu hizmetlerinin sayısı Temmuz 2023 itibarıyla 7.177’ye, mobil hizmetlerin sayısı ise 4.136’ya ulaşmış; çalışma hayatı, ikametgâh, araçlar gibi başlıklar etrafında sunulan bütünleşik hizmetlerin sayısında artış kaydedilmiştir. Bu hizmetlerden aynı dönem itibarıyla 63,5 milyon kayıtlı kullanıcı istifade edebilmekte olup Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre e-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 68,7 seviyesine yükselmiştir.
*Büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerinin netleştirilmesi amacıyla mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır
*Belediyelerin kayıp kaçakla mücadeleye yönelik faaliyetleri desteklenecektir.
*Belediyelerin karar alma süreçlerinde vatandaşların ve muhtarların katılım rolü güçlendirilecektir.
*Büyükşehir belediyeleriyle büyükşehir ilçe belediyeleri arasında koordinasyon eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hizmet aksamalarının giderilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecekti
*e-Devlet Kapısı, ortak ödeme ve kimlik doğrulama uygulamaları ile bütünleşik hizmetleri ön plana çıkaracak şekilde geliştirilecek, Kapıdan sunulan belediye hizmetlerinin standardizasyonu sağlanacaktır.
Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığın Kalkınma Planında Mahalli İdareleri ilgilendiren maddeler ise aşağıda verilmiştir;
*Yerel yönetimlerin mali imkânlarını güçlendirmek için kentsel rantların değerlendirilmesi ve emlak vergisi dâhil olmak üzere yerel yönetim öz gelirleri artırılacaktır.
*Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin, STK’ların ve halkın turizmle ilgili kararlara katılımı artırılacaktır.
*Yaşanabilir mekân olgusunun en önemli boyutlarından birisi de çevresel kalitenin korunması, gelecek nesillerin refah ve mutluluğunu azaltmayacak bir kalkınma ve mekânsal gelişme yaklaşımının benimsenmesidir. Ekonomik büyümenin sosyal ve çevresel unsurlarla uyumunun sağlanması, büyümenin getirilerinin sosyal yapının güçlendirilmesi ve çevre üzerindeki baskıların azaltılması için de kullanılması sürdürülebilir kalkınma anlayışının bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
*Sürdürülebilir kalkınma anlayışının daha da ileriye taşınması için bu alandaki politikaların uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinde ilgili kuruluşlar arasında iş birliği, koordinasyon ve veri paylaşımının geliştirilmesi ve özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının rolünün artırılması önem kazanmaktadır. Ayrıca, doğal kaynakların ekonomik değerlerinin belirlenmesi, üretim ve tüketimde çevre standartlarının rekabetçilik ve yeşil büyüme anlayışıyla geliştirilmesi yanında, iklim değişikliğiyle mücadelenin ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımının da gözetilmesi gereklidir.
*Düşük gelirli bölgelerde ekonomik faaliyet kolları çeşitlendirilecek, KOBİ ve mikro işletmeler geliştirilecek, tarımsal verimlilik artırılacak, kentsel ve kırsal alanda yaşam kalitesi iyileştirilecek, beşerî ve sosyal sermaye güçlendirilecektir. Bu bölgelerin ulusal pazarla ve diğer bölgelerle bütünleşme düzeyi yükseltilecek; eğitim, sağlık, iletişim ve yerel yönetim hizmetlerinin sunum kalitesi ve erişilebilirliği artırılacaktır.
*Çevre yönetiminde görev, yetki ve sorumluluklardaki belirsizlik ve yetersizlikler giderilecek, denetim mekanizmaları güçlendirilecek; özel sektörün, yerel yönetimlerin ve STK’ların rolü artırılacaktır.
*KİT’lerde ve mahalli idarelerde yönetişim süreçleri geliştirilecek ve mali uygulamalar sürdürülebilirlik çerçevesinde kontrol altına alınacaktır.
*Mahalli idarelerin yatırım izinlerine ilişkin uygulamaları gözden geçirilerek basitleştirilecek ve zorlaştırıcı uygulamalar kaldırılacak, e-belediye uygulaması yaygınlaştırılarak yeknesaklık sağlanacaktır.
*Mahalli idareler dâhil tüm kamu idarelerinin yatırım projelerinin ve buna ilişkin harcamaların izlendiği ve değerlendirildiği bir yapı Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulacaktır
*Kültür ve sanat hizmetlerinin sunumunda mahalli idareler, özel sektör ve sivil toplumun rolü güçlendirilecektir.
*Mekânsal planlama sistemi, merkezi kuruluşlarla iş birliği içerisinde belirlenen ilke ve kurallar çerçevesinde, mahalle düzeyinde etkili katılım mekanizmalarını, izleme ve denetleme süreçlerini içerecek şekilde geliştirilecek; planlama ve uygulamanın mahalli idareler tarafından yapılması esas olacaktır.
*Çevre konusunda kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek kamu, özel sektör, mahalli idareler ve STK’lar arasında koordinasyon ve iş birliği geliştirilecek, toplumun çevre bilinci artırılacak ve etkin çevre yönetimi sağlanacaktır
*Kamu kurum ve kuruluşlarının birbirleri ve mahalli idareler ile yetki ve görevlerindeki uyumun geliştirilmesi, çatışmaların giderilmesine ve uygulamada eşgüdüm ile diğer paydaşlarla iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mevzuat çalışmaları gerçekleştirilecektir.
*Kamu kurumları, mahalli idareler ve STK’lar tarafından sağlanan kalkınma yardımlarına ilişkin verilerin toplanması ve raporlanmasına ilişkin mevcut mevzuat güncellenecek ve politikalar belirlenmiştir.
*Belediyeler tarafından katı atık yönetiminde toplama, taşıma ve bertaraf konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiş, bu tesislerin çevresel sorunlara yol açmaması için usulüne uygun olarak işletilmesi ve düzenli olarak denetlenmesi çalışmaları sürdürülmüştür. Düzenli depolama tesisi sayısı artmakla birlikte faaliyetteki tesislerin dolan kapasitesinin artırılması için ilave depolama alanı ve ön işlem tesislerinin yapımına devam edilmektedir.
*Ayrıca düzensiz döküm sahalarının rehabilitasyonu ve kırsal alanda katı atıkların yönetimiyle ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Katı atık yönetiminde belediyelerin zaman ve finansman kaynaklarını daha verimli kullanmaları amacıyla mahalli idare birlik modelinin etkin uygulanması önemli görülmektedir. Bu yöntemle yürütülen katı atık projeleri artmakla birlikte kurulan tesislerin etkin işletilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
*Mahalli idarelerde yönetişim süreçleri geliştirilecek, insan kaynağının niteliği artırılacak, harcama sorumlulukları, gelir kapasiteleri ve borçlanmaya ilişkin mevzuat ve uygulamalar sürdürülebilirlik çerçevesinde gözden geçirilecektir.
*Kamu kesimi; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, mahalli idareler, sosyal güvenlik kuruluşları ile genel sağlık sigortası, fonlar, döner sermayeler, İşsizlik Sigortası Fonu ve KİT’lerin toplamından oluşmaktadır. Kamu kesimi kapsamından KİT’ler çıkarıldığında ise genel devlet tanımına ulaşılmaktadır
*Mahalli idareler tarafından yapılan alımlar da dâhil olmak üzere raylı sistem araç alımlarında yerli üretimi destekleyecek çerçeve şartname oluşturulacaktır
*Raylı sistem araçlarının yerli üretiminde mevcut tasarım, Ar-Ge ve üretim kabiliyetlerine ilişkin envanter çalışması yapılacak, orta vadede oluşması beklenen talep ve ihtiyaçlar belirlenerek mahalli idareler de dâhil olmak üzere yerli raylı sistem araçlarının tedarik edilmesi yönünde gerekli düzenleme ve finansal tedbirler hayata geçirilecektir.
*Kültür ve sanat hizmetlerinin sunumunda mahalli idareler, özel sektör ve sivil toplumun rolü güçlendirilecektir.
Kalkınma planlarına Mahalli İdareler ve Belediyelerin açısından baktığımızda çok önemli gelişmelerin yıllara göre farklılıklar gösterdiği görülmekte olup, Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığın yayınlamış olduğu 10.11.12. Kalkınma Planlarında görülmektedir.
Sonuç olarak, kalkınma planları belediyelerin yerel hizmetleri daha sistemli, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütmelerini sağlayan vazgeçilmez bir yönetim aracıdır.
Mahalli İdareler ve Belediyelerin kalkınma planları üzerinde geliştirecekleri çalışmalar sayesinde yapılan programlar doğrultusunda hem yerel hemde ülke ekonomisini kalkındırmaya kadar faydalı çalışmalar yapmaktadır.
Mahalli İdarelerin ve Belediyelerin bulundukları yerlerde hane halkına altyapı çalışmaları, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, kent planlaması, çevre planlaması, teknolojiden her alanda faydalanılması, yapılan çalışmalara destek vermesi yanında yeni projeler üreterek doğrudan bu sürece katkıda bulunması çok önemli olup bu iş birliği içinde olması tüm etkenleri doğru zamanda ve doğru biçimde kullanarak ilerleme ve kalkınma önündeki engelleri kaldırması konusunda daha çok çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Bölgesel Eşitsizliklerin Giderilmesi, Bölgesel kalkınma planları, bölgeler arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarının azaltılmasına ve altyapıların iyileştirilmesine yardımcı olur. Bu, mahalli idarelerin ve belediyelerin yerel kalkınma projeleriyle ulusal hedeflere uyum sağlamasını kolaylaştırır.
Yapılan programlar ve çalışmalara Belediye ve mahalli idareler açısından bakıldığında kalkınma planları, yerel hizmetlerin daha verimli ve daha etkin şekilde hedeflerle uyumlu, sürdürülebilir şekilde yürütülmesini sağlayan temel rehberlerdir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve ilgili mevzuatlardan faydalanarak mahalli idareler ve belediyeler stratejik planlarını ulusal kalkınma planları, Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığın uygun olarak hazırlamak zorundadır.
KAYNAKÇA:
1- 10.11.12. Kalkınma Planları
2- 10.11.12. Kalkınma Planları Kamu Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Raporu
3- Başbakanlık 2017/16 Sayılı Genelgesi