Süleyman Güneş

Varlık Barışı Kanunlaştı

Süleyman Güneş

Kamu Yönetim Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman Güneş, 7582 Sayılı Kanun anlatan bir yazı kaleme aldı. Güneş, “Varlık Barışı Kanunlaştı ve Vergide Yeni Bir Dönem Başladı.” dedi.
04.06.2026 tarih ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na Geçici 19 uncu madde eklenerek 4 Haziran 2026 tarihi itibariyle varlık barışı olarak bilinen uygulama hayata geçmiştir.
7582 sayılı Kanun ile başta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 5746 sayılı Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Kamu alacaklarının tecili, yeni gelir ve kurumlar vergisi istisnaları, nitelikli hizmet merkezi rejimi, üre-tim ve zirai faaliyet kazançlarında indirimli kurumlar vergisi oranı, varlık barışı, İstanbul Finans Merkezi avantajları ve tekno girişimlere yönelik destekler içermektedir.
Kanunla yapılan yeni düzenlemeler, Türkiye'nin yatırım, üretim, teknoloji ve finans alanlarında rekabet gücünü artırmayı hedeflemektedir. Düzenlemeler kapsamında vergi borçlarının yapılandırılmasından yurt dışından gelecek sermayenin teşvik edilmesine, teknoloji girişimlerine sağlanan desteklerden üretim faaliyetlerine yönelik vergi avantajlarına kadar birçok önemli değişiklik hayata geçirilmiştir. Ayrıca İstanbul Finans Merkezi'nin uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlayacak yeni teşvikler de getirilmiştir.
Yurt dışında bulunan; Para, Altın, Döviz, Hisse senedi, Tahvil gibi varlıklar Türkiye'ye getirilebilecek, ayrıca Türkiye'de olup da kayıtlarda görünmeyen bazı varlıklar da sisteme dahil edilebilecek ve sonuç olarak kayıt dışı veya yurt dışındaki sermayenin ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor.
          Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekir.
    Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir.
           Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
         Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; en az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır.
         1 Ocak 2027 tarihinden itibaren 31 Temmuz 2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31 Temmuz 2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır.
    Bu kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz.
Kısacası bu Kanunun beş ana amacı var: Vergi borcu olanlara ödeme kolaylığı sağlamak, Yurt dışındaki sermaye ve varlıklı kişileri Türkiye'ye çekmek, Teknoloji girişimlerini desteklemek, Üretim ve ihracatı teşvik etmek, İstanbul'u uluslararası finans merkezi haline getirmektir.
Bu Kanunda ekonomik açıdan en dikkat çeken maddelerine bakıldığında şöyle sıralayabiliriz:
20 yıl yurt dışı gelir vergisi istisnası, Üretim şirketlerine %12,5 kurumlar vergisi, 72 aya kadar vergi borcu taksitlendirmesi, Varlık barışı, İstanbul Finans Merkezi teşviklerinin 2047'ye uzatılmasıdır ve Üretim yapan şirketlere düşük kurumlar vergisi alınmasıdır.
Bu Kanunla birlikte 2027 yılından itibaren: Fabrikalar, Üretim tesisleri, Tarımsal üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranı %12,5 olacak olup; bu mevcut olarak genel oranın oldukça altındadır. Burada sonuç olarak düşünülen üretim yapan şirketlerin vergi yükü dahada azalacak.
              Bu Kanunla Transit ticaret yapan şirketlere çok büyük vergi avantajı bulunmaktadır. Bir Türk şirketi; Çin'den mal alıyor, Mallar Türkiye'ye hiç gelmeden Almanya'ya satılıyor ve satılan bu kazancın, Normalde tamamı vergilendirilecekken, Artık %95'i vergi matrahından düşülebilecek ve sonuç olarak uluslararası ticaret yapan şirketler için ciddi vergi avantaj ortaya çıktı.
Kanunla çok uluslu şirketler Türkiye'de merkez kurmaya teşvik ediliyor ve aynı zamanda bu şirketler, Muhasebe, İnsan kaynakları, Yazılım geliştirme, Veri analizi işlerini Türkiye'deki bir merkezden yürütebilecek hizmet verilecek yere Kanunla bu merkezlere "Nitelikli Hizmet Merkezi" adı veriliyor. Çalışanların ücretlerinin önemli bir kısmı gelir vergisinden istisna edilecek ve Türkiye’ye beyaz yakalı ve yüksek ücretli işler çekilmeye çalışılıyor.
Kanunla Teknoloji şirketleri çalışanlarına hisse verebilecek ve özellikle startup şirketlerde çalışanlara maaş yerine veya maaşa ek olarak hisse veriliyor olması bura da Devlet bu hisseler üzerindeki vergi avantajını artırıyor. Baktığımızda sonuç olarak, Yazılımcılar, Mühendisler, Startup çalışanları daha avantajlı şekilde hisse sahibi olabilecekler artık.
Yine bu Kanunla yurt dışından Türkiye'ye taşınan zengin kişiler için çok büyük vergi avantajı sağlanıyor ve eğer be kişi; Son 3 yıldır Türkiye'de yaşamamışsa, Türkiye'de vergi mükellefi değilse, Sonradan Türkiye'ye yerleşirse, yurt dışındaki gelirlerinden 20 yıl boyunca Türkiye'de gelir vergisi ödemeyecek. Türkiye gelecek olanlar hala yurt dışında olup, Almanya'da kira geliri var, ABD'de hisse senedi kazancı var, İngiltere'de şirket ortaklığı var olsa bile eğer bu kişi Türkiye'ye taşınsa bile bu gelirler için Türkiye'de vergi ödemeyecek. Kanunla yapılan düzenleme özellikle yüksek gelirli yabancıları ve yurt dışında yaşayan varlıklı Türkleri, Türkiye'ye çekmeyi hedefliyor.
Yapılan Kanunu düzenlemeleri en sade haliyle şöyle düşünebilirsiniz ki, bu Kanun değişikliği ile kimler ne kazanıyor, bu değişiklikle ne değişiyor. Kanun değişikliği kapsamında vergi borcu olanlar için büyük kolaylık olarak ortaya konulan önceden borçlar en çok 36 aya kadar taksitlendirilebiliyordu ve 50.000 TL üzerindeki borçlarda teminat istenebiliyordu ancak yapılan Kanunu değişiklik sayesinde taksit süresi 72 aya (6 yıl) çıktı ve    1 milyon TL'ye kadar teminat göstermeden tecil imkânı sağlandı.  Kanun çok fazla avantaj sağlamış oldu sonuç olarak bakıldığından Vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kamu borçlarını ödemekte zorlanan işletmeler ve kişiler için önemli rahatlama oldu borç yapılandırmaları daha rahat şekilde yapılacak.
         Varlık barışı kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez. 
         Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. 
         Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır. 
         7582 sayılı Kanunun bahse konu maddesi çerçevesinde bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da bildirildiği halde belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde “vergi incelemesine” ilişkin hükümden yararlanılamaz. 
    Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de ilgili maddede geçen “vergi incelemesi” hükmü uygulanmaz.  
Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununda yapılan düzenlemeyle zor durumda bulunan ve tecil talebinde bulunan amme borçlularına yapılacak tecillerde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış ve teminatsız tecil tutarı ellibin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına yükseltilmiştir. Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez. 
Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti getirilmiştir. (Ayrıca Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde vefatı halinde veraset yoluyla mal intikallerinde mirasçıların veraset ve intikal vergisi oranı %1 oranında uygulanacaktır.
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa eklenen düzenleme ile nitelikli hizmet ihracatını artırmaya, yatırımcı görünürlüğünü güçlendirmeye ve uluslararası firmalar için Türkiye'yi bölgesel bir merkez haline getirmeye yönelik olarak nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkân sağlanacak düzenlemelerde bulunulmuştur. Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80'ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlanmıştır.
5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanununda yapılan düzenleme ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen tekno girişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. 
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24’üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulmuştur.
İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için %100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulamasının süresi 2031 yılından 2047 yılına kadar uzatılmıştır. Ayrıca, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıla çıkarılmıştır.
         Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz. 
    Cumhurbaşkanı 31 Temmuz 2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

04 Haziran 2026 tarihli ve 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, vergi politikaları, yatırım ortamı, finans sektörü ve girişimcilik ekosistemi açısından son yılların en kapsamlı ekonomik düzenlemelerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Kanun ile bir taraftan kamu alacaklarının tahsilat kapasitesinin artırılması ve vergi yükümlülerine ödeme kolaylığı sağlanması amaçlanırken, diğer taraftan yurt dışındaki sermayenin ülke ekonomisine kazandırılması, üretim faaliyetlerinin teşvik edilmesi, teknoloji girişimlerinin desteklenmesi ve Türkiye'nin bölgesel finans merkezi olma hedefinin güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
Özellikle varlık barışı uygulaması, yurt dışında bulunan finansal varlıkların kayıt altına alınarak ekonomiye kazandırılmasını teşvik ederken; üretim ve zirai faaliyetlerde kurumlar vergisinin %12,5'e düşürülmesi, uluslararası ticaret ve hizmet ihracatına yönelik vergi avantajları ile yatırım ortamının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun yanında, Türkiye'ye yerleşen kişilere yönelik yurt dışı gelir istisnası ve nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin düzenlemeler, yüksek nitelikli insan kaynağı ve uluslararası şirket yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik adımlar olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak 7582 sayılı Kanun, Türkiye'nin yatırım, üretim, teknoloji ve finans odaklı büyüme stratejisinin önemli bir parçası niteliğinde olup, uygulama sürecinde yayımlanacak ikincil düzenlemeler ve idari açıklamalar ile birlikte etkilerinin daha sağlıklı biçimde analiz edilmesi mümkün olacaktır.
Güzel Ülkem Türkiyem için hayırlı olsun.
Kaynakçalar:
1-) 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 04.06.2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete.
2-) 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 21.06.2006 tarihli ve 26205 sayılı Resmî Gazete.
3-) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 06.01.1961 tarihli ve 10700 sayılı Resmî Gazete.
4-) 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, 10.01.1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete.
5-) 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 28.07.1953 tarihli ve 8469 sayılı Resmî Gazete.
6-) 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 17.06.2003 tarihli ve 25141 sayılı Resmî Gazete.
7-) 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 06.07.2001 tarihli ve 24454 sayılı Resmî Gazete.
8-) 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun, 12.03.2008 tarihli ve 26814 sayılı Resmî Gazete.
9-) 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14.02.2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmî Gazete.
10-) 4749 Sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 09.04.2002 tarihli ve 24721 sayılı Resmî Gazete.
11-) 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu, 01.06.2004 tarihli ve 25479 sayılı Resmî Gazete.
12-) İstanbul Finans Merkezi Kanunu (7412 Sayılı Kanun), 28.06.2022 tarihli ve 31880 sayılı Resmî Gazete.
13-) Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programları ve Orta Vadeli Program (OVP) Belgeleri.
14-) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Mevzuatı Genel Tebliğleri ve Uygulama Düzenlemeleri.
15-) Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan Genel Tebliğler, Sirkülerler ve Özelgeler.
16-) Consulta Vergi
17-) Güreli Yeminli Mali Müşavirlik 
18-) Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği
 

Yazarın Diğer Yazıları