Agah Bıyıkoğlu

2016 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI – Kocatepe Gazetesi

Agah Bıyıkoğlu

9 Haziran 2016 Perşembe 11:00:47
 

10 Haziran Cuma günü başlıyor final maçları… İlk maçımız Hırvatistan’la…
Dünya Kupası 1950’de Uruguay’da düzenlenen maçların ilk şampiyonu Uruguay… Avrupa Kupası ise ilk kez 1960’ta Fransa’da düzenlenmiş ve ilk şampiyon SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) olmuştu. Şampiyona tarihine baktığımızda üç kez Almanya, üç kez İspanya, iki kez Fransa, birer kez de SSCB, İtalya, Çekoslovakya, Hollanda, Danimarka ve Yunanistan göğüslemiş ipi…
“Futbolun beşiği” dediğimiz İngiltere bu şampiyonadan eli boş dönmüş hep…
Ay yıldızlı milli takımımız bu şampiyonanın finallerine ilk kez 1996’da Fatih Terim’in teknik direktörlüğünde katılmış… 2000 yılındaki maçlarda da Mustafa Denizli’yi görüyoruz teknik direktör olarak… 2008 şampiyonasında yine Fatih Hoca var sahnede… .Bu şampiyonada çeyrek finallere kadar yükselme başarısına imza attı millilerimiz… 2016’da kariyerinin zirvesinde bir teknik adam artık Fatih Terim… Türkiye Futbol Direktörü ünvanıyla… Ve dördüncü kez katılıyoruz…. 1991 yılından itibaren başlayan milli takım hocalığından bügüne uzanan başarılı bir yolculuk… Sıradan bir kişi, sıradan bir futbol adamı değil Fatih Hoca… Genç ve tecrübesiz olduğu yıllarda tepki toplayan söz ve davranışları sürecinden çabuk sıyrılmış, GS ve milli takımda artık sadece futbol bilgisiyle değil; insan yönetme sanatında da temayüz etmiş bir teknik direktör olarak damgasını vurmuş futbolumuza… Kıskanılan, eleştirilen; ancak saygıda da kusur edilmeyen bir Fatih Terim…
Fatih Terim gibi bir hocanın sevk ve idaresindeki milli takımın elbetteki birçok avantajı var… Takım kurgusu, bireysel ve gurup taktikleri, takım taktiği, yerinde ve zamanında oyuna müdahaleler, motivasyon… Fatih Hoca bunları kafasında planlar, proglamlar maçtan önce…
İlk maçımız Hırvatistan’la… Daha önce de birkaç kez karşılaştığımız rakibimizi iyi tanıyor olmalı Fatih Hoca… Hırvat takımı özellikle orta alanda ve hücumda yetenekli futbolculara sahip… Hiç de hafife alımayacak bir rakip Hırvatlar; ancak savunmada zaafları var, savunma tandemi ağır diyorlar. Fatih Hoca bu yumuşak karnı delecek silahları hazırlar artık…
Dünyadaki bütün futbolseverler hatta fazla sevmeyenler bile sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyorlar Cuma’yı… ”Postmodern çağın seküler dini” olarak adlandırılan futbol artık bugün 11 kişilik bir takım oyunundan milyonları peşinden sürükleyen anlatılması, açıklaması zor bir tutkuya dönüşen bir fenomen, dev bir endüstri, sihirli bir dünya… Bu renkli dünyayı izleyecek bütün dünya heyecanla, zevkle.
“Futbol asla sadece futbol değildir” diyen Simon Kuper mi yoksa “yüzde yüz futbol” diyenler mi haklı çıkacak bu maçların sonunda? İzleyip göreceğiz… .

Yazarın Diğer Yazıları