Süper Lig’de ilk yarı bitti. GS yine lider; ama bu kez FB bırakmadı peşini” Aslan’ın
Antrenör değiştirmiş 18 takımlı bu ligin 14 takımı; (Son maç Karagümrük) bu da gösteriyor ki kulüpler her ne kadar “uzun vadeli planlar yapıyoruz” deseler de hemen hepsinin “günü kurtarmak” için yan yollara saptıklarını görüyoruz… Birinci lig ikinci ve 3. liglere inersek durumun vehameti daha da artıyor... İkinci yarıda bu sayının çoğalacağını söylemek kehanet olmaz sanırım...
Futbolda sürdürülebilir başarı, yeterli ekonomik kaynağa dayalı uzun vadeli-sabırlı-bilimsel–ehil ellerin yapacakları planlar programlar ve çalışmalarla gerçekleşir.
Geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günleri Kocatepe Spor Tesislerimizdeki futbol alanlarında yapılan U-14 ve U-16, yarı finallerini, bir U-18 maçını, 1.Amatör küme play/offlarını TFF Gelişim liglerinden Denizli –Anadolu Gücü maçlarını izledim, ardından Hemen belirteyim ki Kocatepe Spor Tesisleri gerçekten de “dünya çapında “ tesisler... Bugün parayla filan yapılamaz hüviyette ve kıymette... Dolu dolu bir hafta yaşandı burada...
Bu kadar maç arasında U-14 yarı finallerini izledim daha dikkatle… Ege Futbol takımını hocası Muaz Kurtay çok takdir ettiğim bir futbol adamıdır... Takımı derli toplu ve disiplinliydi... Aslantepe takımı da delikanlıca oynadı... Maçı 2-1 kazandı Ege...
Yandaki sahada da AFKA-Evciler oynadı. Her maçını farklı kazanan AFKA zorlandı, ama kazandı yine 1... Evciler yaklaşık 130 km. den gelerek sahaya çıktı ve elinden geleni yaptı...
U-14 ‘te bu Pazar final oynayacaklar EGE ile AFKA
AFKA Gençlik Spor, Horan Gençlik Spor’u 5-1yenmişti, Artuk Grup Çakırköy Spor, Özak Tuğla Karşıyaka Spor’a 3-0 yenildi ve Özak Tuğla Karşıyaka Spor adıyla finale kalan Kocatepe Spor (Konyaspor) Çakırköyü’nü yarı finalde eledi ve AFKA ile final oynayacaklar U -16 şampiyonluğu için… Bütün takımların futbolcularını, hocalarını, özellikle EGE’nin mimarı Muaz Kurtay’ı, AFKA’nın hocaları Mustafa Uğuş ile Serdar Gündoğar’ı ve emeği geçenleri kutluyorum...
“Yetenek” konusunda bir yazı yazacağım, için “takımlarda yetenekli futbolcular var” diye yazmayacağım şimdilik...
Hava çok soğuk değildi ama sabit duruyorsan üşüyorsun. Ben de hem yürüdüm hem de izledim... Maçları, maç izleyenleri. Altay maçı için ta İzmir’den gelenleri Denizli’den gelenleri, çevre köy ve kasabalardan gelen futbol meraklılarını...
3.Lig Afyonspor-Altay maçına girmeyi planlamıştım; Afyonspor başkanı, taraftarlar ve sosyal medya paylaşımları bir hayli ümit vericiydi ve “3 puan bizim olacak” gibiydi; “ancak gelen bir telefonda bir yakınımı otogara götürmem “rica edildi”. Ve Afyonspor –Altay maçını telefonumdaki bir kaynaktan izledim...
Telefon ekranından maç izlemek adetim değildir pek ama misafiri yolcu edip eve dönünce ve de demlenmiş çayı görünce açtım telefonu…
Maç başlayalı on dakika kadar olmuştu. Maçı anlatan kişi oldukça iyi hazırlanmış ki onca pozisyon arasında futbolcuların hepsinin adlarını doğum tarihlerini ve nerelerden transfer edildiklerini de anlatıyor... Hakemin memleketini ve daha önce yönettiği maçları da sıralıyor…
Kritik pozisyonlar, fauller tekrar gösteriliyor; TV ekranından pek farklı değil benim telefon ekranı...
Hakem deyince birkaç pozisyonda lehimize düdük çalmadı… “Maçın düdüğü” tam not almamıştır sanıyorum...
Afyonspor’da birkaç genç futbolcu dışında tanıdığım isim yok... Profesyonel bir takım olan Afyonspor ilk on birinde sanıyorum bir veya iki profesyonel futbolcu var …Altay’da deneyimli bir futbolcu forma giyiyor . Daha önceleri Trabzonspor ve GS’de de oynamış Ceyhun Gülselam... Spiker onun adını söylüyor sık sık; nasıl söylemesin, takımı özellikle savunmayı derleyip toplayan, yönlendiren bir futbolcu Ceyhun... Savunmanın kaymaları, baskısı kademesi, dengesi uyumlu...
Futbolda ilk kural “topa sahip olmaktır ve de sahip olduğun topun hakkını vermektir. Altay topa daha çok sahip olan taraf olarak göründü ama “hak vermeye” gelince pek de iyi değildi.
Afyonspor da topu kazanıyor ancak çok çabuk kaybediyor... Pas hataları, dripling ve çalım sırasındaki kayıplar, rakip savunmayı delecek ara pasları ve de şutlar çok zayıf. Birinci yarı neredeyse hiç gidemedi Altay kalesine Afyonspor...
Önalanda ve 2. bölgede hiç baskı yapamadı Afyonspor, buralarda top kazanamadığı için de gol pozisyonu yakalayamadı maç boyunca…
İkinci yarının başlarında daha canlı, atak ve gol pozisyonu yakalayan bir Afyonspor göründü; ama çok sürmedi bu üstünlük. Rakip takımın Afyonspor ceza alanına gönderdiği havadan uzun bir topun dönüşünde ki futbol litaretüründe “dönen toplar” da, “yayda” bekleyen Altaylı bir futbolcu vurdu voleyi... Kalabalık arasından geçti top ve ağlarla buluştu... Şanssız bir andı Afyonspor için... Altay için şanslı…
Futbolda topla hareketler kadar topsuz hareketler de çok önemli ve işlevseldir... Kalabalık arasından kafayla uzaklaştırma işini iyi yapamazsan topsuz oyunu iyi bilen ve pozisyon arayan bir futbolcu voleyi vurunca gol oluyor…
İkinci yarının neredeyse 35 dakikası Altay’ın hakimiyeti altında oynandı... Altay futbolcuları kondisyonlarını dengeli bir şekilde maç sürecine yaymayı becerdiler…Yaptıkları oyuncu değişiklikleriyle maçın atmosferini ellerinde tuttular ve sakatlık duraklamalarını da iyi değerlendirdiler…
Afyonspor’un kadrosu, cezalı futbolcuların çok olması nedeniyle olsun, hemen hepsinin “amatör futbolcu” imkanlarıyla forma giymeleriyle olsun üzülerek belirtelim ki yeterli değil...
Devre arası alınacak ekonomik, idari önlemlerle kümede kalma ihtimali her zaman var...
Futbol bu, fırsat bu, gol bu, heyecan, mücadele, hız, hırs, azim dolu…