Sevgili Hocam, Billahi manada hadis incelemelerinin talip için çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü Billahi imanın ne olduğunu ve nasıl yaşanacağını hadislerimizi inceleyince çok net görebiliyoruz. Bu vesileyle sizin YouTube üzerinden canlı yayın yaparak paylaştığınız “Billahi Anlamda İman Öğreten KIRK HADİS” videolarını okurlarımıza hassaten öneririz. Bu programları izlediğimde Efendimiz (SAV)’in bir olay karşısında nasıl davrandığına, eşleriyle arasındaki ilişkilerine, hastaya veya ihtiyaç sahibine karşı gösterdiği tutuma, çocuklarla iletişimine, kısacası hayatın her anını Efendimiz (SAV)’in nasıl yaşadığına tanık oluyoruz ama bütün bunlara Billahi Anlamda İman gözüyle şahit oluyoruz. Bu da bize Billahi anlamda imanla nasıl yaşayacağımızı öğretiyor; bu bağlamda yapmış olduğunuz o dersler bizim için öyle çok kıymetli ki Elhamdulillah.
Bu hafta size sormak istediğimi hadisimiz şöyle: Ümmü Seleme (ra) validemiz, Rasûlullah (SAV) Efendimize “Bana bir dua öğretir misin ki onunla nefsim için dua edeyim?” dediğinde Rasûlullah (SAV) Efendimiz ona “Elbette.” diyor ve şöyle dua etmesini söylüyor: “Ey nebi olan Muhammed’in Rabbi Allah’ım! Günahlarımı bağışla ve kalbimin öfkesini gider ve beni fitne tasallutundan koruyarak kurtar.” Efendimiz sevgili eşleri Ümmü Seleme anneciğimize böyle söyleyerek Rabbine yönelmesini, dua etmesini önerdi.
Önce hadisimizde dikkatimi çeken bir noktayı paylaşayım, izninizle. Ümmü Seleme (Ra) validemizin sorusuna Efendimiz (SAV)’in verdiği cevap çok hoş ve sevgilice değil mi? “Elbette” diyor; Efendimiz (SAV)’in bu tavrı bile bize çok şey öğretiyor olmalı değil mi Yılmaz hocam?
Elbette… Tabi ki bize çok şey öğretiyor. Ancak hadisimizde ders yapacağımız bir dua olduğu için onu önce bir tekrar edelim mi? “Ey nebi olan Muhammed’in Rabbi, Allah’ım! Günahlarımı bağışla ve kalbimin öfkesini gider ve beni fitne tasallutundan koruyarak kurtar.” Eğer biraz dikkat edersek göreceğiz ki; Efendimiz (SAV)’in sevgili eşleri, mübarek annemiz Ümmü Seleme’ye öğrettikleri bu dua, billahi anlamında iman için gayret eden biz taliplere muazzam bir ders, müthiş bir öğretme elhamdülillah...
Ümmü Seleme validemiz (ra) bir talepte bulunuyor; Rasûlullah (SAV) Efendimiz ona cevap verirken çok hoş bir ses tonuyla “Elbette” diyerek başlıyor. En önemli derslerden birisi bu. Bu seslenişte, billahi anlamda iman edenler için bu “Elbette” deyişte müthiş bir merhamet, sevgi ve saygı var… Bütün bu hisleri içeren bir seslenişle eşine karşılık veriyor: Elbette. Bu davranış inceliği, billahi anlamda imanı tercih edenler için önemli ve en yakınlarına özellikle de eşlerine, yavrularına, anne babalarına, imanlı arkadaşlarına ve sonra da tüm kullara davranırken uygulamaları gereken bir ders… Çünkü:
Allah’ın dini ancak merhamet, sevgi, saygı ve huzur ile tebliğ edilebilir; ancak böyle bir ortamda billahi anlamda iman yaşanabilir… Rasûlullah (SAV) Efendimizin risalet görevindeki başarısını oluşturan temel esaslardan birisi; hiç vazgeçmediği bu nezaketidir. Âl-i İmrân Suresi 159’uncu ayet, Efendimiz (SAV)’in ilk risaleti günlerinde en yakınlarına tebliğ görevini yaptığı zaman inen bir ayet.
Âl-i İmrân 159: “İşte o tebliği yaptığın vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.”
Elhamdülillah, vesilenle bu ayetin tarif ettiği “Elbette” diyen sevgi ve merhametle başladık duamızı ders yapmaya.
Hocam demek ki Allah yolunda yürümek ve yaşamak için, şartlar ve olaylar nasıl olursa olsun, olmazsa olmaz olan sevgi, merhamet, huzur öyle mi?
Tespitiniz önemli; evet, öyle! Bu konuda günlük hayatımızla ilgili olarak hem hanımefendilere hem de beyefendilere bir iki cümle söylemek isterim. Billahi anlamda iman eden beyler, eğer evliyseniz lütfen eşlerinize zulmetmeyin; yani merhamet edin, sevin ve huzur verin. Billahi anlamda iman eden hanımefendiler siz de lütfen eşlerinize zulmetmeyin; muhabbetli olun, huzurlu yaşayın, huzuru yaşatın. Mutlaka huzur ve rahatlık oluşturacak ortak noktayı bulmak zorundayız. Billahi anlamda iman edenler, Rabb’imin lütfuyla inşallah cennetle ikramlanacaklar ama şundan korkuyorum; orada da bazı pişmanlıklar var ve onlar birbirlerine zulümlerinden dolayı pişmanlık çeksinler istemem. Billahi anlamda iman eden anne babalar, yavrularınıza lütfen merhametli olun ve ne söyleyecekseniz severek, okşayarak, öperek söyleyin; talimat vererek değil.
Bu konuda hemen sonuç beklemek; eşimizin, çocuğumuzun sözümüzü hemen dinlemelerini arzulamamız ilahlık hissiyatıyla alakalı olabilir mi acaba hocam?
“Sözümü dinliyor.” gibi şeyleri, bırakın onları, onları boş verin siz. Siz merhamet ve sevgi sunun; çocuğunuza eşinize, anne babanıza. Onlarla kavga etmeyin, didişmeyin. Mesela çocuğunuz aklı erinceye kadar o kadar size mahkûm ki; onun o mahkûm olduğu, gözünüzün içine baktığı dünyayı karartmayın. Ergen oldular diyelim; tabii billahi anlamda imanlı olarak onların imanla ilgilenmesini, sevmesini çok arzu ederiz, bazıları soğuk olabilir. Eğer yavrunuz o konuya sıcaksa sevineceksiniz ve yavrunuzu sevine sevine seveceksiniz. Sıcak değilse o sizi üzecek tabii ama yavrularınızı bu sefer de üzüle üzüle yine seveceksiniz; üzüle üzüle sevmeyi de öğreneceksiniz. Ve asla çocuklarınızla kavga etmeyeceksiniz.
Müthiş elhamdülillah, hayrlı kolay ve güzel olanı lütfeyle Allahım (amin).
İşte çok etkilendim dediğin “elbette” hali ile başlayan ders, billahi anlamda imanlılar için böyle çok önemli ve tüm bu olayları kapsar...
Sevgili Hocam hadisde dikkatimi çeken diğer bir nokta da “Ey nebi olan Muhammed’in Rabbi” ifadesi. Orijinilaninde “Allahümme Rabbi Muhammedin Nebiyyi.” şeklinde öğretilen bu seslenişle dua etmenin sebebi ne olabilir? Rasulullah (SAV) Efendimiz bu öğretişi ve önerisiyle bize neyi ve neleri de öğretmek istiyor acaba? Başka bir Rab, başka Allah yok ama “Ey nebi olan Muhammed’in Rabbi” ifadesi bize öneriliyor değil mi?
Elif hanım kardeşim, bu da hadisteki çok önemli merhametlerden birisi elhamdülillah. Bu ifadeyi dua eden birisi kendisi söylese de doğru ve güzeldir ama duayı öğreten Rasulullah (SAV) Efendimiz olunca ve O “böyle söyle” deyince orada çok düşünmemiz gereken noktalar, çıkarmamız gereken hisseler var demektir. Hadisteki duayı bir marhamet olarak öğreten Rasulullah (SAV) Efendimiz mübarek eşlerine böyle başlamasını söylüyor. Allahümme Rabbi Muhammedin Nebiyyi; Ey nebi olan Muhammed’in Rabbi Allah’ım...
Hadisimizdeki nurlara daldıkça, öğrendikçe, fark ettikçe insan titremeye başlıyor. İşte yeryüzünde Allah haşyetiyle “titreyen cemaat” böyle çıkar; kavradıkça titreyen ama titredikçe de kavrayan, dünyanın dört bir köşesinde ama böyle Billahi Anlamda İmanla titreyen kullar…
Yılmaz Hocam, bu konuyu inşaAllah biraz detaylı açmanızı ve örneklemenizi arzu ediyorum; çünkü çok önemli geliyor. Bu durumda, dilerseniz hasbihalimize nasipse bu konu ile bir sonraki hafta devam edelim mi?
Allahım, lütfen seni indindeki en makbul şekilde anlayıp, tanıyıp sana her daim öyle yönelebilmeyi; senin hakkında, düzenin hakkında, yarattıkların hakkında yanlış his, duygu, düşünce ve zanlardan korunup kurtulabilmeyi bize lütfediver, ikram edive (âmin).