İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Afyonkarahisar'da Yayımlanan İki Dergi Sinada Ve İlistir

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Şehrimizdeki tarihi Taş Han’da Sahaflık yapan Salih Naycı geçenlerde Ankara’ya geldi ve beni aradı. Hemen buluştuk. Beni yanındaki Eray Tezcan’la tanıştırdı. Eray da Salih gibi, kültür dağarcığı oldukça geniş bir genç hemşehrimdi. Türk Dünyası ile ilgileniyor, özellikle de Karay Türkleri ile ilgili araştırma yapıyordu.

Eray, yanında getirdiği SİNADA adlı Derginin 49. Sayısı ile 2022 yılında yayımlanmaya başlanılan İLİSTİR adlı derginin, bu günü kadar yayımlanmış olan 19 sayısını bana armağan etmek lûtfunda bulundu. Eray’ın verdiği armağanlar arasında, Sinada yayınları arasında çıkmış olan “Daire” adlı, adıma imzalamış olduğu şiir kitabı da vardı.

Eray Tezcan’ın getirdiği 20 dergi ile kitabı günlerdir elimden bırakmıyorum. Bir yandan hudutsuz bir sevinç içerisindeyim; zira bu güne kadar Afyonkarahisar’da yayımlanmış olan bu dergilerden maalesef haberim olmadığı gibi, benim kentimde, Eray gibi pek çok genç yazınerinin var olduğunu bilmediğim için çok üzüldüm…

 

SİNADA DERGİSİ

Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi…Genel Yayın Yönetmeni Hasan Başdemir. Eray’ın bana verdiği sayıda “Nerede Kalmıştık?” Onüçüncü yılımız, kırkdokuzuncu mevsimimizden tüm dostlarıma merhaba diyen Başdemir diyor ki;

“Hep söylerim, edebiyat dergileri edebiyatımızın vitrinidir. Dergilerde nice genç kalem yetişir ve pişer. Şükür ki yıllardır Sinada bu anlamda pek çok yazarı ağırladı, pek çok yazarın kendini geliştirmesine vesile oldu. Bu sayımızda da onlarca yazarımız var ki  bazı sayılarımıza ekipçe yorum yaparız. Bu sayının içeriğini görünce “bir şiir sayısı geliyor” dedik. Gerçekten bolca ve harika şiirler var. Aslında bu sayıya ben de “Hasanlar ve Hakanlar sayısı” dedim ilk gördüğümde. Hakan ve Hasan isminde çok yazarımız var ki biri de ben oluyorum…”

Hasan Başdemir’in önsöz niteliğindeki bu yazısı ile Aksu Ünal’ın son söz niteliği arz eden şu yazısı, derginin sözünü ettiğim bu sayısının içeriği anlaşılmaktadır.

“Ne kadar sıkıcı ve sönük olurdu edebiyatsız bir hayat!” demiş Moliere. Gerçekten de öyle. Edebiyatseverler olarak bu sayıda da rengarenk yapıyoruz kelimelerimizle dergimizi. Hepimiz kendimizden bir parka verdik buraya. Hep beraber kendi dilimizle, kendi stilimizle bir bütün oluşturduk.. Edebiyat renktir ve biz de gökkuşağı yaptık ondan.” 

Bu kısa tanıtma yazısına hangi şiiri örnek olarak verebilmekte zorlandığımı itiraf etmek zorundayım. Zira dergideki şiirlerin hepsi de çağdaş şiirin güzel örnekleridir. Neticede Ayşe Yazıcı Yavuz’un şu şiirini sunmak istedim:

HÛ’YUM

Araftayım!

Aşkımla tûba-yı iremde, 

Nefretimle gayyadayım, 

Çivilerim paslanmış,

Nasıra’da çarmıhım.

Bir şem erir uykularımda,

Nemrut koynunda İbrahim’im.

 

Hûyum!

Sendendir etim, kemiğim, suyum.

Yıkılan köprülerde Dumrul,

Çölleri bekleyen Şahrud’um.

İçimdedir Züleyha, içimdedir kuyum.

Elif’im, şaşkınım, Kaf’ım, ben buyum,

Tabirlere sığmayan uykuyum.

 

Tufandayım!

Servet aşkıyla Firavun,

Haddine ermiş Musa’yım.

Heceyim kelâma öykünen,

Gazabında aciz Nuh’um.

Ten yırtıldı şeb-i arusta,

Ruhuma şefkatle üflendi sûrum.

 

İLİSTİR FANZİN DERGİSİ

İki ayda bir yayımlanmakta olan İlistir Fanzin Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Eray Tezcan. Süleyman Aldemir, Merve Yıldırım, Elif Aslan Taşkın, Muhammet Ali Erkek ve Fırat Aden yayın kadrosunda yer alıyorlar. Afyonkarahisar’da hazırlanan ve kentimizde basılıp yayımlanan bir süreli yayın, İlistir Fanzin…

Derginin sunuş yazısı şöyle:

Edebiyata olan ilgimizi perçinleyen pek çok değerli fanzin ve derginin ardından biz de kendi dünyamızda oluşturduğumuz ve gönül süzgecimizden geçirdiğimiz çalışmalarımızı siz değerli okuyucularımızla paylaşmaya karar verdik. Afyonkarahisar’ımızda kullanılan ve süzgeç anlamına gelen ilistir ismini kulağa hoş gelen nüktedan bir isim olması nedeniyle seçtik. Kimi zaman katıdan sıvıyı kimi zaman da büyükten küçüğü (fakat her zaman istenen şeyi) ayırmaya yarayan süzgeci edebiyat alanında da layıkıyla kullanabilmek en temel arzumuzdur. Edebiyatın engine deryasına yaptığımız bu serüvende sizlerle birlikte yolculuk etmek istiyoruz.

Elimdeki son sayıda şiir, öykü vb.gibi yazılarıyla yer alan genç hemşehrilerimizin adları şöyledir: Şükrü Erbaş, Süleyman Aldemir, Muhammet Ali Erkek, İhsan Canıtez, Güneş Aşçıoğlu, Merve D.Yıldırım, Kevser Karadeniz, Ahmet Akdağ, Eray Tezcan, Barış Ünlü, Zeliha Nur, İrem Günerkan, Abdülkadir Yıldız, Ömer Faruk Akcan, Zeynep Ökmen, Soreş Yaşlı, Arif Emre Macit, Duygu Büşra Ezer, Senem Gökel, Beren Özden, Enis Yaluva, Naz Gökmen, Poyraz Özbey, Hüseyin Bay, H.İrfan Önder, İ.Fatih Polat…

Derginin ilk sayısından itibaren Eray Tezcan’ın başlatıp sürdüğü bir dizi var ki son derece ilginçtir. Örneğin, “İl İl İlistir-Afyonkarahisar” 

*Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruzu başlattığı, milli mücadelenin sembol şehri ve Cumhuriyetimizin kazanıldığı topraklarda yaşamaktır.

*Her yıl 16 Ağustosta Şuhut’tan Kocatepe’ye çıkan Zafer Yürüyüşüne katılmaktır.

*Gastronomi alanında Türkiye’nin üçüncü şehri olarak UNESCO’ya dahil olmaktır. Bükme, Ağzıaçık, Katmer, Şepit, Keşkek, Çullama Köfte, Sucuk Gömme, Göce Köftesi,  Sakala Çarpan Çorba, İlibada Sarması, Kaymaklı Ekmek Kadayıfı,  ve Patatesli Köy Ekmeğidir.

*Kaymak, sucuk, lokum, haşhaş, termal ve mermerin ana vatanında bulunmaktır.

*Şuhut patatesi, Sultandağ kirazı, Çay vişnesi ile tanınmaktır.

*Termal kaplıcaların şifalı sularında sağlıklı bir tatil yapmaktır. 

*Mevlevilikte Konya’dan sonra ikinci merkez olmaktır. 16.yüzyılda Mevlâna’nın yedinci kuşak torunu Sultan Divani zamanında başlatılan “40 hatimli aşure” geleneğini devam ettirmektir.

*Kral Midas efsanesini öğrenmek, flütü icat eden Marsyas’I tanımak ve tarihin ilk müzik yarışmasına ev sahipliği yapmaktır.

 *Frif Vadisinde tarihin derinliklerine yolculuk yapmaktır. Elle oyulmuş kaya mezarları, sunakları, tapınakları ve dehlizlerle birbirine bağlanan mağaralarında dolaşmaktar. Friglere ait en önemli kaya yazıtı ve Tanrıca Kibele’ye adanan açık hava tapınağı Arslankaya Anıtını incelemektir. Tek parka kayaya oyulmuş en büyük kilise olan Ayazini  Oyma Kilisesini gezmektir.

*2300 yıldır üretimi yapılan Afyon Beyaz Mermerine sahip olmak ve tüm Dünyaya mermer ihraç etmektir.

*Türkülere konu olmuş 226 metre yüksekliğindeki Karahisar Kalesi’nden şehri seyretmek, Kent Ormanı ve Hıdırlık’ta piknik yapmaktır. 

*İkbal Lokantası, Salim Usta, Aşçı Bacaksız, Kabakçı Halil, Hidayet ve Köfteci İrfan’da lezzetin doruklarına ulaşmaktır.

*İlistir, şaddaklanmak, ünnemek, kösülmek, galgımak, dızıkmak, haşgeş, dığan, sadıç, peşgir gibi yöresel kelimeler kullanmaktır.

*Sabahları kahvaltıda keşkek yemektir.

*Akdağ Tabiat Parkı’nda bungalov evlerde kalmak, doğa yürüyüşü yapıp yılkı atları ve kızıl geyikleri gözlemlemektir. 

*Gastronomi Festivali’ne  ve Uluslararası Motosiklet Festivali olan  Motofest’e ev sahipliği yapmaktır.

*Türkiye’nin ilk yumurta müzesini gezmektir.

*Emre Gölü’nde kanoya binmek, tekne turu yapmak ve gün batımının keyfini çıkarmaktır.

*Sıra yemeklerinde tatlıdan sonra bamya yemektir.

*Düğünlerde Gırık Hava oynamaktır.

*İç Anadolu’yu Ege’ye, Marmara’yı Akdeniz’e bağlamaktır.

*Otogar’da sucuk-ekmek yemek, hediyelik lokum satın almaktır.

*Coğrafi olarak Ege’ye, İklim ve kültür olarak İç Anadolu’ya ait olmaktır.

*Batı Edebiyatında fabl türünün ilk örneklerini veren Ezop ile hemşehri olmaktır

***

Afyonkarahisar’da yayınlanmakta olan bu iki dergiyi okuyunuz…Edebi ürünlerinizi gönderip, yayımlanmasını sağlayınız. Maddi ve manevi olarak desteklendikleri takdirde, dergilerde yazı ve şiirleri yayımlanan gençler arasından, mutlaka Türk Edebiyatında iz bırakacak kalemerleri çıkacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları