Birinci ve İkinci Dünya savaşlarından sonra kurulan dengeler değişmekte, yeni dostluklar ve ilişkiler kurulmakta, anlaşmalar yapılmaktadır.
Özellikle savunma sanayimizin zayıf olduğu yıllarda ülkemiz ABD’ne yaklaşmış ve NATO içerisinde yer almamıza neden olmuştur. Buna karşılık, ABD’nin talebi üzerine, hiç bir gereği yokken, koca bir Tugay’ı Kore’ye göndermiş ve çok sayıda şehit vermiştik.
Aynı ABD, Ülkemizde yeni bir demokratik sistemin ve yeni bir Hükümetin kurulmuş olmasından da yararlanarak, üzerimize çullanmış ve ülkemizde istediği gibi at oynatmıştır…
O kadar ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten irade, ABD ne diyorsa onu yapmaya başlamıştır…Ta ki kapı komşumuz Yunanistan’ın şımarıkça yaptığı densizliklere kadar!...
Bülent Ecevit-Necmettin Erbakan ittifak hükümetinin, Kıbrıs Barış Harekâtını gerçekleştirmiş olması ve akabinde ABD’nin Türkiye aleyhine ambargo uygulaması bardağı taşıran son damla olmuştur…
Açık-seçik anlaşılmıştır ki, TC Devleti, ABD’nin karşı çıkacağı hiç bir eylemin içerisinde olmayacaktır!...
Son ABD-İsrail ile Kapıkomşumuz, kardeşimiz, dindaşımız İran arasındaki savaş sürecinde ABD, Ülkemizi de kendi doğrultusunda kullanmak istemiş ama, koca bir TC kayasına çarpmıştır!...
Tabii Avrupa’nın gücü büyük olan ülkeleri de, benim Devletime, benim Hükümetime ve benim Cumhurbaşkanıma karşı tutum ve davranış içerisindedirler. Bu nedenle de, yıllar önce Avrupa Birliği (AB) Üyeliği için başvurmuş olan, Ülkemin, kapıda bekletilip, oyalamakta oldukları da bilinen gerçektir.
Varsın AB de ABD de ne yaparlarsa yapsınlar, ne düşünüyor olurlarsa olsunlar, TC Hükümeti yeni birçok uluslararası ittifakın içerisinde yer almışlardır. Örneğin, artık bugün bir Türk Devletleri Teşkilatı vardır… İslâm İşbirliği Örgütü vardır…ŞİÖ (Şanghay İşbirliği Örgütü) vardır… AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) vardır…(ASEAN) Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği vardır…EİT (Türk Devletleri Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) vardır…OECD Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı vardır…BRICS(Kurucu olan Brezilya, Rusya, İngiltere, Hindistan ve Çin adlarının baş harflerinden oluşan ittifak) vardır…D-8 (Kalkınmada İşbirliği Konferansı) vardır…Ayrıca Hükümetimizin, yaptığı ikili işbirliği anlaşmaları bulunmaktadır…
Yani uzun lafın kısası, Türkiye’nin ABD’ne ihtiyacı yoktur!...
Tamamen eşit şartlar altında, her konuda anlaşma yapabileceğimiz iki ülke vardır. Bunlar esasen, çok sıkı işbirliği içerisinde olduğumuz Rusya Federasyonu, öteki ise Çin Halk Cumhuriyeti’dir…
Rusya Federasyonu içerisinde yaşayan pek çok Türk kökenli halk bulunmaktadır. Bu halkların bir çoğu özerk statüye sahiptir. Bunların yanında Rusya'nın çeşitli şehirlerinde dağınık halde yaşayanlar da vardır.
Rusya resmi makamların verdiği rakamlar, gerçek rakamın çok altındadır. O coğrafyada yaşayanlar Federasyon içerisinde 30 milyondan fazla Türk kökenli insanın yaşamakta olduğu bildirilmektedir.
Bağımsızlığa yakın bir özerklik statüsü ile varlıklarını sürdürmekte olan Tataristan, Başkurdistan ve Çuvaşistan’ın yanısıra, birçok Özerk Devlet oluşumlarının mevcut olduğu Rusya Federasyonu’nda Kazaklar, Azerbaycan Türkleri, Yakutlar, Kumıklar, Tuvalar, Karaçaylar, Özbekler, Balkarlar, Kafkas Türkmenleri, Türkler, Nogaylar, Hakaslar, Altaylar, Yaka Türkmenleri, Kırgızlar, Şorlar, Gagauzlar, Dolganlar,. Kırım Tatarları, Tofalar yaşamaktadır.
Rusya Federasyonundaki Özerk Cumhuriyetlerde
Adige, Altay, Başkurdistan, Buryatya, Çeçenistan, Çuvaşistan, Dağıstan, İnguşetya, Kalmuk, Kabardin-Balkar, Kalmuk, Karaçay-Çerkez, Karelya, Hakasya, Komi, Mari El, Mordovya, Kuzey Osetya, Yakutistan (Dolgan, Tatar, Başkurt, Azeri, Çuvaş, Özbek), Tataristan (Çuvaş, Başkurt, Azeri, Özbek, Kazak), Tuva, Udmurtlar…
Eyaletlerdeki Türk Halkları
Altay, Kamçatka, Khabaroysk, Krasnodar (Kafkasya), Krosnaiarski (Sibirya). Perm (Ural), Primorsky, Stavropol, Zabaykalsky.
Bölgelerdeki Türk Halkları
Astrahan, Orenburg, Samara, Ulyanovsk, Çelyabinsk, Omsk, Tümen, Kurgan ve Amur olarak sayılabilir. Ayrıca Amur, Arkhangelsk, Astrahan, Belgorod, Bryanks, Çelyabinsk, İrkutsk, İvanovo, Kaliningrad, Kaluga, Kemerovo, Kirov, Kostroma, Kurgan, Kursk, Leningrad, Lipetsk, Magadan, Moskova, Nurmansk, Nijni Novgorod, Novgorod, Novosibirsk, Omsk, Orenburg, Oryol, Penya, Piskov, Rostov, Ryazan, Sakhalin, Samara, Saratov, Smolensk, Sverdlovsk, Tambov, Tomsk, Tula, Tver, Tümen Ulyanovsk, Vladimir, Volgograd, Valogda, Voronezh, Yaroslav kentlerinde; Mosova ve Sn.Petersburg gibi iki federal şehirde, Yahudi Özerk İlinde; Sibirya’daki Çukotka ve Ural’daki Nenets özerk ilçelerinde; Sibirya’deki Krasnoyarsk, Taymir, Evenk yerleşim birimlerinde, Tümen bölgesinin Yamalia ve Khanty-Mansi yerleşim birimlerinde, Başkırt, Azeri, Çuvaş, Kumık, Özbek, Kazak, Nogay, Kırgız, Gagauz, Türkleri yaşamaktadır.
***
Yüzyıllar boyunca Türkler, yalnızca Orta Asya’da değil, Çin’in batı ve kuzey bölgelerinde de önemli izler bıraktı. Bugün hâlâ Çin sınırları içinde birçok Türk topluluğu yaşamaktadır.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde 50 den fazla etnik grup yaşamaktadır. Bu etnik gruplar toplam 53 dil kullanmaktadırlar. Ama her birinin yazısı bulunmamaktadır. Çin’de kullanılan yazı türü 23’tür. Çin’de 5 büyük dil ailesi bulunmaktadır: Bunlar; Çin-Tibet Dil Ailesi, Altay Dil Ailesi, Güney Asya Dil Ailesi, Hint-Avrupa Dil Ailesi, Malay-Polenezya Dil Ailesidir.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde Türk uluslarından olan, Uygur, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Salar ve Yugurlar yaşamaktadırlar. Türk lehçelerini konuşmakta olan bu uluslar kendi dillerini yazıp konuşmaktadırlar. Uygurların büyük çoğunluğu, Doğu Türkistan’ın Tarım Havzası, Turpan Havzası, Hami Havzası, İli Bölgesi ve Urumçi ve Tanrı Dağlarının kuzey bölümünde yaşarlar.
Kazaklar, Şincan Uygur Özerk Bölgesi ve Gansu Eyaletinde yoğun olarak bulunurlar.
Kırgızlar, Şincan Uygur Özerk Bölgesindeki, Kızılsu Kırgız Özerk İlinde…
Özbekler ise Uygur Özerk Bölgesinde yaşarlar.
Tatarlar da yoğun olarak Doğu Şincan Uygur Özerk Bölgesinde bulunmaktadırlar.
Salarlar, Qinghai Eyaleti ve Gansu Eyaleti’nde yoğun olarak yaşamaktadırlar.
Yugurlar da çoğunlukla Gansu Eyaletinde yaşıyorlar…
Çin’deki Türk lehçeleri araştırmaları, tüm dünyadaki Türk lehçeleri araştırmaları açısından büyük önem taşımaktadır.
Tarihteki Büyük Hun İmparatorluğu, Karahanlılar, Tang Hanedanı, Göktürkler, Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler,Tatarlar, Salarlar, Yugurlar, Tuvalar Çin Halk Cumhuriyeti’nde yaşamış, iz bırakan ve torunları halâ Çin’de yaşayan ecdat yadigârlarıdır.
Hâl böyle olunca bizim ABD ile kaynaşmamız, onları içten sevebilmemiz mümkün olamaz!...Esasen onların da bizi sevmemeleri doğaldır. Tüm bu nedenlerden dolayı ben, Devletimizin Cumhurbaşkanı ve Hükümetinin Rus ve Çin politikaları içtenlikle destekliyorum.