Afyonkarahisar şiirinde, edebiyatında, mizahında ve hatta tarihinde çok önemli yerleri olan Harabi, Türabi ve Şahanoğlu Ahmet ile ilgili benden önce yazan araştırmacı, gazeteci ve yazarlar vardı. Böylesine önemli kişiler ile ilgili mutlaka benim de yazılarım olmalıydı. Nitekim, birkaç gazete yazısı, dergi yazıları olmalıydı ve ben birkaç yazı yazmanın da ötesinde bilimsel bir sempozyumda bu konuda bildiri de sundum.
“Afyonkarahisarlı İki Ozan: Harabi ve Türabi” başlığı ile hazırlanan bu bildirim, Afyon Belediyesi’nin 11. Kitabı olarak yayımlanmış olan “Afyonkarahisar Folklor-Edebiyat-Tarih Araştırmaları” adıyla, 2003 yılında, İstanbul’da Lider Ajans tarafından 2500 nüsha basılmıştır.
Benim yazılarım ve sözünü ettiğim bildirimin en önemli eksiği, Harabi ile Türabi’nin finans kaynağı ve hamisi olan Anbanazlı Şahanoğlu’nun kimliği idi. Ben sürekli olarak bu eksiğin tamamlanmasının gereğini üzerinde durdum ve Afyonkarahisar’da edebiyat ile meşgul olan kişilere bunu söyledim.
Nihayet Afyonkarahisar Şair ve Yazarlar Derneği’nin kurucu Başkanı olan Muharrem Günay’ın düzenlediği bir toplantıda Ahmet Hidayet Şahintepe’yi, yani aradığım kişiyi, Şahanoğlu torunu Şahanoğlu’nu bulmuş, sarılıp yanaklarından öpmüş ve “ne olur Dedeni yaz” demiştim…
Bir süre hayırlı evlat- torun Ahmet Hidayet Hoca kitabın yayına hazır olduğunu, “önsöz” olarak benim de bir şey yazmamı istemiş, ben de yazarın eserinde aynen yayımladığı şu yazıyı kaleme alarak göndermiştim:
“Halk Edebiyatı ya da Âşık Edebiyatımızda, Ciloğlu Deli Bekir olarak da bilinen ‘Harabi’ mahlaslı ozan ile Türabi mahlaslı başka bir ozanın hayat hikayeleri birbirine karışmıştır. Afyon Karahisar’ın yetiştirdiği değerli şair ve siyaset insanı Osman Attilâ ailesinin Ciloğlu Deli Bekir soyundan geldiğini ifade ettiğine göre Harabi’nin hemşehrimiz olduğuna kuşku yoktur. Ancak Türabi mahlaslı ozanımızın hayat hikayesi ile ilgili somut bilgi yok denilecek kadar azdır.
Harabi-Türabi ikilisine el uzatıp maddi ve manevi destekte bulunan iki hemşehrimizden birisi Kadiri Hacı Ali, öteki ise Anbanaz Köyü eşrafından Şahinoğlu İbrahim Ağa’dır. Bu zat Harabi ile Türabi’nin hem bütün ihtiyaçlarını karşılamış hem de her konuda onları korumuş, kollamıştır.
Anbanazlı Şahinoğlu İbrahim Ağa’nın torunu Ahmet Hidayet Şahintepe’nin hazırlamış olduğu elinizdeki bu kitap, son derece önemli ve değerlidir. Zira bu güne kadar merak edip de aydınlatamadığımız konular, birinci elden aydınlığa kavuşturulmuş olmaktadır. Bu yüzden Ahmet Bey kardeşimi böyle bir eseri kütüphanemize kazandırmasından dolayı kutluyor ve bir Afyonkarahisarlı olarak kendisine teşekkür ediyorum.”
Yaklaşık bir yıl önce Afyonkarahisar’a yaptığım bir seyahatte, Eğitimci-Şair-Yazar Şahanoğlu Ahmet Hidayet Şahintepe, “Saygı değer, eli öpülesi Hocam Prof.Dr.İrfan Ünver Nasrattınoğlu’na sevgi, saygı ve muhabbetle. 02.08.2024” yazarak imzalayıp, “Afyonkarahisar Evliyalarından Şahanoğlu ve Türabi” adli kitabını verince çok sevinmiştim. Zira gerek Türabi, gerekse Harabi ile ilgili bir hayli yazı ve şiir yayımlanmış, yaşantıları hakkında epey bilgi verilmişti. Fakat Şahanoğlu hakkında bilgi çok az idi. İşte değerli hemşehrimiz Ahmet Hidayet Şahintepe, elde ettiği bilgileri, sözünü ettiğim kitapta yayımlamıştır.
Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği büyük Şair, Merhum Osman Attilâ, Ciloğlu Deli Bekir olarak da bilinen Harabi’nin soyundan geldiği iftiharla söyler ve yazardı. Sevgili Şahanoğlu’nun kitabının adının “Şahanoğlu Ve Harabi İle Türabi” olmasını arzu ederdim. Ama değerli Hocamızın neden öyle yazmış olduğunu da anlıyor ve kararına saygı duyuyorum. Zira kimi zaman, bazı konularda konuşurken ve yazarken çekinceler-sakıncalar meydana gelmektedir. Afyon Maden Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Kültür Kültür Yayınları sahibi olan Sinada Yayınevi, kitabın adının böyle olmasını istemiş olabilir…
Kitapta başta Şahanoğlu İbrahim Ağa olmak üzere, söz konusu ozanlar ve başkaları ile ilgili kayda değer fıkralar bulunmaktadır ki, bunların, Afyonkarahisar Fıkraları çalışmalarında değerlendirilmeleri gerekir.
Kitapta ayrıca Afyonkarahisar Edebiyatı – Şiiri ile ilgili çalışma yapanların dikkatlerini çekebilecek düzeyde, Şahanoğlu, Türabi ve Harabi’nin şiirleri bulunmaktadır.
Şahanoğlu İbrahim Ağa’yı Afyonkarahisar, dolayısiyle Türk Edebiyatı literatürüne kazandıran Ahmet Hidayet Şahintepe’nen sözünü ettiğimiz kitapta yer alan dedesiyle ilgili özgeçmişi, özetleyerek vermek isterim:
İbrahim Ağa, bugünkü adı Beyyazı Kasabası olan Anbanaz Köyü’nde, Halil Ağa ve Fatma Hanımın oğlu olarak 1837 yılında dünyaya geldi. Dedesi Kara Mehmet askeri eğitim aldı ve Padişah II.Mahmut döneminde, Osmanlı Sarayında “Perde Çavuşu” olarak görev yaptı. 1700’lü yıllarda “Han Beyaz” olan köyün adı, daha sonra Anbanaz’a dönüştü.
Sonraki yıllarda, yolu Afyonkarahisar’dan geçen kendisi de pehlivan olan Padişah Abdülmecid, şehirde pehlivan olup olmadığını sorunca, “Anbanaz’da Halil var” derler. Padişahın huzuruna getirilen Halil, aynen şöyle der: “Padişahım ben güreşirim ama, yenilgiyi hiç sevmem, sizi yenersem başıma bir iş gelmeyeceğinin garantisini isterim” deyince, Padişah”tamam” der ve güreşe başlanır. Neticede Halil Padişah’ı mağlup eder. Padişah Halil’in ensesinden, el-ense çeker gibi tutar ve şöyle der: “Maşallah sen Şahansın!...”. Bu sözüyle Padişah’ın, odaklandığı avı kısa sürede avlayan şahin kuşunu kastettiği muhakkaktır…İşte bu güreşten sonra Halil’in lâkabı “Şahanoğlu Halil olmuştur. Bu sülaleye zaman içerisinde “Şahinoğulları” veya “Şahanlar” da denilmiştir. Azerbaycan ve öteki Türk Yurtlarında “şahin” adı, daha çok “şahan” şeklinde söylenmektedir. Soyadı yasasının çıktığı 1934 yılında bu aile “Şahintepe” adını soyadı olarak resmen almıştır.
Gazeteci-Yazar kimliğiyle öne çıkan Ahmet Hidayet Şahinoğlu’nun bir şiirdiyle yazıya noktayı koyacağım:
SON SÖZ
Allah aşkıyla dolu, kullar Rabbi arar
Rab Halık kullarını sınavla sınar
Zaman içerisinde, zamanlar sunar
Mekân içerisinde mekânlar sunar
Nebi ve Resullere, mucizeler verir
İnsanlar acze düşer, gören kalpler erir
Kimileri inanmaz, sanki kalbi esir
Esir olmuş nefste, fert sanır ki sihir
Aklını kullananlar, Allah’ını bilir
Tefekkür edenler, Rabbini bulur
Zikir şükür edenler, Rahmete erişir
Şükür ve zikrin yeri, dilidir kalbidir
Velî kullarına vermiş, engin bir Keramet
Keramet velilerde, birebir emanet
Velî kullar bir sebep, Allah’tan marifet
Kitapta nokta koydu, Şahanoğlu Ahmet
Şahanoğlu Ahmet Hoca, kitabıyla