İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kazakistan Cumhurbaşkanı Cömert Tokayev'e AÇIK MEKTUP

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Sayın Kasım Cömert Tokayev, Biz Türkler, Kazak toplumu ile kökten kaynaklanan inanç ve sevgi ile kardeş olduğumuza inanırız. Bu yüzden, Kazakistan’da bir dam çökse, yüreğimiz parçalanır!... Biz, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi, Kazakistan’ın da tam bağımsız bir cumhuriyet olarak Dünya coğrafyasında yer almış olmasından büyük sevinç ve mutluluk duyduk.Türkiye Cumhuriyeti Devleti herkesten önce, Kazakistan’ın bağımsızlığını tanıdı ve diplomatik ilişkiler kurdu, destekledi ve maddi ve manevi tüm yardımlarda bulundu…

Sayın Tokayev, desteğiyle cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunuz Sayın Nursultan Nazarbayev, Türkiye’nin Kazakistan ve Kazak halkı için ne denli önemli ve değerli olduğunu bilir ve tüm politikasını buna göre düzenler ve gerçekleştirirdi.Yıllar önce Türkistan kentinde  açılmış olan Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi bu ilgi ve sevgi esasına göre düzenlenmişti…

Sayın Nazarbayev yönetimindeki Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kurulmasına öncülük eden bir Türk Devletidir. Bilmiyorsanız, lütfen bilenlerden öğreniniz.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), 3 Ekim 2009'da Nahçıvan'da Türk Devletleri arasında kapsamlı işbirliğini teşvik etmek amacıyla uluslararası bir örgüt olarak kurulmuştur. Kazakistan Türk dünyasının yol gösterici bir değeri olarak gelişen bu teşkilatın kurucu üyesidir. Bu bağlamda, Kazakistan Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Türk Konseyi fikrini ilk olarak gündeme getiren ve Konsey’in bir teşkilat olarak uluslararası platforma taşınmasına yardımcı olan vizyoner bir devlet adamıdır. 

Nahçıvan Anlaşmasına göre, üye devletler, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın amaç ve ilkelerine bağlılıklarının yanısıra, Teşkilatın temel amacını, Türk Devletleri arasında kapsamlı işbirliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmak olarak tanımlamıştır. Teşkilat kapsamındaki işbirliği, üye ülkeler arasındaki ortak tarih, kültür, kimlik ve Türk dili konuşan halkların dil birliğinden kaynaklanan özel dayanışma temelinde inşa edilmektedir.

Türk Konseyi'nin 2021 yılı kasım ayında İstanbul'da toplanan 8. Zirvesi'nde Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kurulmuş ve Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin (Türk Konseyi) ismi, Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirilmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın, 1992 yılından bu yana düzenlenen "Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri"nin doruk noktasını oluşturduğunu söylemek mümkündür. Bu süreçte, on zirve toplantısı yapılmıştır. 16 Eylül 2010 tarihinde İstanbul'da yapılan Zirve'de Türk Konseyi'nin kuruluşu resmen duyurulmuş, öncelikleri ve yol haritası belirlenmiş ve Teşkilat'ın daimi yapısı ilan edilmiştir. 

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurucu üyesidir. Kazakistan'ın istikrar ve barışı, sadece Orta Asya bağlamında değil, Türk dünyası için de güvenlik ve istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Kazakistan'da çalkantılara neden olan gelişmeler Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) tarafından yakından takip edilmektedir. 

TDT’nın temel amaç ve görevlerden birisi aynen şudur:

*Dış politika konularında ortak tutumlar benimsenmelidir!...

Kasım Cömert Bey, bu ne demektir?...

Açık kaynaklardan elde edilen bilgiler, Türkiye ile akrabalık bağlarının ötesine geçen ilişkileri olan Kazakistan'ın, bir süredir, geleneksel çok yönlü diplomasisini giderek dozu artan şekilde adeta Türk düşmanlığı şekline dönüştürmekte oluşu, şahsen beni ve Türk Dünyası gerçeklerine benim gibi bakan yurttaşlarımı büyük ölçüde rahatsız etmektedir!....Ben yürekten inanırım ki, Kazakistan’daki pek çok kardeşim de Tokayev ve yönetiminin Türkiye’ye karşı tutumlarından memnun değillerdir!...

Kasım Cömert Bey’in nişanlar taktığı, ödüller verdiği, Kıbrıs Rumlarının lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır!..Türkiye Cumhuriyeti’nin Yunanistan ve Kıbrıs’taki Rumlar ile yakın tarihte yaşadıkları olayları, Kazakistan Cumhurbaşkanı bilmiyor olamaz!...

Çok yönlü diplomasinin hassas çizgileri olduğu şüphesizdir. Bu tür diplomaside, görünüşte önemsiz ayarlamaların neye dönüşeceğini tahmin etmek  zordur. Bu tür ayarlamaların aniden son derece rahatsız edici sonuçlara yol açması da olasıdır. Bu nedenle, olaylar arasındaki bağlantıları ve sonuçları belirlemek ve yeni oluşumları, henüz başlangıç ​​aşamasındayken bile, teşhis etmekte yarar vardır.

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Tokayev'in Kıbrıs Rum liderini öven son açıklamaları ve Rum Yönetimine yönelik hızlanan açılımlar, başta AB ve bazı üye devletleri olmak üzere belirli dış aktörlerin, Türk dünyasının bütünlüğünü zayıflatmak amacıyla Türk devletleri arasına sokulan nifaklardır!...

***

Sayın Tokayev, Bütün Dünya Devletlerinin bildikleri Kıbrıs gerçeğini, elbette siz de, hükümetinizin tüm üyeleri de bilirsiniz. Hal böyle iken kardeş bildiğimiz siz,  KKTC’ni tanımadan, Kıbrıs Rum Hükümetini nasıl tanıyor, oraya bir Büyükelçi tayin ediyorsunuz?...Bu bir şuursuzluk değil de nedir, Allah aşkına?...Yahu bu Rumların, ne verdikleri sözlere ve ne de imzaladıkları anlaşmalara sadık olmadıklarını size hiç söyleyen olmadı mı?...Ve siz, bu Avrupa Birliği (AB) denen teşkilatın, Türkiye Cumhuriyetini, yıllar Birliğe almadığını bilmiyor musunuz?...Kazakistan’ın da, uzuuuun yıllar, AB kapısında bekletileceğini tahmin edemiyor musunuz?...

Kasım Cömert Bey, şunu hiç unutmayın ki; Türkiye’nin burnunun dibindeki Kıbrıs Adasın’da bugün iki Devlet bulunmaktadır: Bunlardan birisi ve en güçlü olanı, arkasında dev gibi Türkiye Cumhuriyeti bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), öteki ise Kıbrıs Rum Devleti…Siz TDT Kurucu Üyesi olduğunuz halde KKTC ile değil de Türk’e açıkça düşmanlık eden Kıbrıs Rum yönetiminden yanasınız, öyle mi?...Yazıklar olsun size!...

Güney Kıbrıs ile, iki ülke için de faydalı olacak her türlü anlaşmayı yapmaya hazırız diyorsunuz!...Güney Kıbrıs ile Kazakistan arasındaki dostluk bağlarına çok önem verdiğinizi  de ifade ettiniz. Hristodulidis'in AB dönem başkanlığı dönemindeki liderliğini takdir ettiğiniz de kayda alınan sözleriniz arasındadır…

Ve Kasım Bey şu sözler de sizin beyanınız arasındadır:

"Saygıdeğer Cumhurbaşkanı (Hristodulidis) liderliğiniz sayesinde Kıbrıs'ın uluslararası itibarının güçlendirilmesine önemli katkılar sağlandı. Kıbrıs dengeli, sorumlu ve geleceğe yönelik bir dış politika yürütmeye devam ediyor. Kazakistan ise ülkenizle çok yönlü ortaklığın geliştirilmesine büyük önem vermektedir."

Astana'da ve Lefkoşa’da iki ülke olarak elçilikler açtıklarına dikkat çeken Tokayev, devamla; "Bunun yanında karşılıklı direk uçuşlar da başlatıldı. Ancak ikili işbirliğimizi genişletmek için yeterli potansiyelimizin olduğuna inanıyorum. Kendi adıma birçok alanda işbirliğimizi daha da geliştirmek için çaba sarf etmeye hazırım" diyorsunuz!...

Tokayev, Kazak milletvekillerine ve iş insanlarına da iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi talimatı vermis!,,,.

Ben 1987, 1989 ve 2001 yıllarında üç kez Kazakistan’a gittim. Ahmet Yesevi’nin Ülkesi Kazakistan’daki Türk yürekli kardeşlerimin ilk seçimde Bu Kasım Cömert Beye haddini bildireceklerine, yani onu bir daha Başkan seçmeyeceklerine kalıbımı basarım. Ama onun Büyük Türk-Türkiye ulusu yerine Kıbrıs’ın kıytırık Rumlarını tercih etmiş olduğunun da, Kazakistan halkına duyurulması gerekir.

Türk-Kazak kardeşliğinini içine eden, araya büyük bir nifak sokan bu zata artık hiç bir şekilde saygım da sevgim de kalmamıştır. Sonraki yazımda, yurttaşlarımın Takayev ile ilgili internet mesajlarından örnekler yayımlayacağım…

Yazarın Diğer Yazıları