Türk halklarından biri olan Tuvalar genel olarak, Rusya Federasyonu içerisinde yer alan bir Türk Özerk Cumhuriyetidir. Moğolistan'a komşu olan cumhuriyetin yüzölçümü 170.500 km²'dir. Konumu ise kuzeyinde Rusya Federasyonuna bağlı Krasnoyarsk Bölgesi, kuzeybatısında Hakas, batısında Altay Özerk Cumhuriyetleri, güneyinde Moğolistan, doğusunda Buryat Özerk Bilgesi vardır. Tuva çevresindeki ülkelere göre Türk nüfusunun en yoğun olduğu Güney Sibirya ülkesidir.
Başkent Kızıl ve Moskova arası 4668 km'dir. Büyük şehirleri ve sanayi merkezleri: Kızıl, Ak-Dovurak (Ak-toprak), Şagonar, Çeder'dir. Yer altı kaynakları, altın, demir, asbest, kömür ve başka hammaddeler. Büyük kaplıcaları arasındaki çamur kaplıcaları en ünlüsüdür. Tahıl bitkileri ve yem bitkileri vardır. İnek, merinos koyun ve keçi ile birlikte gücünden faydalanmak için at yetiştirilir. Ülke coğrafyasının çoğunluğu ormanlar, dağlar ve bozkırlardan meydana gelir. Ülkenin esas halkı olan Tuva Türkleri, Geniş Türk Dili'nin bir dalı olan Tuva Türkçesi ile konuşurlar
Güney Sibirya'daki Türk toplulukları içerisindeki "Tuo-ba"adlı Türk kağan hanedanı Çin'e egemen olduğunda Çin'e Tabgaç denilmiştir. Tuo-ba Türkleri içinde Hun, Dingling, Kırgız, Jujuan, Wuhuan ve doğu Siyanpileri gibi 31 topluluk bulunuyordu. Tuo-ba'lar Kuzey Wei Hanedanlığı (M.S 386 - 534) nı kurarak Çin'i aşağı yukarı 150 yıl hakimiyeti altında tutmuştur. Dolayısıyla batıdaki kavimler Çin'i "Tabgaç" adıyla anmışlardır. Orhun Yazıtları'nda da görülen "Tabgaç" adı Orta Asya'da Çağatay dönemine kadar devam etmiştir. Fakat Çinliler,"Çin", "Kıtay", Çin'e egemen olan eski Türkleri ifade eden "Tabgaç, Tawgaç" adını benimsememişlerdir. Çinliler kendileri için eskiden beri "Zhong-guo", "Han", "Han-zu" gibi terimleri kullanmışlardır. Yalnız ilginç olan şudur ki "Tabgaç" adı Tang Hanedanlığı için de kullanılmıştır. Demek ki Çin'e hakim olan Türk kağanlar hanedanının adı asırlar sonra bile kaybolmamıştır.
VI.yüzyılda kurulan Kök Türk Devleti adını verdikleri Türk Kağanlığı kağanlarından Tapar/Taspar Ḳaġan (572-581) hanedanına Çince Tuvaların atası anlamında Tuobo denilmiştir. Kağanın adı Türkçede Tapar şeklinde geçerken Çincede T'o-bo K'o-han şeklindedir. Tarihsel kaynaklarda "Tuba" adına Çin'in Su hanedanının (581-618) kayıtlarında rastlanmaktadır. Bu kaynakta Türk kağanının soyundan gelen Tubalar, Kırgız Türklerinin doğusunda ve Baykal Gölünün güneybatısında, Uygurların kuzeyinde Yenisey dolaylarında Ötüken havalisinde yarı yerleşik olarak yaşamaktadırlar. Çin kayıtlarında türlü yazılış şekli Dubo-Tubalar Sayan dağlarının geniş vadilerinde meskun idiler. Kök Türk Kağanlığından başka ad olarak kullanıldığı bir öbür yer ise Hazar Kağanı'nın adı Tuvan Kağan'dır (825 - 830). "Moğolların Gizli Tarihi" adlı Çince eserde de Tuva Türklerinden "Tuba" diye bahsedilir.
Sonuçta Tuva, Tofa, Duha, Toba şekillerinde günümüzde İrkutsk'tan Doğu Türkistan ve Altay'a kadar yaşayan Türk soylu Tuva topluluklarının Hun, Tabgaç ve Göktürk Kağanlığı'nın Tanrı'dan kut almış kutlu hakanlar sülalesinden geldiği anlaşılmaktadır.
Tuva'daki yer adları Eski Türk yazıtlarında geçen çoğu yer adları ile aynıdır. Bunlar arasında Ötügen, Kögmen, Kazırgan, Altay.vb sayılabilir.
Çin kaynaklarına göre Tuvalar Kırgızlar'ın doğusunda, Baykal Gölünün güneyinde ve Uygurların kuzeyindedir. Bugün de Tuvalar buralarda oturmakta ve buraya da Tannu-Tuva denilmektedir.
1207 yılında Tuva, Cengiz Han devrinde Moğol Devletinin işgaline uğramıştır. Moğolların Gizli Tarihi adlı tarihî eserine göre Tuba, Tubas şeklinde kuzeybatıda, Hanghaslar ile birlikte söylenmiş bir Türk halkıdır. Cengiz Han'ın oğlu Coçi, Oyrat, Buryat, Barhun, Ursut, Habhanas, Hakas ve Tuba Moğol egemenliği devrinde, Türklüklerini sıkı şekilde muhafaza etmişlerdir.
Tuva Cumhuriyeti, 1860 yılındaki Rus-Çin antlaşması gereğince Rus tüccar ve göçmenlerine o günkü adı ile Uranhay-Uygurların ülkesinde yerleşme müsaadesi verilmişti. Böylelikle Tuva'ya Rus istilası ve aynı zamanda Çin işgali de başlamıştır.
1883 yılındaki Tuva ayaklanmasında Çin yönetimi çok sayıda Tuva Türk'ünü öldürmüş ve gerçek anlamda Tuva Türklerine karşı tam bir soykırım yapılmıştır. Soykırımdan kaçan bazı Tuva Türkleri Altay ve Hakasya'daki başka Türk topluluklarına sığınmışlardır. Milliyetçi Tuva halkı 1911 yılında Çin'deki karışıklıklardan istifade ederek bağımsızlık ilan ettiler. Fakat bu bağımsızlık uzun sürmedi. 3 yıl sonra yani 1914'te Ruslar tarafından işgal edilmiştir.
1912-1918 yılları arası Tuva'ya yerleştirilenRus nüfusu gelen Rus nüfusu % 300 arttı. Rusya'daki 1917 Bolşevik Devrimindeki otorite boşluğunda Tuva'da Bolşevikler, Çar yandaşları, Çinliler ve Moğollar ülkeyi ele geçirme mücadelesine girişmişlerdir. O arada Ruslar çok sayıda Tuva Türkü’nü katletmişlerdir.
18 Temmuz 1918 tarihinde toplanan Bütün Tuva Kurultayı, Tuva'nın bağımsızlığını ilan etmiş, 1921'de Cumhuriyet olarak tekrar bağımsızlığını tekrar kazanmıştır.
13-16 Ağustos 1921 tarihinde Tuva’daki bütün bölgelerin halk önderleri Tandı (Oyun) ilçesinin, Sug-Bajı (Subaşı) adlı köyünde millî bir toplantı yapmışlar, bu toplantıda bulunan üyelerden Buyan Badırgı ise "Bundan sonraki toplantıları Tuvalar kendi aralarında yapmalıdır. biz kendi meselelerimizi, geleneklerimizi Ruslardan daha iyi biliyoruz" diye görüş bildirmiştir.
1925 Kasım ayında Moğolistan, Tuva'nın bağımsızlığını tanımış ve diplomatik ilişkiler başlamıştır. Kurulan Tannu Tuva Halk Cumhuriyeti 1926'da Tuva Halk Cumhuriyeti adını almıştır. Ancak bu Cumhuriyet Rus ve Moğol etkisi altında kalmıştır. Tuva'daki aydınların çoğunluğu dindaşları olan Moğolistan ile bütünleşmek istemişlerdir. Cumhuriyetinin ilk başkanı Donduk, Moğolistana yakın olmak ve Budizmi yaygınlaştırmak politikasını yürütmüş, Buryat ve Kalmık dini liderleri Moğolistan ile birleşme politikasını desteklenmiştir.
1926 yılında Moğolistan ile Tuva arasında Dostluk Antlaşması imzalandı. 1928’de Tuva'da Budist Lamaların kurultayı yapıldı. Gazeteler Moğolca çıkmaya başlamış, Moğolistan’a Tuva Türklerinden öğrenciler gönderilmiş ve adlar Moğolcalaştırılmıştır. Bu dönemde Buryat Moğollarından Çenkirov ise Rus destekli olarak Tuvalar arasında marksizmi yaymak amacıyla Tuva Halk Devrim Partisini kurmuştur. Bu parti Tuva'nın Turan bölgesinde kurulmuştur. Tuva Devrim Halk Partisinde Moğolistan ile birleşimin gündemde olması ve Tuva devlet yönetiminin de anti-Rus siyaseti üzerine Rusya yönetimdekilerin etkisini azaltmak için Rus yanlısı Selçuk Toka'yı destekleşmiştir. Ülke, II.Dünya Savaşı devam ederken SSCB yarı bağımsız Tannu-Tuva Türk Devletini işgal etti ve 16 Ağustos 1946 tarihinde Tuva'nın Sovyetler Birliğine dahil olduğu açıklandı. Böylelikle Tuva'nın zengin yeraltı ve verimli tarım-orman alanları sömürülmeye başlandı. Önce Rusya'ya bağlı özerk bir muhtar bölge, sonra 1965 de de özerk Cumhuriyet oldu.
1990 yılında Hovu-Aksı şehrinde Tuva Türk gençleri ile Rus sivil güvenlik görevlileri arasında başlayan çatışmalar kısa sürede bütün ülkeye yayılmıştır. Rusların baskıcı politikaları daha da artmış fakat Tuva Türklerinin ulusal bilinçleri daha da artmış 3.000 Rus Tuva'yı terk etmiştir.
1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra çözülüm dalgaları Tuva'da da etkisini gösterse de tam bağımsızlığa ulaşılamamıştır. Ama özerk Cumhuriyet statüsü devam etmekte, Rusya Federasyonu içinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten biri de olarak, özerkliğni korumaktadır.Doğusunda ve güneyinde Moğollar, kuzeyinde ve batısında Ruslar ile çevrelenen Tuva halkı'nın güney batısında Altay Türkleri bulunmakta olup bu vasıta ile Kazak Türklerine bağlantıları vardır.
Kimi bilim adamları tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde Asya kıtasının doğu-batı uzantısının tam orta noktasında Tuva Cumhuriyetin başkenti Kızıl şehri bulunmaktadır.
Tuva cumhuriyetinde 8.000 den fazla nehir vardır. Alanı dünyanın beşinci en uzun nehri olan Yenisey Nehri'nin üst kolunu kapsar. Cumhuriyetin nehirlerinin çoğu Yenisey nehrinin kollarıdır. Alanda sayısız mineral kaynakları vardır. Başlıca nehirleri şunlardır:
*Yenisey Nehri (Ulug-Khem olarak da adlandırılır)
Tuva Yukarı Yenisey Nehri havzasındadır. Bölgenin başlıca yüzey şekilleri olan geniş Tuva ve Todja havzalarının sularını Yenisey nehri'nin iki ana kolu toplar. Aralarında kuzeybatıdaki Batı Sayanlar'la kuzeydoğudaki Doğu Tuva dağ sıraları bu iki havzayı kuşatır.
Ülkede 400'e yakın irili ufaklı göl yer alır bunların başlıcaları Azas, Tere-Höl, Çağatay, Süt-Höl, Hindiktiğ-Höl ve Noyan-Höl'dür.
Tuva nüfusunun üçte biri Başkent Kızıl’da yaşar. Turan, Erzin, Akşehir, Çöön-Hemçik, Kaa-Hem , Möngün, Övür, Piy-Hem, Süt Göl, Tandı, Tere Göl, Tes-Hem, Toju, Uluğ Hem, Çaa Göl, Çedi Göl…
Tuva ve Türkiye arasındaki devlet düzeyinde ilk ilişkiler 1994 yılının Temmuz ayında gerçekleşmiştir. Dönemin Tuva cumhurbaşkanı Şerig-ool Oorjak Tuva devlet heyetiyle birlikte Türkiye'ye konuk olmuştur.
Tuva'da 157 ortaokul, 6 teknik okul , 1 üniversite vardır. Her yıl, Tuvaca çok sayıda kitap, 2 dergi, 5 gazete yayınlanır. Her 10 bin kişiye 36 doktor düşmektedir. Sağlık hizmetleri devletin tekelindedir. Ülkedeki tek üniversite, Tuva Devlet Üniversitesidir.
Tuva'da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği egemenliğinden önce 1928 yılında 4813 din adamı ve 28 Budist ibadet yeri vardı. Bunlar aşamalı olarak azaltılmış ve son olarak 1950 yılında da son Buda dini ibadet yeri de yok edilmiştir. Tuvada Sovyet etkisi ile sistemli bir şekilde Şamanların halk arasındaki itibarı zedeletilmiş, aydınlar ve din adamları öldürülmüştür. Baskı ve yasaklar aşırı artmıştır.
2023 yılı itibarıyla Tuva nüfusunun neredeyse %84'ü Tibet Budizminin bir yorumu olan Tuva Budizmine inanmaktadır.
Tuvaca Türkçenin Sibirya Grubuna aitir. Tuvaların İlk ve ulusal alfabesi Göktürk, Turan, Orhun alfabesi olarak da bilinen Eski Türk Alfabesidir. Geçen yüzyılda yazı dili Latin harfleri esasına göre düzenlenmişti, fakat 1941'den sonra diğer Türk dillerinde olduğu gibi Tuva Türkçesi için de Kiril harfleri kullanılmıştır.
Geçmişte Tuva diline Soyon dili, Uranhay dili de denilmiştir. Tuva halkının en önemli destanı olan "Keser" 1963 yılında yayınlanmıştır. Mesela Cumhurbaşkanı Şolban Kara-ool'un adı Tuvacadır. Tuva parlamentosunda genellikle Tuvaca konuşulur.
Tuva Türkleri, inanış olarak Eski Türklerin dini olan Şamanizm diye bilim insanlarının kabul ettiği Gök Tanrı veya Tengricilik inancına mensuptur. Aynı zamanda Budizm de kabul edilmiştir.
Çok az sayıda Tuvalı ise Rusya'nın ve başka Hristiyanların yaptığı misyonerlik faaliyetler sonucu Hristiyan dinine geçmiştir. Az sayıda da olsa İslamiyeti seçen Tuvalı da vardır. Kur'an ve önemli İslami kaynak eserler Tuva Türkçesine henüz tercüme edilmemiştir.