Lokman Hekim’e sormuşlar; edebi kimden öğrendin diye?
Lokman Hekim da cevaben demiş ki; edebi edepsizlerden öğrendim. Onların yaptıklarını yapmayıp, yapmadıklarını da yaparak..
Hz. Mevlana da; "Ahlakı ahlaksızlardan öğrendim" demiştir.
"Nasıl olur ahlaksızlardan ahlak öğrenilir mi?" demişler.
Mevlana; "Evet öğrenilir, onlar ne yaptılarsa tersini yaptım ve doğrusunu buldum" demiş.
Toplumumuzda da bir çok ahlaksız insan uzun uzun ahlak ile ilgili nutuklar atıyor, ahlakın (A) sı yok hayatlarında, ahlak abidesi kesiliyorlar. Lokman Hekim ve Hz. Mevlana misali, bunlara bakıp ahlakı öğrenmek gerekir zannımca.
Ahlaklı olan ahlakı anlatmaz, zaten buna gerek duymaz. Onun yaşayışı yeter ahlakı tanımlamaya. Ahlakı diline dolayanlar ahlaksızlar oluyor genelde. Genel anlamda ahlak konusunda büyük yanılgılarımız var. Ahlakı sadece cinsellik ile bağdaştırıyoruz. Elbette işin bu tarafa bakan yönü de var lakin ahlak sadece bu alan ile ilgili değil. Halbuki, hileli ve tağşiş ürünlerle insanların sağlığıyla oynamak, üç kuruş fazla kazanmak için insanları kandırmayı marifet saymak, yüzüne övdüğü insanın arkasından ağza alınmayacak sözleri söylemek, hayat kurtarma derdinde olan ambulansın peşine takılıp yol ihlali yapmak, turisti kazıklamak, insanların ahlakından ziyade sadece ne giydiği ne içtiği.. ile ilgilenmek , doğayı kirletmek, hayvanlara kötü muamelede bulunmak, kendisine yapılan iyiliği suistimal etmekte ahlak ile alakalı mevzulardır.
Bir toplumda ahlaksızlığı meşrulaştıran sözlere örnek vermek gerekirse;
-İşini yap da nasıl yaparsan yap.
-Bu devirde böyle.
-Doğruyu söylemek sana mı kaldı?
-O iş ayrı, bu iş ayrı.
-Köprüyü geçene kadar.
-Bir kerecikten bir şey çıkmaz.
…
Hal böyle olunca insanların etik değerleri çürüyor, ahlaksızlık zirve yapıyor, ahlaklı insanlar tabir-i caizse enayi yerine konmaya çalışılıyor.
İyi niyeti : Enayilik
Nezaketi: Zayıflık
Hırsızlığı: Kurnazlık
Yüzsüzlüğü: Özgüven
Mütevaziliği, aptallık olarak değerlendiriyor bu tarz insanlar..
Ne zaman ki üstte bahsettiğimiz, örneğini verdiğimiz, örneklerini çok daha artırabileceğimiz tür ahlaksızlıkların, meziyet sayılmadığı zaman, biz de toplum olarak düzeliriz.
Ahlaksızlığı perçinleyen en önemli öge cehalettir. Okumuş cahilliği de katabiliriz bu cehaletin içine. Cehalet her geçen gün yükseliyor üstelik övülüyor da. Hem de bazı profesör unvanı taşıyan insanlar ve onların sesi olan insanlar vasıtasıyla.
Ahlaksızlık en basit örneğiyle süte su katmaktır. İnandığı gibi yaşamamak, konuştuğu gibi davranmamaktır. Ahlaksız benim ahlakıma değil, kendi ahlakına uymayandır.
Günümüz dünyasını anlatan net bir cümleyle yazımızı tamamlayalım:
Etik (ahlak) olmayan bir ortamda etik insan hep geriye düşer. Çünkü dürüst insanın ahlaki sınırları vardır fakat ahlaksızın hiçbir sınırı yoktur.