Lokman Özkul

AHLAKİ SEFALET

Lokman Özkul

Bir önceki yazımızda Avrupa’daki ahlaki sefaletten bahsetmiştik. Maalesef ülkemizde de bu yolda ilerleyenler var. Ahlak en önemli ilkedir, ahlakı yitirdiğiniz zaman diğer bütün değerleri de kaybedersiniz. Maddi olarak çok zengin biri veya meşhur birileri, ahlaki değerlerden yoksun olduğunda halka öyle bir görüntü verdiğinde ne kadar değersizleştiğini hepimiz görüyor ve müşahede ediyoruz.
Reyting almak için veya çok izlenmek için açılıp saçılanlar, sokağa çıkılmayacak kıyafetlerle arz-ı endam edenler, halkın içerisinde yapılmaması gereken gayri ahlaki olayları sergileyenler sanki gitgide artıyor gibi. İstanbul Bebek’te , Üsküdar’da ve diğer bazı yerleşim yerlerimizde yaşanan bazı olaylar bu kadar da olmaz dedirtti. Maddi yoksulluğun çaresi bulunabilir lakin ahlaki yoksulluğun çaresi çok zor gözüküyor. Çocuklarımızı gençlerimizi, yeni yetişen nesli bu ahlaki sefaletten nasıl koruyacağız?
Sosyal medya ve internet aracılığı ile istenmeyen görüntülere ulaşabiliyorlar. Magazin programları müstehcen görüntülerle dolu. Bazı sanatçı! görünümlüler klip çekiyorlar sanki şarkı klibi değil erotik kısa film gibi. Medyanın önemli bir kesiminden de destek alıyorlar, filan şarkıcıdan filan feşmekan artist veya aktristten cesur pozlar diye. Vücudunu sergilemek cesaret olmuş, muhataplarına soruyorum; sen bir meta mısın ki vücudunu, haya noktasında gösterilmemesi gereken yerlerini göstermekle sergilemekle ne amaçlıyorsun? Bu milletin evlatlarının ahlakını bozmak sizin vazifeniz mi? Herkesin hayat görüşüne, kılık kıyafetine saygı duyarız lakin gece kıyafeti ile arz-ı endam etmek de neyin nesi? Twitter da bir kadın kardeşimizin, örtülü bir bayan da değil, tweetini gördüm şöyle yazıyordu: ‘Sapıklık sadece erkeklere ait değildir, sokakta yatak odası kıyafetiyle gezen vücudunu teşhir eden her kadında birer sapıktır’. Twitterda retweetlerimde görülebilir paylaşanın kim olduğu. Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam, bir bacımızın örtüsünü açıyor diye Fransız askerini yere sermişti. Örtülü örtüsüz bütün kadınlara saygımız var herkesin hayat görüşü kendini ilgilendirir ama çocuklarımızın gençlerimizin ahlakın ifsad edecek boyuttaysa bu bizi de ilgilendirir. İfsad eden, vücudunu sergilemekle ünlü olacağını zanneden bir kadın, en son kendine engelli süsü vererek, engelli sandalyesiyle sahneye çıkma küstahlığında bulunarak, engelli kardeşlerimizin hassasiyetiyle de oynadı. En yüksek tepkiyi vermek gerekiyor bu pespayelere. Prim yaptırmamak lazım bu ne idüğü belirsizlere.
Yazıma su, ateş ve ahlak hikayesi ile son vereyim: Su, Ateş ve Ahlak dostluk kurmuşlar…
Dolaşırlarken, “kaybolursak birbirimizi nasıl buluruz” düşünce ve merakı içine girmişler!..
Suya sormuşlar; “Kaybolursan seni nasıl bulacağız?” diye.
Suyun cevabı; “Nerede bir şırıltı duyarsanız işte oradayım” olmuş.
Ateş’e sormuşlar; “ Seni yitirirsek ne yapalım” diye.
Onun cevabı da “Bir duman gördüğünüz yerde ben varım.” Cevabını vermiş.
Sıra Ahlak’a gelince meraklanmışlar ne cevap verecek diye!.
Çünkü elle tutulur gözle görülür hali olmadığı için!..
Ahlak şöyle bir kurulup karşısındakilerini düşüncelere meylettirecek cevabını vermiş. “BENİ KAYBEDERSENİZ. BİR DAHA KESİNLİKLE BULAMAZSINIZ!..”

Yazarın Diğer Yazıları