Aile toplumun temelidir. Bu temeli muhafaza etmez isek hepimiz altında kalırız. Aile müessesesi günümüzde çok büyük saldırılar altında. Evlilik dışı ilişkilerin özendirilmesi, gençlerin evlenmemeye teşvik edilmesi, flört tarzı ilişkilerin yaygınlaştırılması, aile içinde anne baba kopukluğu, bu kopukluğun çocuklara yansıması, çocukların sosyal medya ve internet dünyasında kontrolsüz bırakılmaları, çocukları istismar etmek isteyen kötü niyetli kişilerin bu sosyal ortamları kullanmaları, kendilerini farklı tanıtarak çocuk ve gençleri kendi ağlarına düşürmeleri aile müessesinin günümüzdeki en büyük problemlerindendir. Ailede; anne baba ve çocuklar arasındaki bağ kuvvetli olursa aileden bu saldırılardan en hafif düzeyde etkilenir. Ebeveyn ve çocuklar arasındaki arkadaş ortamı, özellikle gençlerin ebeveynleriyle daha iyi münasebet kurmasını sağlar. Çocuklar ve gençler ebeveynleriyle irtibat kuramazlar ise kendilerine farklı seçenekler ararlar. Bu seçeneklerde hiç olmadık kişiler olabilir. Zararlı alışkanlıkları olan insanlar ve bunların ticaretini yapanlar özellikle gençleri kendi ağlarına düşürmeye çalışıyor. Onlara önce arkadaş ve dost olarak görünüp o şekilde yaklaşarak daha sonra menfur emellerini gerçekleştiriyorlar. Özellikle anne babalar bu tiplere karşı evlatlarını ciddi anlamda uyarmak ve kendileri de bunun kontrolünü yapmak durumundadır. Çocuğu kimlere gidiyor kimlerde kalıyor, kimlerle birlikte vakit geçiriyor, bunları öğrenmek ebeveynlerin en doğal hakkıdır. Gençtir hevesini alsın veya istediği gibi yaşasın şeklindeki anne baba yaklaşımları maalesef gençleri geri dönülmesi mümkün olmayan yollara sokabilir. Genç kız ve delikanlıları vakti geldiğinde, onların da rıza ve tercihlerine uygun olarak evlendirmek anne babanın görevlerindendir. Günümüzde evlilik dışı yapılanmalar özellikle filmler, diziler ve bazı yapımlar.. aracılığıyla özendirilmektedir. Bazı dizilerde iki yabancı genç kız ve delikanlının aynı evde birlikte yaşamaları son derece sıradan bir olay gibi lanse edilmektedir. Bu da günümüzde gençlerin tercih ettiği hayat tarzlarından birisi olabiliyor. Atalarımız ‘Ateş ile Barut Bir Arada Bulunmaz’ demişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde; ‘İki Yabancı Kadın ve Erkek Mahrem Bir yerde Bir Arada Bulunduğunda, Üçüncüleri Şeytandır’ demiştir. Haliyle böyle bir birlikteliğin hiçte masum olamayacağı kuvvetle muhtemeldir. Evlatlarını başka şehirlere yüksek öğrenim için gönderen ebeveynler bu konuda çocuklarını mutlaka ikaz etmeli ve kontrolünü yapmalıdırlar. Herkesin hayat tarzı kendisini ilgilendirir lakin bu tarz yaşam şekli evlilik müessesine ve aile yapısına ciddi zararlar veriyor. Türk örf ve ananesinde ve dini anlayışımızda evlilik dışı nikahsız birliktelikler hiçbir zaman hoş görülmemiştir. İnsanlar birlikte yaşayacaklarsa onu nikah akdi ile bağlamalı ve sağlam bir evlilik müessesesi ile onu kuvvetlendirmeli. Çocukluk ve gençlik yıllarımıza döndüğümüzde bu tarz birlikteliklerin neredeyse yok dönecek tarzda olduğunu biliyorduk ve bu şekilde yaşamak isteyen insanlar da toplum tarafından kabul görmüyordu. Günümüzde ise maalesef neredeyse normal bir yaşam tarzı şeklinde görülmeye başlandı. Evlilik dışı doğan çocuklar, bunları sahiplenmeyen anne babalar, kendi hallerine bırakılan çocuklar toplumda kanayan önemli bir yaradır. Sokak çocukları ve gençleri tabir edilen kimseler de genellikle o tarz yaşantıların ürünüdür. Onun için evlilik ve aile müessesine zarar verecek yaklaşımları birlikte bertaraf edelim, çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan koruyalım. Gençlerin evlenebilmesi için imkanlar da kolaylaştırılmalı, aileler zorlaştırmamalı, günümüz örfüne uygun olarak evlilikler gerçekleştirilmelidir. Aileler ve gençler ekonomik olarak çok büyük yüklerin altına sokulmamalı, yıllarca borç, kredi ödeme gibi durumlarla karşılaşmamalıdır. Günümüzdeki boşanmaların en önemli nedenlerinden birisi, çiftlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardır. Bu da daha ziyade evlilik müessesesi kurulurken, çiftlerin çok büyük borçlar altına sokulmasıdır. Kolları boyunları ziynet eşyaları ile doldurmalar, evin bütün eşya donanımını en lüks şekilde (marka tercih ederek de) nikah ve evlilik öncesi aldırıp büyük meblağların altına gençlerin sokulması, pahalı salonların tercih edilmesi, şatafattan vazgeçilmemesi maalesef aile yapılarının bir nevi sancılı başlamasına neden oluyor. Hayırseverleri de özellikle maddi yönden evlenemeyen gençleri evlendirmeye veya destek olmaya davet ediyoruz. İhtiyaç sahibi iki genci evlendirmek zannımca 3 defa 5 defa Umre yapmaktan daha efdaldir.