Lokman Özkul

ANNE BABALAR ÇOCUKLAR SİZE EMANETTİR

Lokman Özkul

Anne babalık en kutsal sorumluluklardandır. Her anne-babanın çocuklarına karşı yükümlülükleri vardır.Onların bedensel ve zihinsel gereksinimlerini karşılamak ebeveynlere aittir. Anne baba çocuğunun, yeme içme giyim, okul giderleri vb.. kişisel ve ve fiziksel ihtiyaçlarını karşıladığında sorumluluğu bitmiyor. Onu ahlaken eğitmek, ruh sağlığı ile ilgilenmek, topluma hazırlamak, kişisel sorunlarıyla ilgilenmek, yaşına uygun davranışlarda bulunmak ve onu topluma hazırlamak en önemli sorumluluklardır. Geçen hafta bomba gibi bir iddia düştü gündeme. 6 yaşında bir kız çocuğunun 29 yaşında bir erkekle evlendirilmesi. Olay yargıya intikal etmiş durumda. İddialar her yönüyle incelenecektir. Devletimizin yetkili kurumları da bu olaya müdahildir. İddia edilen gibi bir durum söz konusuysa sorumlulara en ağır cezalar verilmelidir. Oyun çağında olması gereken, yaşı itibari ile anaokulu veya ilkokul 1. sınıf öğrencisi olabilecek bir kız çocuğunun evlendirilmesi ne İslamidir ne ahlakidir ne de insani bir davranıştır. Gelişimini tamamlamamış hiçbir kız çocuğunun hatta erkek çocuğunun da evlendirilmesi doğru değildir. Benim şahsi kanaatim, kız çocuklarının o yaş bile günümüzde daha erken yaş olmasına rağmen en az 18 yaşında olması gerekir. 18 yaş altı hiçbir kız çocuğunun, ailesinin rızası olsa bile evlendirilmemesi gerekir. Önceki günlerde Çay ilçemizden 18 yaşında bir kızımız, çalışırken tanıştığı, uyuşturucu sabıkası olan Denizli
nüfusuna kayıtlı bir gençle kendi rızası ve ailesinin de rızasıyla 18 yaşının altında resmi nikahla evleniyor. Cani koca bu genç kızımızı daha 18 yaşında iken hunharca katlediyor. Bu kızımız gibi belki daha niceleri var. Artık bu gibi vakalar son bulmalı ve gereken düzenlemeler yapılmalıdır. Çocuk yaşta kızlarını evlendirenlere ve bunlara göz yumanlara gereken cezalar verilmelidir. Anne baba çocuğu kiminle evlenecek, ona uygun mu, mutlu bir aile yuvası kurabilecek mi, bunları her yönüyle araştırmalıdır. Manavdan sebze meyve alırken bile seçerek alıyoruz. Kıyas kabul etmez lakin çocuklarımız kiminle hayat birlikteliği yapacak, bunu her yönüyle incelemeden ebeveynler olarak bunlara rıza göstermemeliyiz ve çocuklarımızı da bu anlamda diyalogla ikna etmeliyiz. Çocuklarımızın mutluluğu bizim mutluluğumuzdur mutsuzlukları da mutsuzluğumuzdur.
Gündem olan bu konu sonucunda İslam dinine saldırmak için fırsat kollayanlar hemen mal bulmuş mağribi gibi saldırdılar. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Hz Aişe validemizle o 8 yaşındayken evlendiği iftirasını gündeme taşıdılar. Bir ilahiyatçı olarak ifade ediyorum; böyle bir şey söz konusu değil. Araplarda cahiliye döneminde kız çocuklarının hiç değeri yoktu. Kız çocuklarını diri diri toprağa gömme gibi iğrenç hunharca bir adet vardı. Peygamber Efendimiz ve İslam dini bu kötü adeti kaldırmış kız çocuklarına ve kadınlara hak ettiği değeri vermiştir. Cahiliye döneminde bu kötü adetten kurtulan kız çocuklarına 7 yaşlarına kadar isim dahi verilmiyordu. 7 yaşından itibaren onlara isim veriliyor, ergenlik çağına girmeleri ile birlikte onlara 1 yaş veriliyordu. Örneğin 12 yaşında ergen olan bir kız çocuğu 1 yaşını yeni alıyordu. Hz Aişe validemiz de bu konumdaydı. 8 yaşında ifade ettikleri Hz Aişe, Peygamberimizle evlendiğinde 20 veya 21 yaşındaydı. Alemlere rahmet olarak, insanlara örnek olarak gönderilen Peygamber Efendimizin 8 yaşında bir çocukla evlenmesi kesinlikle mümkün değildir. Bu ona atılmış çok ağır bir iftiradır. Peygamber Efendimiz evlenme konusunda da son derece hassastır. Hiçbir kız çocuğunun kendi rızası olmadan evlendirilmesi konusunda rahatsızlığını sürekli olarak dile getirmiştir. Bir kız çocuğu kendisine geldiğinde, ailem beni evlenmek istemediğim biriyle zorla evlendiriyor dediğinde, o kızın babasını çağırmış ve babasına, kızını istemediği rızası olmadığı biriyle nasıl evlendirmeye kalkışırsın diyerek onu itap etmiş ve rahatsızlığını dile getirmiştir. Böyle bir şeye de müsaade etmemiştir. Peygamber Efendimiz, Kur’an-ı Kerim’de de geçtiği gibi (Necm Suresi) kendi heva ve hevesiyle iş yapmamıştır. Çok kadınla evlenmenin yaygın olduğu bir zamanda, O (s.a.v.) 25 yaşındayken 40 yaşında dul bir kadınla (Hz. Hatice) evlenmiş ve 53 yaşına kadar da tek eşli olarak yaşamıştır. Bir nevi ihtiyarlık dönemi dediğimiz dönemde, Yüce Allah’ın da izniyle, İslam dinini kadınlara öğretmek ve Arap toplumundaki bazı yanlış adetleri kaldırmak için diğer evliliklerini gerçekleştirmiştir. Bunlar da art niyet aramak ya cehalettendir ya da İslam dinine düşman olmaktan kaynaklanır.
Önceki konumuza dönersek; aileler çocuklarımıza sahip çıkalım, gidip geldikleri yerleri ve kimlerle arkadaşlık yaptıklarını onlarla da diyalog halinde takip edelim, internet ve sosyal medya ortamlarında onları yanlış kişilerle karşılaşabileceklerinden dolayı rehberlik yapalım. Bunları zorla baskıyla değil, aile ortamında bir arkadaş gibi karşılıklı konuşarak gerçekleştirelim. Unutmayalım çocuklar en büyük emanetlerimizdir.

Yazarın Diğer Yazıları