Lokman Özkul

ASKIDA AHLAK

Lokman Özkul

Askıda ekmeği biliyoruz, askıda fatura uygulamaları var ve diğerleri.. Sosyal medyada şöyle bir dizin gördüm ilgimi çekti bu yazı da oradan çıktı diyebilirim:
‘’Askıda ekmek’’ yetmez;
Askıda ahlak, askıda namus, askıda edep, askıda dürüstlük, askıda adalet, askıda vicdan, olmalı ki, eksiği olanlar alıp kullansın..
Günümüzde en çok ihtiyaç duyulan alanlardan biri ahlak alanıdır. Ahlaki zafiyetler artmaya başladı, bu kadar da olur mu diyeceğimiz, şaşkınlıkla karşıladığımız hadiseler artmaya başladı. Bu konuda birçok değerimizi yitirdik. En başta sevgi ve saygı. Sevgisiz insanlar topluluğuna dönmek üzereyiz. Hiçbir konuda genelleme yapamayız mümkün de değil zaten. Sadece bu olumsuz örneklerin arttığını da vurgulamak istiyoruz. Çarşı pazarda dolaştığımızda şöyle insanların suratlarına bakmak yeterli. Karamsar ifadeler, gülmeyen yüzler, hafif bir kıvılcımla olay çıkartmaya bahane arayan insan tipleri maalesef karşılaştığımız karakterler. Selam vermeyi kendine zül sayan, sabah kapı komşusuna bile bir günaydını esirgeyenler, hal hatır sormayı borç para vermek zanneden insanlar da bir gerçeğimiz. Saygı kavramı birçok insanı çoktan terk etti zaten. Yaşlıya hürmet azaldı, toplu taşıma araçlarında, yaşlılara engellilere, hamilelere, çocuklu kadınlara yer veren gençlerin sayısı iyice dip yaptı. 90 lı yaşlarında olan edebiyatçı yazar düşünür Yavuz Bülent Bakiler üstadın, toplu taşıma aracında ayakta bekleyip yan koltuklardaki gençlerin oturmasını ve yer vermek için hiçbir hamle yapmamaları gözümün önünden hiç gitmez. Biz bu kadar mı saygıdan bihaber olduk?.. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Nasıl durumu iyi olanlar ekmek büfelerine, fırınlara, marketlere ihtiyaç sahiplerinin alması için bir bedel ödüyorsa, ahlaken güzel olan insanlar da, zafiyeti olan insanlara örnek olmalılar, bilgilendirmeliler, kibarca uyarmalılar ve ihtiyacı olanlar da, nasıl askıdan ekmek alıyorsa, ahlakı da alıp kuşanmalıdır. Kiminin eksiği edeptir, kiminin eksiği dürüstlüktür doğruluktur, kiminin eksiği adalet kavramını uygulayamamasıdır, kiminin eksiği de vicdandır. Burada en acınası tipler vicdanı olmayan veya çoğunlukla yitirmiş olanlardır. Toplumda birçok acı olay olur, vicdanı bile sızlamaz hatta keyif bile alır. Ben iyi olayım da kim ne olursa olsun kafasındadır bu tarz insanlar. Bu insanları, para, mal mülk, mevki makam, şan şöhret şımartmıştır, hayatın bu dünyadan ibaret olduğunu zannederler, hesap verme kaygıları yoktur, en büyük hesap sorucunun Allah olduğunu bilmezler veya bilmek istemezler. Bir kısım insanları da kendi vicdanları mahkum eder lakin bu insanlarda vicdan diye bir şey yoktur. Böyleleri için şöyle denir:
Vicdanı tertemizdi çünkü onu hiç kullanmamıştı…
Edep yine en çok ihtiyacı duyulan bir ahlak kaidesi. Edebi büyükler haddini bilmek diye de tarif ederler. İnsanın sınırlarını bilmesi, bu sınırları aşmaması onun edebindedir. Lokman Hekim’e sormuşlar edebi kimden öğrendin diye.
Lokman Hekim de edebi, edepsizlerden öğrendim demiştir. Onların yaptıklarının tersini yaparak ve yaptıklarını yapmayarak.
Son olarak adalet kavramına değinelim. Her insan kendinde, ailesinde çevresinde adaleti sağlamak durumundadır. Kendi ve yakınları için iltimas istemekten çekinmeli, herkes için eşitlik herkes için aynı tutum ve davranışları beklemelidir. Adaletin edebin ahlakın terk ettiği bir yerin mamur olması mümkün değildir…

Yazarın Diğer Yazıları