Lokman Özkul

BAYRAMLAR BAYRAM GİBİ OLMALI..

Lokman Özkul

Önümüz mübarek Ramazan Bayramı. Ramazan ayının son günlerindeyiz, bizi mübarek Ramazan ayına ulaştıran ve Ramazan Bayramı’nı nasipse idrak ettirecek olan Yüce Mevla’ya hamdolsun. Bayramlar sevinç günleridir, paylaşma günleridir, mutluluğu paylaşıyoruz her şeyden önce. Ramazan ayında fitre ve zekatlarımızı vererek, ihtiyaç sahiplerinin bayrama mutlu bir şekilde ulaşmasına vesile olmanın sevincini paylaşıyoruz. Çocukları o bayramlık kıyafetleriyle görmenin, onların yüzündeki mutluluğun hazzını paylaşıyoruz. Bayramlar sıradan günler değildir, bayramları sıradanlaştırmayalım. Her şeye maddiyat gözüyle bakmayalım. Maneviyatı muhafaza edelim. Bazılarının gözünde bayram eşittir maddiyat . Bazıları tatil için bir fırsat bilir bu mübarek bayram günlerini. Bayram eşittir tatil oda eşittir para oldu artık bir kısım insanların gözünde. Bayramlaşmalar ise o çok akıllı telefonlardan yapılır hale geldi. Sarılmalar, kucaklaşmalar çok yok mesela. Sadece bir mecburiyetlik ifadesiyle yanağını karşısındaki (güya) sevdiğin insanın yanağına değdirmen gereken, tensel bir temas zorunluluğu varmış gibi sarılıp öptüm havası veriyoruz. Ama öyle değil ki bayramlar yani öyle olmamalı. Bayram deyince her yönden ekstra bir çaba yaşanmalı ama sonunda mutluluk ve gülümsemeyi de ele almalı. Tüm kapılar herkese açık, kapı önleri ayakkabılarla dolu, çocuklar şen şakrak olmalı. Sımsıkı sarılmalı herkes birbirine, ayrılırken bir sonraki bayramda tekrar görüşme temennileri dillerde terennüm etmeli. İkram edilmeli elden ne gelirse sıcak bir tebessümle. Tanımadan da bayramlaşılmalı din kardeşliğiyle. Eller öpülmeli ama mecburiyetle değil de sevgi ile. Kapı kapı gezilmeli mesela. Büyükler bekletilmemeli, çünkü onlar bayramları tatil olarak yaşamadılar hiç. Onlar bayram deyince bizlerin aksine birlik beraberlik anladılar hep. Buruk kalmamalı ne yaşlı, ne genç , ne de çocuklar. Herkesin gönlü alınmalı fakat maddiyatla değil de maneviyatla. Her evde bir uğultu, kalabalık, neşe olmalı. Yani eskiye dönmeli. Çoğumuzun aklında eski demek; nostaljik olsa da, içinde sevgi ve huzur barındırıyorsa işte o zaman hep birlikte nostaljik takılalım. Hepimiz her konuda modern çağa ayak uydurmayalım. Ama hepimiz mutlu, sıcak, samimi ve sevgi dolu yaşayalım. En azından bayramlarımıza sahip çıkalım. Nerede o eski bayramlar diye hayıflanıp durmayalım. Gözleri yollarda bekleyenleri bekletmeyelim, otel tatil sahil yerine büyüklerimizin o sımsıcak yuvalarını tercih edelim. Bu bayramda yine gelmediler dedirtmeyelim. Bayramlaşmaları akıllı telefonlardan irtibatı kopararak yapalım. Sevgiyi, saygıyı, muhabbeti tercih edelim. Hiç kimsenin bayrama buruk bir şekilde girmesine müsaade etmeyelim, yanlarında olduğumuzu gösterelim, özellikle deprem bölgesindeki insanlarımıza ve oradan yurdun dört bir yanına dağılmış kardeşlerimize. Çocukları bayram şuuruna ulaştıralım, bayramların önemini onlara anlatalım, paylaşmanın güzelliğini kavratalım. Huzur evlerini, çocuk yuvalarını, şehit yakınlarını, gazilerimizi ve hastaneleri ziyaret edip onların da bayram sevincini birlikte yaşayalım.
Hiç kimseye ‘Bayram gelmiş neyime!’ dedirtmemeye çalışalım. İnsanların dilinde bu olumsuzluğu dillendirmemeye hep birlikte milli birlik beraberlik ve dayanışma içinde gayret edelim. Biz büyük bir milletiz evvel Allah her türlü zorluğun üstesinden geliriz.
Mübarek Ramazan Bayramı’nın herkesin gönlünce olması dileğiyle, sımsıcak ve sevgi dolu bayramlar..

Yazarın Diğer Yazıları