Lokman Özkul

BİR YILIN MUHASEBESİ

Lokman Özkul

2022 Yılının son günlerini yaşıyoruz. Nasip olursa pazar günü yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Şu günlerde bazı kesimlerde yılın sonu olması itibariyle, yılbaşı kutlama hazırlıkları gözlemliyoruz. isteyen kutlayabilir, Kimse kimsenin hayat görüşüne karışamaz. Şahsi olarak kutlama tarafında değilim. Daha ziyade yılın muhasebesini yapma taraftarıyım. 31 Aralık günü bizim için normalde sıradan bir gün. Diğer günlerden bir farkı yok. Yılın son günü ve insanların tabir-i caizse şapkasını önüne koyup, bu geçen bir yılın muhasebesini yapmak için ellerine geçmiş bir fırsat günü. Bu geçen bir yılda neleri doğru yaptım neleri yanlış yaptım yapmak isteyip de yapamadıklarım neler diye düşünmek gerekiyor. Bu geçen yılda, pişmanlıklarımız ahlarımız yanlışlarımız, şunu iyi ki yapmışım dediğimiz durumlar, bunlar muhasebe yapmak için elimizdeki verilerdir. Aslında bugün elimize bir kağıt kalem alıp, kağıdın bir tarafına doğrularımızı, bir tarafına yanlışlarımızı yazıp karşılaştırmak gerekiyor. Bakalım doğrularımız mı fazla yanlışlarımız mı? Objektif olarak bu sorulara kendimiz cevap vermeliyiz. Kendimizi aldatmaya gerek de yok, bazıları her yaptığını mükemmel bilir, mükemmeliyetçidir ve yaptığı yanlışları bu yönüyle görmezden gelir. Bu hal insanın kendi kendini aldatmasıdır. Kimse kusursuz, mükemmel değildir illa ki insanın yanlışları vardır. Hele hele bu devirde olmaması mümkün değildir. Günümüz ortamı doğru olaylara zemin hazırladığı gibi yanlış olaylara da zemin hazırlıyor. Günümüzdeki çeldiriciler daha fazla. Bunlar da insanın ayağını kaydırabiliyor. Bu bakımdan bizde hesap kitabımızı iyi yapmak durumundayız. Dünyaya sadece yemek içmek, uyumak dinlenmek için gelmedik. Dünyada bulunuşumuzun bir gayesi var. Herkes imtihan dünyasında. Yaptıklarından ve yapması gerekip de yapmadıklarından dolayı sorumlu tutulacak. Örneğin, bir yere yemeğe gittiniz ola ki hesabı ödeyemediniz, halk arasındaki karşılığı ile size orada bulaşık yıkatırlar. Ancak bu dünyada yaptıklarımızdan dolayı veya yapmamız gerekip de yapmadıklarımızdan dolayı öbür dünyada hesabı ödeyemediğimizde orada bulaşık yıkatmıyorlar, onun hesabı farklı oluyor. Şu üç günlük dünyada insan ona göre yaşamalı, ona göre kendisine bir yol çizmelidir. Aksi halde istenilmeyen durumlarla karşı karşıya kalınabilir. Meşru dairede eğlenmek herkesin hakkıdır ama bazı günler vardır ki, diğer inanç mensupları bugünler de kendi inançlarına mahsus günlerden dolayı uyguladıkları, örneğin İslam dinine göre alkol gibi.. yasak içecekleri tüketmeleri hasebiyle, bir Müslüman için yılbaşı kutlamak, Diyanet İşleri Başkanlığının fetvasına göre de caiz değildir. Hindi etini sadece bu yılbaşı gününe mahsus olarak batıdan geçmiş bir adet olarak bu akşamda tüketmek, onlara benzeme alışkanlığından başka bir şey değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde şöyle diyor: “Kim kime benzerse o ondandır”.
Biz kendi değerlerimize sahip çıkmalı, diğer milletlerin günlerini kendimize örnek almamalıyız. Nasıl ki bizim Ramazan ve Kurban bayramlarımız, Batı dünyası tarafından kutlanmıyorsa, bizde onların Noel bayramını kutlama gibi bir durumda olmamalıyız. Yılbaşı gibi kavramlar, sonuçta Batı dünyası kaynaklı. Bir nevi bu yılın son gününde Noel kutlaması yapmış oluyorlar. Merhum Şair Necip Fazıl Kısakürek “7 hristiyan bir danaya ortak girmedikçe; çam ağacı süslemem”. diyordu. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a atfedilen, aslında Şair Ömer Berber’e ait olan bir şiirde şöyle deniliyor:
Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.
Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!
Bütün bunları ele aldığımızda kendi inancımıza, kendi değerlerimize uygun hareket etmeli, Batı dünyasının uygun olmayan törenlerini, ritüellerini, bayramlarını kendimize örnek almamalıyız. Kurban Bayramı için nasıl ifadeler kullandıklarını bildiğimiz insanlar, bu yılbaşı gecesinde kesilen ve tüketilen hindiler için tek bir kelam ediyor mu? Kendi katliamlarını görmeden bizim kutsal kurban ibadetimize dil uzatmaları ikiyüzlülükten başka bir şey değildir . Bizim için sıradan bir gün olan 31 Aralık gününü, biz kendi nefsimizi hesaba çekmek için kullanmalı ve önümüzdeki sene için yanlış davranışlarımızdan, hatalarımızdan kurtulmalı ve kendimizi doğruların daha yoğun olduğu bir sene yaşamaya programlamalıyız. Elbette ki yanlışlarımız hatalarımız olacaktır, bunlardan da özellikle günah anlamında Yüce Allah’a yönelmeli ve bu cürümlerimiz için de O’ndan af dilemeli, tövbe etmeliyiz.
Miladi 2023 yılının vatanımıza, milletimize hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları