Anne babaların en önemli sorumluluğu iyi evlat yetiştirmektir. İyi evlat hem ailesine hem çevresine hem de vatanına milletine hatta insanlığa faydalı olacak çocuklardır. Günümüzde sadece ailenin ihtimamı yeterli gelmiyor bunun yanında özellikle çevresi çocuğun karakterinin, ahlakının şekillenmesinde son derece önemli rol oynuyor. Bu bakımdan çocuklarımızı kendimiz aile içinde en güzel şekilde yetiştirmeye çalışacağımız gibi bunun yanında çevrede kimlerle arkadaşlık ettiği, hangi çevrelerde bulunduğu kendisine faydalı mı zararlı mı çevreler olduğu konusunda itina göstermeliyiz. Son zamanlarda daha çocuk yaşta diyebileceğimiz ilk gençlik evresinde bulunan çocukların inanılmaz olaylarına şahit oluyoruz. Geçen hafta Eyüp Sultan’da 17 yaşında bir çocuk kendisinden neredeyse 20 yaş daha büyük olan bir kadınla evlenmek istediğini ailesine bildiriyor. Ailesi de başka şehirde bulunan ve arada ciddi yaş farkı bulunan tanımadıkları ne olduğunu bilmedikleri bir kadınla evliliğe doğal olarak karşı çıkıyor. Zaten 17 yaşındasın neyin kafasındasın, neredeyse anne diyeceğin bir kadınla evlenmeye ailenin evet demesi zaten garip olurdu. Ailem karşı çıkıyor diye dönüyor, evdeki anne babasına ve yakınlarından iki kişiyi daha toplamda 4 kişiyi katlediyor. Sonra da hiçbir şey yokmuş gibi çıkıp gidiyor ve otobüse binip evlenmek istediği kadının yaşadığı şehre gittiğinde polisler tarafından gözaltına alınıyor, haliyle de tutuklanıp cezaevine gönderiliyor. Ne oldu şimdi anne baba ve diğer yakınlarının katili oldun bundan sonra ciddi bir oranda hayatın cezaevinde geçecek seni evlenme vaadi ile kandıran veya ikna eden o kadın belki kendine yeni kurbanlar arayacak. Değerli okurlar maalesef toplum çok bozuldu dış etkenlerin de etkisiyle. Çocuklarımızı gençlerimizi de çok olumsuz anlamda etkilemeye başladı. Devletimizin bütün tedbirlerine rağmen uyuşturucu kullanımı gençler arasında ciddi anlamda devam ediyor, toplum ifadesiyle bu maddeleri alıp pilot oluyor, büyük katliamlara neden oluyorlar yine bu gencin yaşlarında bir serseri hatırlarsınız hayatının baharında olan bir kadın polisimizi katletmişti ve bu şahsın 30 civarında suç kaydı vardı. Daha 20'sine gelmemiş gençler onlarca suç dosyalarıyla anılır halde. Bunların içinde uyuşturucu neredeyse olmazsa olmaz ya satıcısı ya kullanıcısı veya paravan. Bir şekilde bulaşmışlar bu rezil kötü alışkanlığa. Bir çoğu da yaptıklarından pişman dahi olmuyor en ufak bir utanma duygusu duymuyor, üstelik kameralara karşı sırıtmaktan da geri kalmıyorlar.
Maalesef bu şekilde yüzlerce çocuk genç sayabiliriz. Geçenlerde bir baba evladından yakınıyordu o da 17 yaşlarında. Düşünebiliyor musunuz bir baba kendi evladının ölümünü dahi isteyebiliyor. Hocam inanın ölse de kurtulsam diye ifade ettiğinden dolayı, ben de olur mu öyle şey o senin evladın, zararlı alışkanlıkları var kabul ediyorum anne babaya asi kabul ediyorum ama ıslah edilemeyecek bir kimse değil. Profesyonel destek alarak da bu çocuğumuzu rehabilite edebiliriz. Biz de üzerimize düşen varsa yapmaya hazırız diye cevap verdim. Bu benim yaşadığım bir örnek bunun gibi nice örnekler olabilir ama artık durum bu noktaya dahi geldi diye üzülerek ifade ediyorum. İlk verdiğim örnekte düşünün anne babanın yetiştirmek için üzerine titrediği gözünden bile sakındığı evlatları gün geliyor canlarına kıyıyor. Kardeşini, babaannesini de katlediyor hiçbir şey yokmuş gibi anası yaşındaki kadının yanına gitmeye çalışıyor. Aile içi cinayetler arttı, evlatlar asi olmaya başladı, istekleri olmayınca olmadık işler yapıyorlar. Çocuklarımıza gençlerimize sahip çıkalım sokakların, mafyavari yapılanmaların, çetelerin, ahlaksız insanların insafına bırakmayalım. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘’Bir anne babanın çocuklarına bırakacakları en güzel miras iyi terbiyedir’’ diyor. Çocuğum 18 yaşına geldi artık özgürdür diye yalancı bir özgürlük vermeyelim. Kontrolü yine bizim elimizde olsun, ne yapıyor, kimlerle arkadaşlık ediyor, kimlere takılıyor bunları bilelim. Avrupa özentisine girmeye gerek yok, Avrupa’da aile gitgide kayboluyor, bireysel yaşam ön plana çıkıyor. Arka sokakları rezil durumda, Avrupa deneyimlerimizde gördük şahit olduk. Özgürlük adı altında çocuklarımıza gençlerimize, ailemize bu kötülüğü yapmayalım. Çocuklarımızı milli ve manevi değerler ölçüsünde yetiştirelim, sorumluluk verelim, onların beşeri ihtiyaçlarını giderdiğimizde görevimizi yaptığımızı düşünmeyelim.
Onların bir de ilgilenilmesi gereken ruhsal boyutları vardır, oradaki eksikliği gideremiyorsak işin uzmanlarından destek alalım. Ruhu doyurulmamış bir birey her türlü suistimale açıktır. Buna uygun yetiştirmek de biz ebeveynlere düşüyor. Akıl ruh ve beden dünyası sağlıklı nesiller ülkemizin parlayan geleceğidir.