Mübarek Ramazan ayında hurafelerin yapılması daha da artıyor. Hurafeler dinin özüne zarar veren, dine sonradan dahil edilmeye çalışılan uydurma söz, davranış ve uygulamalardır. Hurafe, mantıkî temeli olmayan telakki ve uygulamaları, din adına ileri sürülüp benimsenen bâtıl inanç ve davranışları ifade eden bir terimdir aynı zamanda. Sözlükte ise “bunamak” anlamına gelen haref kökünden türemiş bir isim olan hurâfe kelimesi “akla ve gerçeğe aykırı düşen aldatıcı söz” demektir.
Yüce İslam Dini’ni, dine sonradan dahil edilmeye gayret edilmiş olan bid’at ve hurafelerden temizleyip, Kur’an ve Sünnet çizgisinde yaşamak, yaşatmak ve öğretmek hepimizin görevidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da ilan ettiği, günümüzde çok yaygın hurafe türlerine değinelim:
-Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde senesi olarak belirtilen mevlit okutma, türbe ve yatırlardan medet umma, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılması. Diyanet’e göre nazar boncuğu takmak, loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak, cami duvarını öpmek, iki bayram arası nikahı uğursuzluk saymak da hurafedir.
-Bir yatırın mezar taşına mum yakıp, dilek tutmak, nikah esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına bakması halinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak, gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak, evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak, mendil veya eşarp sallatmak, bunlar da sık yapılan hurafelerdir.
-Baykuş ötmesi, kara kedinin insanın önünden geçmesi, horozun vakitsiz ötmesi, insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesinin uğursuzluk sayılması, karganın ötüşünün o bölgeye gelecek belanın işareti olarak kabul edilmesi de hurafedir.
-İki bayram arasında nikah yapmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak da diğer hurafelerdendir.
– Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak gibi.. söylentiler de hurafedir.
-Cenazenin alkışlarla uğurlanması, cenazenin arkasından slogan atmak ve çiçek serpmek, cenaze için birinci ve üçüncü gününde helva ve yemek dağıtmak, kefen arasına dua, ayet ve vasiyetname koymak, ölen kimse için arefe günü kurban kesmek de sık uygulanan hurafelerdendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dışında bu dünyadan ahirete göçmüş hiç kimse için kurban kesilemez.
-Kahve falına bakmak, falcılara, büyücülere gitmek, ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak.. diğer ifade edeceğimiz hurafelerdir. Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye en iyi ölçümüzdür, hayatımızı bu iki ana kaynağa göre tanzim etmeliyiz.
Faydalandığımız Kaynak:
‘’21. Yüzyıl Türkiyesi’nde Hurafeler”
Diyanet işleri Başkanlığı Yayınları