Lokman Özkul

DOĞRU SÖYLEYENİ DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR

Lokman Özkul

Malum bu bir atasözü. Her atasözü doğru kabul edilebilir mi? Akıl mantık süzgecinde değerlendirmek gerekiyor. Yoksa her duyduğumuzu doğru kabul edersek veya eskiler şöyle şöyle söylemiş diye sorgulamadan körü körüne uyarsak hata yapmış oluruz. Atalarımız ekseriyetle çok doğru ifadeler kullanmışlar, atasözlerinin çoğunluğu doğru ve mantıklıdır az da olsa ayıklanması gerekenler vardır. Doğru Söyleyeni Dokuz köyden Kovarlar atasözünü de buna ekleyebiliriz. Bu sözün doğruluk payı yok mudur? Elbette vardır. Bazı muhitlerde yalan o kadar yaygınlaşmıştır ki, orada doğru söyleyenlerin kıymeti bilinmez, toplum dışına çıkarılabilir bu insanlar. Bazı insanlara ‘Doğrucu Davut’ yakıştırması yapılır. Çünkü o insanlar ne olursa olsun doğruyu söylerler, yalanı asla sevmezler, bu da bazı insanların hoşuna gitmez. Yalandan iftiradan beslenen insanlar neden doğrudan ve doğrulardan hoşlansınlar ki? Bu eşyanın tabiatına da aykırıdır. Bazı insanların da ağzına pelesenk olmuş, şöyle diyorlar: Eğer doğruyu söylemek gerekirse.. Ne demek bu şimdi? Doğruyu söylemeyeceğiz de ne yapacağız. Yalanlardan beslenmeye, insanları kandırmaya devam mı edeceğiz? Münafıklığın en önemli alametini üzerimizde taşımaya devam mı edeceğiz?
Dokuz köyden değil doksan dokuz köyden de kovulsak doğruyu söylemeye devam edeceğiz. Birileri istiyor diye eğip bükmeyeceğiz sözleri. Yalanları; beyaz yalan pembe yalan gibi.. meşru göstermeye çalışmayacağız. Doğru söyleyenler olarak, diyelim ki atasözünde olduğu gibi dokuz köyden kovulduk biz de gideceğiz o zaman onuncu köyü kuracağız. Yalan iftira karşısında pes etmek yok, çünkü doğruların yardımcısıdır Hz. Allah. Allah’ın en sevmediği iki kötü huydan biridir yalan. Diğeri de kibir. Bu ikisi zaten bir arada düşünülmelidir. Yalanı doğuran sebeplerden biri kibirdir.
İnsanlar iyi eğitildiği takdirde, nitelikli bir öğretim gördüğü, özgür ve cesur yetiştirildiği takdirde, Hakk korkusunun kul korkusundan baskın olduğu zamanda bu sözün çok ta fazla bir anlamı olmazdı. Milli şairimizi Mehmet Akif Ersoy şöyle diyordu:
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.
Tabir-i caizse, doğru söylemesinden dolayı dokuz köyden kovulanlardan biriydi Akif. Lakin hiçbir güç O’nu bu özelliğinden vazgeçiremedi.
George Orwell’in de çok sevdiğim beğendiğim bir sözü var, O da şöyle diyor:
“Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder.”
Hz. Mevlana’ya atfedilen, gerçekte Osmanlı Devleti’nin manevi fatihi Şeyh Edebali’ye ait olduğunu bildiğimiz eşsiz bir dörtlükle yazımıza nokta koyalım:
Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni
Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni
Ne doğruyu aç gördüm ne eğriyi tok
Eğri yay elde kalır, menzil alır doğru ok…

Yazarın Diğer Yazıları