İçinde yaşadığımız 21 yüzyıl, Dünya da çok önemli değişikliklere gebe gözüküyor. Özellikle 2023 yılından itibaren başlayıp bu yıl da devam edeceğini düşündüğümüz birçok olay dünyada değişimi beraberinde getiriyor. En son devlet görünümlü terör örgütü İsrail’in Gazze’ de uyguladığı soykırım sadece Müslüman dünyasında değil aynı zamanda tüm dünyada özellikle Hristiyan aleminde insan hakları açısından yankı buldu. Yönetimlerinden bağımsız olarak, Batı Dünyası insanları bu soykırıma karşı gösterilerde bulundular, tepkilerini gösterdiler, göstermeye devam ediyorlar.. Siyonist Yahudilerin bu soykırımı, Batı dünyasında İslamiyet’e yönelişi artırdı. Ajanslardan, sosyal medya organlarından, basın yayın kuruluşlarından devamlı ihtida olaylarını görüyoruz yani Hristiyanlık veya başka dine mensup olan insanların, bu zulme karşı özellikle Müslüman kardeşlerimizin sabrını direncini, Allah’a olan itimadını bağlılığını gördükçe, hak din İslam Dini’dir diyerek Müslümanlığa geçiş yaptıkları malumumuzdur. Avrupa’da bu uzun zamandır vardı ama İsrail-Gazze olayları bunu üst noktaya getirdi. Bu şunu gösteriyor: Bu gidişle Avrupa, Batı dünyası Hıristiyanlıktan ekseriyetle Müslümanlığa geçiş yapacaklar. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur adlı eserinde, İsevilerin ahir zamanda Müslümanlığa geçiş yapacağı yönünde bilgiler veriyor. Allah’u a’lem, doğrusunu Allah bilir lakin içinde bulunduğumuz zaman ve göstergeler, Hristiyan aleminde dengelerin değişeceği ve Müslümanlığın dünyaya hakim olacağını ortaya koyuyor. Müslümanların hakimiyeti dünyaya barış ve huzurdan başka bir şey getirmez. Müslüman zalim olmaz olamaz, olursa da Müslüman değildir zaten. Yalnız, Kur’an ve Sünneti Seniyye doğrultusunda saf Müslümanlığın tercih edilmesi daha doğru bir yaklaşım olur, Taliban tarzı.. yaklaşımların insanları Müslümanlıktan uzaklaştırdığı açıktır. Terör devleti İsrail’in ve onun ağa babalarının sonunun oldukça yakın olduğu aşikardır. Hiçbir zulüm ilelebet sürmez. Kendini dünyanın süper gücü olarak ifade edenler, dünyanın en fakir ülkelerinden Yemen’e füze, bomba yağdırıyor. Yemenliler şu an için onlara galebe çalmış durumda. Açık denizlerde onlara geçiş hakkı tanımıyorlar. Rusya, Ukrayna’yla baş edemedi, Ukrayna’da mazlumu oynarken zalimin yanında yer aldı. Her tarafta bir hareketlilik var, temenni etmeyiz ama dünya yeni bir cihan harbine gebe olabilir. Çin, Kore gibi.. ülkeler farklı bir arayış içinde, İran farklı emeller peşinde, ülkemizin güneyinde teröristan kurma çabaları devam etmekte. Allah’ın izniyle bu teröristan kurulmasına da asla müsaade etmeyeceğiz, terörle mücadelemiz ve onların ağa babalarına karşı mücadelemiz devam edecektir.
Güneşin doğduğu zaman, zifiri karanlıktan hemen sonrasıdır. Şu an, Dünya da bu karanlığı yaşıyor, umuyor ve temenni ediyoruz ki, bu zifiri karanlığın sonu aydınlıktır. Dünyada zulüm zirve noktaya çıkmış durumda, Allah zalimlere mühlet verir ihmal etmez. Zamanı geldiğinde dünyadaki bütün zalimlerden mazlumların intikamını alır, öbür dünyada verecekleri hesap başka olmak üzere. Ülkemize bu noktada çok büyük görevler düşüyor ve vatandaşlar olarak bizlere de. Mazlumların yanında olmaya devam ediyoruz, mazlum milletler temsilcileri olarak Türkiye’yi görüyorlar, beklentiler ülkemizden yana. Ülkemizi hak ettiği yere getirmek ve hakiki süper gücün kim olduğunu göstermek bizlerin vazifesi. Dünyaya zulümle hükmeden çakma süper güçlerin cilaları dökülmüş durumda. Onların ne olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Kendi içlerindeki karışıklıklar tavan yapmış durumda. Kitlesel faaliyetleri engelleyemiyorlar. Şimdiye kadar yaptıkları renk ve ırk ayrımcılığına karşı insanlar isyan etmiş durumda. Kaymak tabaka hayatını yaşarken bir kısım insanlar sokaklarda sefalet içinde yaşıyor. Sokaklar evsiz barksız, yurtsuz insanlarla dolu. Bu gidişin sonu onlar için yıkılış. Dünyada hiçbir devlet ilanihaye hakimiyeti yaşamadı. Bunlar da yaşamayacaklar. Özellikle terör devleti İsrail, 1947 den bu yana ağa babasıyla birlikte dünyaya huzur vermedi. Dünya tarih sahnesinde 50 yıl 100 yıl çok fazla değil. Her ne kadar bize çok gözükmüş olsa da bunların süreceği sefa bu kadar olacak sonra yerle yeksan olacaklar diğer bir deyişle ektiklerini biçecekler. Biz sabırlı olalım, mazlumların yanında zalimlerin karşısında durmaya devam edelim, ülkemizi hak ettiği noktaya getirmek için çalışmalarımızı yoğunlaştıralım. Yazıyı yazdığım gün itibariyle ilk astronotumuzu uzaya gönderme günümüz. Astronot Alper Gezeravcı’ya ve bu konuda emeği geçen herkese tebriklerimizi sunuyor ve Allah’tan muvaffakiyetler diliyoruz.
Yazımı Necip Fazıl Kısakürek’in mısralarıyla tamamlamak istiyorum:
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!