Lokman Özkul

FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Lokman Özkul

Bir spor yazarı ve yorumcu olarak öncelikle ifade edeyim ki; spor alanlarına, camilere, kışlaya ve eğitim kurumlarına kesinlikle siyaset bulaştırılmamalı. Spor müsabakalarının yapıldığı tribünler olsun, spor salonları olsun, buradaki taraftarlar kendi takımlarına olumlu anlamda motive edici tezahürat yapmalı ve takımlarının itici gücü olmalıdır. Spor dışı ifadelerle yapılan tezahüratlar veya protestolar, öncelikle kendi takımlarına zarar verir, sporcuların motivasyonunu düşürür. Özellikle futbol dünyada çok büyük bir endüstridir. Takımların maliyetleri milyon dolarları hatta bazı büyük kulüplerin maddi değeri milyar dolarları buluyor. Haliyle bu kadar büyük paraların dolandığı alanda birçok olumsuzluktan da bahsedebiliriz. Dünyada hemen hemen her ligde, maçlara bahisler oynanıyor. Bir kısım insanlar bu bahislerle, bazı maçları manipüle edip olduğundan farklı tarafa çevirebiliyor. Bahis olayları dışında, futbolu ve spor alanlarını zedeleyen nedenler var. Bunlara şimdi geniş geniş yer vermeyelim biz tribünden bir taraftar gözüyle değerlendirmeye çalışalım hadiseleri..
Pazar günü, Afyonspor’un da grubunda yer alan iki takım Bursa’da karşı karşıya geldi: Bursaspor-Amed Sportif Faaliyetler. Gerilimi çok yüksek bir maçtı, Diyarbakır’da ilk yarıdaki maçtan dolayı da bu açıkçası bekleniyordu (olmasa daha iyiydi). Bursasporlu futbolcular polis araçlarıyla stada alınmışlardı. Bu maçta bazı paçavralar tribünlerde sergilenmişti. Bu maç dönüşü Amed sportif Faaliyetler, takımımız Afyonspor ile karşılaşmıştı. Haliyle Afyonspor taraftarları bu görüntülerden dolayı etkilenmişti ve Afyon’daki maçta tribünler Türk bayrakları ile donatılmış, maça ayrı bir anlam yüklenmişti. Bu maçı canlı olarak yorumcu olarak da değerlendirmiştik, maç sonrası değerlendirme yazımda, bir futbol müsabakasına futbol dışı bir anlam yüklenmesini doğru bulmadığımı ifade etmiştim. Afyonspor bu maçın sıkıntılarını uzun süre üzerinden atamamıştı. Tabii bunlar evveliyata dayandığı için taraftarın böyle bir tepki göstermesi doğal karşılanabilir. Şiddete bulaşmadıktan sonra takımını itici güç anlamında desteklemek motive etmek elbette ki taraftarın görevidir. Afyonkarahisar’daki bu maçta oldukça gergin geçmişti ve maç aynı gerginlikle tamamlanmıştı. Şimdi Afyonspor bu hafta Diyarbakır deplasmanına bu maçın rövanşı için gidecek. Orada yaşanabilecek hadiselerden dolayı endişeliyiz. Temennimiz odur ki inşallah herhangi bir olumsuzluk yaşamasın. Bu konuda Diyarbakır Valiliği’nin ve Emniyet Müdürlüğü’nün gereken tedbirleri alacağını düşünüyoruz.
Bursa’da yaşanan hadiselere gelecek olursak; neredeyse futbol dışında her şey vardı. Futbol yok muydu, görüntüde vardı, sonuçta Bursaspor’un 2-1 galibiyeti ile de tamamlandı maç lakin bir futbolsever olarak bu görüntülerden dolayı son derece üzüldüm. 90’lı yılları andıran beyaz Toros araç resmi ve Yeşil kod adlı kriminal bir kişinin tribünlerde resminin yer alması kabul edilebilir bir durum değildi. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu bu konu hakkında gerekenlerin yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Bu tür hadiseler maalesef camialar arasındaki sorunları daha da büyütür içinden çıkılmaz hale getirebilir. Futbol sahada kalmalı ve saha dışı etkenler oyun alanına yansımamalı. Bursa’da bizim Diyarbakır’da bizim, ayrımcılığı körükleyecek bu tarz girişimlerden uzak durmak gerekiyor. Futbolcular bu işten ekmek yiyen, para kazanan oyuncular. Diyarbakır takımından 9 oyuncu İstiklal Marşı’nı söylediler, oyuncuların profillerini inceledim bütün kadroda 3 veya 4 oyuncu hariç hepsi Türkiye’nin diğer şehirlerinden hatta birisi Bursa kökenli. Diyarbakırlı olması diğer oyuncuların yasa dışı bir kimse olmalarını gerektirmez. Oyuncular bugün bu takımda yarın başka bir takımda olabilir. Onlara terörist muamelesi yapmak son derece yanlış. Devletin güvenlik güçleri, adli makamları var, herhangi bir suça karışmışlarsa, terörü veya teröristleri övücü açıklamalar yapmışlar ise haklarında gereken yapılır. Böyle bir şey olmadığı takdirde bu oyunculara futbol dışı anlamlar yüklemek son derece sakıncalı bir durum. Sporu ve futbolu oyun alanları içinde tutalım. Birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu zaman dilimlerinde ayrımcılığı körükleyecek davranış ve söylemlere girmeyelim. Türkiye Futbol Federasyonu’ da bundan sonraki sezonlarda bu iki takımı aynı grupta buluşturmamalı. İki şehrin ileri gelenleri de bu gerginliğin sona ermesi için gerekli adımları atmalı. Belki zor ama iki taraf birbirine zeytin dalı uzatmalı. Maç için son sözlerim olarak; su savaşı yapılan, sahaya yabancı maddelerin atıldığı, oyuncuların üzerlerine isabet eden yabancı maddeler eşliğinde yapılan bu müsabaka benim için asla bir spor müsabakası olmadı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; sporcular için kullandığı şu sözün, bütün spor kesimleri için gerekli olması gerektiğini düşünüyorum: “Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’’

Yazarın Diğer Yazıları