Gençler geleceğimizdir, geleceğimize sahip çıkmak durumundayız. Bizler de genç olduk, yetişkin her insan da bu aşamadan geçiyor. Bu dönem insanın kanının kaynadığı, kıpır kıpır olduğu, soruların zihinde geniş yer bulduğu, arayış içinde olanlara farklı seçenekler sunan bir dönemdir. Bu dönemi iyi değerlendiren gençler geleceğe güvenle bakar, ailesine devletine milletine faydalı bir fert olur. Gençlik çağını heva ve hevesine kapılarak değerlendirmiş, nefsinin esiri olmuş, rahat bir hayat yaşayacağım, özgür olacağım diyerek yaşayan ve yaşamış olanlar da maalesef bu dönemi iyi değerlendirememiş olacaktır. Halk arasında çok söylenir, gençtir yapar diye. Gençtir yapar diye diye, haramları yanlışları gençlerimize meşru göstermeye çalıştık ve devam da ediyoruz. Nikah dışı ilişkiler, flörtler, zararlı alışkanlıklara müptela olma, özgür olacaksın diye dinden uzaklaştırma başta sayabileceğimiz olumsuzluklar. Türk-İslam geleneğinde olmayan ve olmaması gereken durumlar bunlar. Hiç kimse; kaç tane sevgili değiştirmiş, kaçıyla flört yapmış birini kendine eş kabul eder mi? Edenlere sözüm yok, mideleri kaldırıyor ki yapıyorlar. Meşru dairede evlilik öncesi birbirlerini tanıyıp görüşebilirler, bunların ölçüleri bellidir. Helal kafi iken harama girmeğe lüzum yoktur.Geçen haftaki yazımızda dizilere değinmiştik. Bazı dizilerin ve programların özellikle dijital platformlarda yayınlananların, gençlerin ahlakını bozmada çok büyük etkisi var. Dijital platformlarda sansürleme yani bipleme de yok, olduğu gibi uygunsuz ifadeleri veriyorlar ve bunlar insanlarımız tarafından normal karşılanabiliyor. Argo küfür çok hoşa gider hale geldi neredeyse argosuz küfürsüz dizi film çekilemeyecek diye bir kanı oluşturuluyor. Böyle bir şey yok tabii ki. En güzel şekilde argosuz küfürsüz müstehcen ifadeler içermeyen dizi ve filmler de yapılıyor pekala. Dijital platformun birinde kız, şovmene babam sana çok pis adam diyor, şovmen de ona ben de senin babana küfrederim ödeşiriz diyor küfrediyor ve oradaki herkes kız dahil kahkahalarla gülüyor, bu mu olmalı ahlaki seviyemiz?Alkol ve madde bağımlılığı gençlerde maalesef giderek artıyor, istatistikler bunu gösteriyor. Kullanma yaşı gitgide düşüyor. Alkol ve madde bağımlılığından zihinleri bulanmış gençlerden ne bekleyebiliriz ki? Bu konuda hepimize görev düşüyor öncelikle ailelerden başlayarak. Bunlar birilerinin evlatları. Anne babalar evlatları ile daha çok ilgilenmeli, gençsin yapsın, hayatını yaşasın dememeli. En çok zararı kendileri çeker, topluma da çektirirler. Sokakta yaşayan, kimsesiz olanlarla da sorumlu kurumlar ilgilenmeli ve bağımlılıktan gençlerimizi, insanlarımızı kurtarmalılar. Devletimiz bağımlılıkla mücadele ediyor, bizim de sorumlu vatandaşlar olarak bu konuda destek olmamız gerekir.İnanç konusunda da; bazı gençlerimiz özgür bir şekilde hayatımı, gençliğimi yaşayacağım, helal haram gibi konularla kendimi kısıtlamayacağım diyerek İslam dışı inanışlara yöneliyor. Deizm ve ateizm bu konuda başta gelenlerden. Yapılan araştırmalar ve gözlemler de ortaya koyuyor ki, gençler arasında bu izm.. ler yayılıp gidebiliyor. Maalesef kötü örnekler iyi örneklere nazaran daha hızlı bir şekilde etki eder hale gelmiş. Dünya hayatı bir oyun eğlence ve gününü gün etme yeri değildir. Meşru dairedeki eğlenmeye kimse bir şey diyemez. Dünya hayatı insan için bir imtihan yeridir, tekrarı olmayan bir tiyatro sahnesi gibidir, oyunumuzu rolümüzü oynar ve bu dünyadan göçer gideriz. İyi oynayabilmişsek, imtihanı kazanabilmişsek ne ala, kötü oynayıp imtihanı kaybetmişsek vah bize. İnsan inansa da inanmasa da onu bekleyen son bu şekildedir. Unutmayalım ki; haramda huzur arayana huzur haram olur.