Lokman Özkul

İnsanlığın İmtihan Yeri: Gazze

Lokman Özkul

Gazze yüreklerimizi yakıyor, içimizi parçalıyor, görüntüler inanılmaz halde. Soykırım olanca hızıyla devam ediyor, soykırım altındaki kardeşlerimiz, çocuklar, bebekler;  açlığa, susuzluğa terkedilmiş durumda. Kelimeler yetersiz kalıyor, sözde medeni, hümanist dünya da seyretmeye devam ediyor. Anadolu’dan Gazze’ye Bir Nefes platformu üyesi aktivistler, duyarlı Müslüman kardeşlerimiz, 23 Mayıs Cuma günü Anadolu’dan Gazze’ye yola çıkıyorlar.

Gazze’ye girmek için mücadele verecekler, belki de hayatlarını ortaya koyacaklar. Aslında tüm İslam ümmetinin hatta insanlığın yapması gereken Gazze’ye girmek ve oradaki kardeşlerimizi;  zulümden soykırımdan, açlıktan ve susuzluktan kurtarmak.. Platform üyesi kardeşlerimizi tebrik ediyorum duyarlılıkları için..
Yazımın geri kalanını, Anadolu’dan Gazze’ye Bir Nefes platformundan aktivist Fatih Tuğra Doruk’un sözlerine bırakacağım:

‘Vallahi; zerre aklı olan çokça ağlar.

’Erkeklerin kahrolması diye bir şey duydunuz mu?

Gazze’yi yalnız bırakarak, onları değil kendimizi kahrediyoruz aslında… Geleceğimizi… Dünyamızı… Ahiretimizi…

Kardeş kardeşi zor zamanda yalnız bırakır mı? Bırakır mı çaresizce düşmanın eline? Muşambadan çadırların üzerine tonlarca bomba atılmasına göz yumar mı hiç?

Vallahi ya zafere ulaşacaklar ya da zafer uğrunda şehid olup Allah’ın huzuruna çıkarak ahiretlerini kurtaracaklar…

Ben çok korkuyorum. Çok ama çok korkuyorum. Bizi; Allah ve Resul’üne şikayet edecekler ahirette:

“Yâ Resulullah! Fatih kulun yalan söyledi! Ümmet-i Muhammed’e tarafım, onlardanım!” dedi ama BİZLERİ YALNIZ BIRAKTI YA MUHAMMED!

diyecekler….

Hakim olan Allah azze ve celle’nin zâtı şahid… Allah’ım; beni ve sevdiklerimi adam etsin…

Dünyevî menfaat içerisinde kaybolan bizleri adam etsin…
Öpmeye kıyamadığımız, koklamaya doyamadığımız, hastalanınca başucundan ayrılamadığımız evlatlarımızı tonlarca bomba ile katlediyorlar…

Hasbunallahu vel nimel vekil…

Gazze; kendi payıma, bana, bırak müslüman olmayı, insan dahi olamadığımı sert bir tokatla gösterdi. Allah’a teslim olmak nedir, öğretti. İman nedir, canlarını vere vere gözüme sokarak anlattı. Ben; Gazze’nin, Gazzelilerin inandığı ALLAH’a inanıyorum…

Ey Rabbim!

Ettiğim tövbelerime, kendim için istediğim her ne varsa tövbe ettim. Özür dilerim. Vallahi ben nefsime zulmettim, dünya hayatına daldım, kardeş olduğumu unuttum vurulan kardeşlerimle… Yalnız bıraktım onları ama ne yapayım? Bilmez bir halde, oradan oraya; onlara yardımcı olmak için canla başla koşturdum. Bir çıkış kapısı aradım. Kovulduğum kapılara dahi defaatle gittim… Ey Allah’ım… Gazze’ye katından şanlı bir nusretle imdât eylemezsen eğer, yeryüzünde seni hakkıyla tesbih edecek kimse kalmayacak… Onlara merhamet et… İzin ver, takdir buyur; kurtulsunlar ve gelip BENİ de kurtarsınlar…

Şüphesiz sen işiten, gören, her şeyi bilen; merhametlilerin en merhametlisin.

Yalvarıyorum, beni ve sevdiklerimi adam et. Gözyaşlarımız hürmetine; 

Gazze’ye merhamet eyle’’

Yazarın Diğer Yazıları