Geçen haftaki yazımızda hurafeler üzerinde durmuştuk. Bu haftaki yazımızda da, dinin aslına zarar veren, dinin aslından olmayan, dine daha sonra dahil edilen bid’atler üzerinde duracağız. Bid‘at, Şâtıbîadlı alimtarafından “sonradan ortaya konan dinî görünümlü yol” olarak tarif edilmiştir. Bid‘atın iyi veya kötü diye nitelendirilmesi isabetli olmaz, bazıları bid’atihasene ve seyyie yani iyi ve kötü diye tasnif etmişler lakin bid‘atın iyi olması söz konusu değildir; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘Her Bid’at Dalalettir, Her Dalalet Ateştedir’ demiştir.Kur’an-ı Kerim ve Sünneti Seniyye’ye sarılmalı başka yollara sapmamalıyız.Günümüzde İşlenen Bazı Bid’atlereDeğinelim?
İbadetlere bir şey ilave etmek bid’attir, fıkıh alimlerine göre büyük günah sayılır. Dinimiz noksan değildir. Hâşâ Allahü Teâlâ veya Peygamber Efendimiz dinde bir şeyi eksik bırakmış da, daha iyisini biz mi yapacağız? İbadete bid’at karıştırmak, Allahü Teâlâ’nın dininde noksanlık bulmak, koyduğu hükümleri beğenmemek, dini değiştirmek olur Allah muhafaza.
Mesela akşam namazının farzını 3 rekat yerine, daha fazla ibadet etmek için, 4 rekat kılmak bid’attir. 3 yerine de geçmez, namaz olmaz, tekrarı gerekir.Kur’an-ı Kerim’i teganni yani name ile okumak, çok güzel okuyor desinler diye farklı arayışlara girmek. Sünnet ile farz namaz arasında dua etmek, tesbih çekmek, farz öncesi müezzin tarafından sesli üç İhlas okunması da bid’attir. Keza namazlardan sonra imam ile eli göğse koyarak selamlaşmak da aynı şekilde.
Bir kabirden başka bir yere nakledilirken tekrar cenaze namazı kılmak, ölü evinden helva vs. dağıtmak, Zekeriya sofrası diye adak yapmak, kısa sakala sünnet demek de bid’atlerdendir..
Ücretle Kur’an okumak bid’attir.Kur’an, Allah rızası için okunur bunun karşılığında maddi bir ücret beklenmez, verilmez ve alınmaz. Mübarek gecelerde, camilerde fazla ışık yakmak bid’attir haliyle israftır. Büyük zatların ölüm yıldönümlerinde matem tutmak da bid’attir.Mezar taşlarına resim koymak, methiye yazmak bid’attir.Türbe veya camilerde tavaf eder gibi dönmek de bu guruba dahildir.
Şu halde, sünnet ile farz arasında dünya kelamı konuşmamalı, dua, sure veya üç İhlâs okunmamalı huşu ile farz beklenmelidir, Efendimiz (s.a.v.) in uygulamaları bu şekildeydi. Hele bu okumaları âdet hâline getirmek katmerli bid’attir. İbadetlere ilave yapmak, dini değiştirmeye çalışmak olur. Hadis-i Şerif’te, (İbadetleri bizim gibi yapmayan bizden değildir) buyuruluyor. (Mizan-ül Kübra)Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah tarafından emredilen ibadetler, Peygamber Efendimiz tarafından nasıl yapılmışsa (İbadetleri Benden Gördüğünüz Gibi Yapın: Hadis) o şekilde ibadet edilir (şunu yapalım, ötekini ilâve edelim) veya, (Hocamız böyle yapıyordu. Biz de öyle yapalım) demek, dinde reform olur. Asla caiz olmaz.Rabbim bizi Sırat-ı Müstakim’den ayırmasın, huraflere ve bid’atlere bulaştırmasın..