İkinci dini bayramımız yaklaşıyor, 28 Haziran Çarşamba günü kurbanı idrak edeceğiz inşallah. Salı arefe, arefe gününün de çok önemli bir yeri var. Aynı zamanda Hacc Mevsimi bu zamanlar. Kurban bayramının en önemli ibadeti kurban kesmek elbette ki. Kevser Suresi’nde Yüce Yaradan “O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” diye emrediyor. Hanefi Mezhebi’nde kurban kesmek vaciptir, dinen kurban kesmesi vacip olan ve kesebilecek durumda olanlar ya ferdi ya da ortak hisse olarak kurbanlarını kesecekler. Allah kabul etsin diyelim şimdiden. Nisap miktarı mala veya paraya sahip olanlar bu ibadetle mükelleftir. Bu sene gerek kurbanlık sayılarındaki azalmalar gerekse fiyatlardaki artışlardan dolayı kurban kesim miktarı önceki yıllara göre düşecek gibi. Bir hizmet olarak, Diyanet Vakfı olsun diğer STK’lar olsun, yurt dışında da vekaletle kurban kesimi yaptırıyor. Oradaki insanların da ciddi anlamda ihtiyaçları var. Senede bir defa belki ağzı kurban eti gören insanlar var. Ülke içinde de bu tip hizmetler devam ediyor tabii ki de. Ülkemizde de hem maddi durumundan dolayı kurban kesemeyen hem de ihtiyaç sahibi insanlara, kesilen kurbanın 1/3’ü dağıtılmak durumundadır. Kurban paylaşmak yakınlaşmaktır, mana olarak da ‘kurbiyet’ anlamının karşılığı yakınlaşmaktır. Kesilen kurbanın 1/3’ü de akraba eş dost, ziyaretçiler ile birlikte yenir, geri kalan kısım da ailenin kendisine aittir. İsterse daha fazlasını da verebilirler, aile kalabalık ise biraz daha kendilerine ayırabilirler. Yalnız kurban etinin lezzeti hiçbir ette yok. İbadetin verdiği ‘kurbiyet’ ve ‘rıza dairesi’ ile kurban eti çok lezzetli oluyor. Mümkün mertebede bir gün bekletip o şekilde tüketmek daha sağlıklı ve faydalı hatta leziz olur. Kurban bayramında özellikle çocukları sevindirelim. Yetim ve öksüzlere kol kanat gerelim. İmkanı olanlar, onlara bayramlık alalım, ceplerine harçlık koyalım. Çocuklar, yetimler öksüzler gülerse bayram O bayram olur. Çocukların gözlerindeki ışıltı, bayram sevinci, size gösterdiği tebessüm çehre, bütün moralinizi düzeltiyor ve bayramın tadına varıyorsunuz. Şöyle bir çocukluğumuza gittiğimizde, arefeden bayramlık kıyafetlerimizi yatağımızın yanına, ayakkabılarımızı yastığın hemen yanına koyardık. Ertesi gün o kıyafetleri giyer ayakkabılarımızı da ayağımıza takıp, bayram namazının yolunu tutardık. Namazdan sonra bayramlaşma, daha sonra aile fertleri ile evde bayramlaşma, harçlık alma ve kahvaltıdan sonra diğer akraba ve komşularımızı ziyaret edip ellerini öperek, şeker alırdık verenlerden de harçlık. Bizim çocukluğumuzda harçlık veren çok yoktu açıkçası, 5-10.. demeyelim çocukları sevindirelim, çocukların birçoğu para hesabı yapıyor, bayrama şu kadar para topladım diye. Onların bu sevinçlerine bizler de katkıda bulunalım. Haliyle bayram yaz tatili içinde. Okullar tatile girdi, bir kısım insanlarımız ailecek tatile ve tatil beldelerine gittiler, bazıları da yaz tatilini geçirmek için memleketlerine. Ne olursa olsun bayramda büyüklerimizin yanında olalım, onlara bayramı mahzun geçirttirmeyelim.Bir telefonla bir sms ile savuşturmayalım. Gurbette, çok uzakta, gitme imkanı yoksa ancak o zaman tercih edilebilir bu yöntemler.Eskiye nazaran azalan ziyaretleri canlandıralım sosyal bir hayat yaşadığımızın farkında olalım. Hastanelerde tedavi gören hastaları, huzurevlerinde yaşayan yaşlıları ziyaret ederek bayramın sevincini onlara da yaşatıp, şifa ve hayırlı ömürler dileyelim. Kurban kesenler, hayvanları ehil insanlara kestirelim, hayvanlara eziyet etmeden. Bu hayvanlar Allah’a kurban olmuş hayvanlar bu bilinçle yaklaşalım onlara. Bayramda küskünlükleri dargınlıkları bir kenara bırakalım, bu mübarek zaman diliminde de devam ettirmeyelim bu olumsuz nahoş durumları. Üç günlük dünya için kırıp dökmeyelim insanları. Depremzede insanlarımızı hatırlayalım, çok büyük bir badireden çıktılar, yakınlarını varını yoğunu kaybedenler oldu bu bayramda onlara da bir neşve olalım. Yalnız olmadıklarını hissettirelim. Deprem bölgesine etlerimizi ve yardımlarımızı aktaralım. Bayramları bayram gibi yaşayalım ‘nerede o eski bayramlar’ diye hayıflanmayı bırakalım eski bayramların doğallığını günümüze taşıyalım, insan faktörünün olduğu yerde her şey olur. Eski eskide kaldı genel anlamda, şimdi yeni dönemler var. Şimdiyi eskiye götüremediğimiz gibi eskiyi de günümüze taşıyamayız. Önemli olan samimiyet yakınlık ve bir arada bulunma. Bayram ziyaretlerinde akıllı! telefonları bir kenara koyalım muhabbetin tadına varalım. Sosyal medyadan bir süre kendimizi kısıtlayıp sosyal meydana inelim. Hiç kimseye gelip gitmeden, misafir almadan ‘nerede o eski bayramlar’ demenin bir anlamı yok. Bayramın hakkını vererek yaşayalım, iyi ki var bu bayramlar diyelim. Tatil günleri değil de birlik beraberliğin ‘kurbiyetin’ zirve yaptığı günler olsun bayram günleri. Türk ve İslam aleminin kurban bayramını şimdiden tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum..