İki hafta süreyle İspanya’nın Barcelona şehrinde bulunduk. Bu süreçte gözlemlerde bulunduk. Olumlu ve olumsuz taraflarını müşahede etme imkanımız oldu. Her şeyden önce modern bir şehir, tarihlerine sahip çıkmışlar, tarihi binalar olduğu gibi muhafaza ediliyor. Şehirleşme ve mimari açısından dünyanın en önemli şehirlerinden ve en başta gelenlerinden. Ulaşım ağı oldukça iyi ve çok ekonomik. Bir kartla bütün Barcelona’yı metro ve diğer toplu taşıma araçları ile gezebiliyorsunuz. Okuma oranı konusunda çok belirgin bir fikre sahip olamadım, dış mekanlarda. Almanya’da olduğu gibi okuma oranına rast gelmedim hatta hiç rastlamadım. Trafik kurallarına çok sıkı uyuyorlar, yaya geçitlerinde bütün araçlar duruyor. Kitap okuma kültürü dışında bunlar olumlu yanlar. Hani Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy demiş ya;
“Alınız ilmini garbın alınız san’atını;
Veriniz hem de mesainize son süratini.
Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız;
Çünkü milliyeti yok san´atın ilmin; yalnız, …”
Batı medeniyetinin olumlu yanlarını almak durumundayız. Lakin olumsuz özelliklerini almak yine Akif’in dediği gibi; tek dişi kalmış canavar olan batı medeniyetine sığınmak demek olur.
Ahlaki sefaleti müşahede ettik. Kimsenin yaşam biçimine karışmıyoruz lakin bunun da bir sınırı olmalı denilen açık saçıklığı tabir-i caizse yarı çıplak gezinmeyi diyelim, çevre ziyaretlerimiz esnasında üzülerek görmek durumunda kaldık. Ülkemizden çeşitli projeler nedeni ile giden üniversite öğrencilerinin bu anlamda İspanyollara benzediğini üzülerek müşahede ettik. İlim kültür sanat diyerek giden gençlerimizin nasıl batılılaştığını biraz da acı çekerek görmüş olduk. İstisnalar var elbette ki onlar da kaideyi bozmayacak cinsten. Koca şehirde tek bir cami bile yok biz onların inançlarına saygı duyuyorken, onlar bizim inancımızı yok sayıyorlar. İslam medeniyeti eserlerini; Kurtuba (Cordoba) Sevilla, Malaga gibi.. şehirlerde yok etmişler diyebiliriz bir tek Kurtuba Camii ayakta duruyor orayı da aynı zamanda kilise olarak kullanıyorlar. Barcelona hırsızlar şehri olmuş, şehirdeki hemen herkes hırsızlık vakalarından çok korkuyor. Her gün yüzlerce hırsızlık gasp, kapkaç vakalarından bahsediliyor ve bu modern görünen şehirde sıradan bir olay olmuş neredeyse polisiye bir değeri bile yok, adiyattan görülüyor.
Üzülerek ve acıyarak görmüş olduğumuz özellikle çıplaklık mevzu, bize Avrupa kapısını kapattıran bir sebep oldu. Batı medeniyetinin! gelmiş olduğu bu seviye(sizlik) bu ülkelerin bize çok da fazla bir şey kazandıramayacağı yönünde. Gençlerimizi ve yeni nesli korumak durumundayız. Biz sa’yimizi artıralım, ilim kültür ve medeniyette ileri gidelim, biz kendimize yeteriz, yüz yıllarca Avrupa’ya medeniyeti biz verdik af edersiniz doğru dürüst tuvalet temizlikleri bile yok. En basitinden alafranga wc lerinde taharet musluğu bile yok. Şimdi biz medeniyeti, temizliği bunlardan mı öğreneceğiz?..
Yazımı Necip Fazıl’ın bir beytiyle tamamlıyorum:
“Eğer medeniyet açmaksa bedeni
Desenize hayvanlar sizden daha medeni.”