Allah'a şükürler olsun 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayını idrak ediyoruz. Ramazan ayı kameri ayları içerisinde en değerlisidir. Onu değerli kılan da bu ay içinde Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in nazil olmuş olmasıdır. Kur'an-ı Kerim'in indirildiği gece bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesidir. O da Ramazan ayı içerisinde yer almaktadır. Yüce Allah kitabına o kadar önem vermiş ki onun indirildiği geceyi, bin aydan yani yaklaşık 83 seneden daha değerli kılmıştır. Biz de kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'e gereken önemi vermeli ve onu hayatımızın en önemli noktasına koymalıyız. Kur'an-ı Kerim'İ sadece Ramazan ayında, mübarek gecelerde, mezarlarda okumak değil onu her zaman anlamıyla okuyarak yaşayarak hayatımızın mihenk taşı olarak belirlemeliyiz. Kur'an-ı Kerim okunsun anlaşılsın ve hayata uygulanılsın diyerek Yüce Allah tarafından biz kullarına gönderilmiştir. Biz de bu kutsal emaneti gereği gibi muhafaza etmeli ve onunla amel etmeliyiz. Önemli olan Kur'an-ı Kerim'de ne geçtiğini bilmek, Yüce Allah'ın bize verdiği mesajları anlamak, emir ve yasaklarını bilip hayatımıza uygulamak tavsiyelerine uymaktır. Ramazan ayının bir diğer önemli hususiyeti, Yüce Allah'ın onun sevabını ancak ben vereceğim dediği ve tutanları Cennet’in Reyyan kapısından cennetine dahil edip mükafatlandıracağı oruç ibadetidir. Oruç çok değerli bir ibadettir. Eğer oruç olmasaydı dünyada insanlar ihtiyaç sahiplerinin hallerinden anlayamazlardı, oruç sadece aç ve susuz kalmak değil aynı zamanda nefsin terbiyesidir. Nefs-i emmare şeytanla birlikte insanın en büyük düşmanıdır. Nefs-i emmareyi de alt edecek olan oruç ibadetidir. Bir ezanla yemeyi içmeyi bırakan insan, uzun saatler Allah rızası için aç ve susuz kaldıktan sonra yine Rabb'inin ikramı olarak bir ezanla iftar ederek aç ve susuzluğuna son veriyor, bu oruçlu için küçük bir bayramdır. Asıl büyük bayram, kulların Rabblerinin emirlerini yerine getirerek, O’nun rızasına uygun olarak yaşayarak ahirette cennetle mükafatlandırılmaları ve Yüce Allah'ın zatıyla şereflenmeleridir. Orucun birçok önemli faydası olmakla birlikte, biz Yüce Allah'ın emrine uyarak, O’nun rızasını kazanmak için tutuyoruz. Tıbbi yönden orucun birçok önemi ispat edilmiş olmakla birlikte oruç bizler için sadece bedeni belirli bir süre aç ve susuz bırakmak, bir takım nefsi isteklerden uzak durmak değil, oruç ile birlikte ibadetlerin zirvesine namazla birlikte yerleşmek demektir. Oruçlunun ağzının kokusu dahi mis kokusu gibidir denilen bir anlayışla, oruçlu Yüce Allah katında çok değerli bir kuldur, onun için değerimizi muhafaza edelim ve kendimizi bu değerlerden yoksun etmeyelim. Ramazan ayının diğer önemli bir hususiyeti de bu ay içinde yardımlaşma ve dayanışmanın zirve yapmasıdır. Zekat ve fitreler bu ayda verilir, bu ayda mazeretleri nedeniyle oruç tutamayanlar fidye verirler, bununla birlikte fakir fukara gözetilir onlara yardımlar yapılır, onlar için iftar sofraları düzenlenir, zengin fakir, orta halli ayırt etmeksizin herkes bu iftar sofralarında büyük bir şevkle toplanıp İftar ederler. Evlerde pişirilen yiyeceklerden, tatlılardan komşularımıza ikram edilir, komşular arası hediyeleşme yapılır bu ay bütün güzel hasletlerin birlikte yaşandığı mukaddes bir aydır. Bundan dolayı Ramazan ayı içerisinde kazandığımız ve devam ettirdiğimiz güzel hasletleri yılın tamamına yayalım sadece Ramazan ayı ile sınırlı bırakmayalım. Ramazan ayı içerisinde beş vakit namazına başlayan ve düzenli klanlar, geri kalan zamanlarda da beş vakit namazlarını eda etmeliler. Oruç Ramazan ayı içerisinde farz olmakla birlikte, beş vakit namaz yılın her zamanı hatta ömrünün her zamanı kullara farzdır. Yardımlaşma ve dayanışmamızı da yılın diğer aylarında sürdürelim, ihtiyaç sahiplerini gözetelim, onların ellerinden tutalım, hayat mücadelelerinde onlara destek olalım. Ramazan ayının ikinci kısmına doğru geleceğiz inşallah ve mübarek Kadir gecesine ahirinde de Ramazan bayramına ulaşmış olacağız. Kadir gecesini hakkıyla idrak edip Ramazan bayramına ulaşmak bizler için en büyük bayramdır. Bu fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor. Ramazan Bayramı için de imkanı olanlar, yetim ve öksüzleri, ihtiyaç sahiplerini bayram için hazırlayıp onların da diğer insanlar gibi bayram yapmalarını sağlamalılar. Bu konuda çalışan birçok sivil toplum kuruluşu var, Allah onlardan razı olsun Bizler de bu sivil toplum kuruluşlarına destek vermeli ve onların ihtiyaç sahiplerine uğraşan kolları olmalıyız. Yetim ve öksüzler bayram öncesi giydiriliyor, ceplerine harçlık veriliyor bayrama hazırlanıyor. Onlar da diğer çocuklarımız gibi bayramı büyük bir coşku ile geçiriyorlar, boyunları bükük bir halde kalmıyor. Kalmasın elimizi uzatamadığımız bir yetim bir öksüz bir ihtiyaç sahibi. Bayramlar onların da en büyük hakkı…