Lokman Özkul

RAMAZAN'I 'RAMAZAN' GİBİ YAŞAMAK

Lokman Özkul

Ramazan ayı cümlemize mübarek olsun. 11 ayın sultanı mübarek ayı hep birlikte idrak ediyoruz. Gündüzü oruçlu, akşamları ise iftarı, teravihi, gecede sahuru ile birlikte, bereket mevsimini yaşıyoruz. Bu mübarek ayı peki ruhuna uygun yaşayabiliyor muyuz, idrak edebiliyor muyuz? Anlayana, idrak edebilene, ruhuna uygun yaşayabilenlere ne mutlu..
Ramazan ayı paylaşmaktır, kanaat etmektir, israftan kaçınmaktır. Evde onlarca tabaktan oluşan iftar yemeğine ‘Peygamberimizin sünneti’ diye hurmayla başlamak değildir.
Ramazan ayı, zengin sofralarında iftar vermek, kişi başı binlerce liralık menüleriyle lüks restoranlarda tıka basa yiyip, daha sonra ‘İslami’ kafelerin, restoranların ışıltılı mescidlerinde karnına kramplar girerek kılınan akşam namazı da değildir.
Ramazan, bir köyü doyuracak kadar yemek yedikten sonra namazda zorlanmamak için içilen maden suyu da değildir.
Zira Ramazan, gündüz aç kalmanın, akşam intikamını almak da değildir.
Ramazan, akşama kadar her kalbi kırıp her hakka girdikten sonra iftardan az önce nihavend makamında ilahiler, kasideler dinlediğiniz için tüm günahlarınızın hesaptan otomatik silindiği bir ay da değildir.
Ramazan ayı; Recep, Şaban aylarında.. milyonlarca liraya son model araba alıp ‘Kuzum bu sene zekat veremeyeceğiz biraz borca girdik de…’ diye durumu kurtarabileceğiniz bir ay değildir. Herkesi kandırabilirsiniz ama Allah’ı asla.
Ramazan ayı akşama kadar 84 milyonun, tüyü bitmedik yetimlerin hatta hayvanların dahi hakkını yedikten sonra, iftarda ”Güllaç paketindeki kırıntıları da balkona dökelim inşallah sevaptır” dediğiniz için ahirette sorgu sualde size torpil sağlayacak bir ay değildir. Çünkü Ramazan farklılığını güllaçtan alan bir ay değildir.
Ramazan, Ramazan şerbeti değil, Hacivat-Karagöz oyunları değil, Hz Yusuf dizisi değil, Oruç Baba türbesi önünden son 2 dakika yayına giren uhrevi bir alem de değildir.
Ramazan, 11 ay boyunca ‘aç mısın bir ihtiyacın var mı?’ diye sormadığın bir adama ‘Oruç musun?’ diye sorgulamak değildir.
Ramazan mahallede 1 ay boyunca oruç tutmayanları değil 12 ay boyunca aç kalanları araştırıp bulmanızı öğreten bir aydır.
Ramazan, sosyal medyada iftar storileri değil fakir fukara ile ekmeğini paylaşmaktır. İhtiyaçlarını alamadığı çocuğunun gözüne bakan gariban babanın yüzünü güldürmektir. Kapısının önüne yardım zarfı koyup kaybolmaktır. Sağ elinin verdiğini sol elinin bilmemesidir. Ramazan, zengin sofralarında değil, gariban sofralarında ezanı, iftar topunu beklemektir. Ramazan şekersiz sakız çiğneyince değil ‘insan eti yiyince’ yani gıybet dedikodu yapınca orucunuzun bozulduğu konusunda endişe etmeniz gereken bir aydır!
Ramazan sadakadır, zekattır, Kur’an’dır, namazdır,oruçtur.
Ramazan ‘Aranızda Muhammed kim?’ diye sorulacak kadar sade yaşamış bir Peygamberin (s.a.v.) ‘Aişe etleri dağıttın mı?’ diye sormadan, sofraya oturmadığı bir aydır.
Ramazanın bizi ihya etmesi dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları