Lokman Özkul

TERMAL OTELLERİN ŞEHRE KATKISI NE DURUMDA?

Lokman Özkul

Şehrimizde birçok termal ve termal olmayan otel var. Şehir merkezinde ve civarında da onlarca otel var. Biz daha ziyade bol yıldızlı otellerimizden bahsetmeye çalışacağız bu yazımızda. Elbette ki, bu otellerin gerek istihdam gerekse de konaklama ve insanların termal tatil ihtiyacını karşılamaları açısından şehrimize çok büyük faydaları var. Bu şehir için kim 1 çivi dahi çakmış ise Allah onlardan razı olsun, teşekkür ediyoruz. Bir süre kamuya ait bir sosyal tesiste otel işletmeciliği de yapmış ve turizm sektöründe olan birisi olarak, şehrin tanıtımına katkıları aşçısından termal otelleri değerlendirmek istiyorum.
Bol yıldızlı otellerimizde daha ziyade her şey dahil konseptleri var. Otele giren müşteri çıkana kadar neredeyse başka bir yere gitmiyor. Diğer tatil beldelerinde de durum bu. Şehre otel için geliyor, çıkıyor memleketine veya işi hangi şehirde ise oraya gidiyor. Şehre uğramadan, bir Uzun Çarşı’yı, Anbaryolu’nu, şehir merkezini görmeden giden insanlar var. Haliyle, şehrimizin tarihi ve turistik mekanlarından bihaber olan ziyaretçilerimiz oluyor. Eski Afyon evlerini görmeden, Ulu Camii, İmaret, Mevleviliğin ikinci merkezi Afyonkarahisar’daki, Mevlevi (Türbe) Camii’ni ve Sultan Divani Müzesi’ni ziyaret etmeden, 6-7 bin yıllık geçmişi olan Frig Vadisi’ni ve Ayazini’ni görmeden giden ziyaretçiler üzerinde durulması gereken en önemli konulardan. Turizm bacasız bir fabrika gibidir, iyi değerlendirilebildiğinde şehre sıcak para girişi çok olur, bu da şehrin ekonomisini canlandırır.
Termal oteller bu işin neresinde diye düşünecek ve kafa yoracak olursak; istisnalar hariç olmak üzere maalesef bir çoğu bu anlamda şehir tanıtımına katkı sağlamıyorlar diye düşünüyorum. Katılır veya katılmazsınız bilemem görüşünüze de saygı duyarım.
Bu otellerimize özellikle her şey dahil konseptiyle gelen ziyaretçiler, yerli ve yabancı turistler otele adım attıklarından itibaren bu her şey dahil konseptinin esiri, müptelası oluyorlar bir nevi. Sabah 10 a kadar süren bir açık büfe kahvaltı, arkasından öğle yemeğine kadar süren brunch adı verilen geç kahvaltı. Öğlen yine açık büfe öğlen yemeği. Havuz spa hamam derken, ikindi vakti pasta börek kek saati, odana çık biraz istirahat et, arkasından et yemeklerinin ağırlıkta olduğu açık büfe akşam yemeği.
Akşam yemeğinden sonra insanların zaten bir yere gidecek durumları olmuyor. Ya odalarında istirahat edecekler, ya da otelin animasyonlarını izleyecekler. Yani müşterilerine serbest bir zaman bırakmıyorlar neredeyse. Bu otellerimiz misafirlerini bir gün ayırıp, turlarla acentelarla anlaşıp, şehir turu yaptırsalar ya. İl Kültür Müdürlüğümüz bu konuda destek de olur onlara. Rehber konusunda yardımcı olabilir, donanımlı görevliler tarafından tanıtım yapılır..
Şehir merkezini gezdirseler, Uzun Çarşı’da alışveriş için serbest zaman verseler de, Afyonumuzun meşhur lokumundan sucuğundan alıp, giderken hediyelik olarak götürseler iyi olmaz mı? Frig Vadisi turu yaptırıp, 6-7 bin yıllık Hitit ve Frig Medeniyetlerinin yaşadığı, şehrimizde turizmin yeni gözdesi Ayazini’ni gezdirseler, Frig Vadisi’nin Afyon ayağında; Japonların bizde olsa cam fanuslarda saklardık dedikleri Kral Yolu’nu, Aslantaş Yılantaş’ı, Arog filminin çekildiği Memeç Kayalıkları’nı, Döğer Emre Gölü’nü, Yunus Emre Tekkesi’ni ve Döğer Beldemizdeki Kervansaray’ı ziyaret ettirseler fevkaledenin fevkinde olmaz mı? Öğle yemeğini de mesela programa alıp Ayazini’nde yedirebilirler, nasıl olsa ücretini zaten alıyorlar. Buralarda da bir çok işletme var hem onlarda nasiplenmiş olurlar. Otellerimizden bu anlamda girişimler bekliyoruz. Yıllar önce Alanya’da her şey dahil bir otele gitmiştik. Orası da biraz önce anlattığım gibiydi. Müşteriyi dışarı çıkarmak istemiyorlar. Yok yok ne ararsan var. Biz yine de beraber gittiğimiz aile ile birlikte iki aile çıktık ve etrafı temaşa ettik. Olağanüstü güzellikte Dim Çayı, Türkiye’nin en büyük ikinci mağarası olan 360 m. uzunluğunda, içinde gölü olan fantastik film dekorlarını andıran Dim Mağarası. Portakal bahçelerinde köylülerle birlikte kendi ellerimizle portakal topladık. Alanya Kalesi’ne çıktık, panorama müthişti. İyi ki otelin dışına çıkmışız dedik. Afyon’daki otel işletmecilerimiz siz de müşterilerinizi, misafirlerinizi otelin dışına çıkarın onlar da iyi ki çıkmışız desinler..

Yazarın Diğer Yazıları