Lokman Özkul

Toplumda Ahlaki Çöküntü

Lokman Özkul

Bir toplum ahlakı kadar olumlu veya olumsuz bir toplumdur. Ahlaki değerleri ortadan kaldırırsanız değersizleştirilmiş bir toplum kalır ortada. Ahlak dini değerlerin de, insani değerlerin de olmazsa olmazıdır. Bir insan sureten dindar ama ahlakı bozuksa iyi bir Müslüman değildir, sureten iyi bir insan görünümlü ama ahlaki bozuklukları varsa iyi bir insan değildir. İyi ahlaklı bir insan olabilmek için çevresindeki kimselerin, komşularının kendinden emin olması gerekir. Hacı Bektaşi Veli'nin dediği gibi; eline, beline, diline sahip olacak insan.

Günümüzde ahlaki çöküntü arttı, ahlaksızlıklar, sapkınlıklar iyice gün yüzüne çıktı, olmaz dediğimiz ne varsa oluyor maalesef. Doğruluk, dürüstlük yerlerde zaten yalan allandı pullandı, insanlara hoş gösterildi. Beyaz yalan, pembe yalan vb..  renkler verilerek neredeyse meşru hale getirildi. İnsanlara güven azaldı, emin insanların sayısı düşüşe geçti, iftira iki dudağın arasından çok kolay atılır hale geldi. Ahlaksız insanlarda pişkinlik seviyesi tavan yaptı. Her yaptıkları ahlaksızlığa meşru kılıf uydurmaya başladılar. İnsanları dolandırmak moda haline geldi, dolandırıcılar her türlü maskeyi kullanır hale geldi. Asker polis, savcı, hakim ve benzeri..  sahte sıfatlar, unvanlar takarak insanları korkutarak dolandırıyor bu sahtekarlar. Sosyal medyada adım başı dolandırıcılar var, her iki üç paylaşımdan birinde dolandırıcıların tuzakları karşımıza çıkıyor.

Birçok kişiyi ağlarına düşürüyorlar. Paralarını alıyorlar, hesaplarını çalıp itibarlarıyla oynama aşağılığında bulunuyorlar. İnstagram hesabım çalındığında, Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimine suç duyurusu için gittiğimde, birçok mağdurun şikayet için sırada olduğunu gördüm. Bu ahlaksız dolandırıcılara çok dikkat etmek gerekiyor.

Diğer yandan sapıkların, sapkınların sayısı da gitgide artmaya başladı. Bebeklere, küçük çocuklara musallat olan insan görünümlü aşağılık varlıklar gün geçmiyor ki rezilliklerine sapkınlıklarına yeni olaylar eklemesinler. Narin olayını yaklaşık bir aydır takip ediyoruz, güvenlik güçleri ve yargı gerekli inceleme, soruşturma ve kovuşturmaları yapıyor ama burada bizi şaşkınlığa düşüren küçük bir çocuğun cinayete kurban gitmesi karşısında koca bir köy sessiz kalabiliyor. Çoğunluk sanki üç maymunu oynuyor; görmedim duymadım bilmiyorum. Çok önemli bir sosyolojik vaka bu durum, sosyologların bu durumu çok iyi incelemesi gerekiyor. Narin olayının sıcaklığı geçmeden daha iki yaşındaki Sıla bebek olayı ortaya çıktı.

Uyuşturucu bağımlısı sözde bir anne, sapık kocası ve onun arkadaş veya yakınları daha iki yaşındaki bebeğe musallat oluyor. Sıla bebek daha iki yaşında aramızdan ayrılıyor. Bunun gibi nice acı hadiseler var, artık şaşırma boyutumuzu aştık, şuna şaşırmayacağız diyeceğimiz bir durum kalmadı neredeyse. Sınırlar aşıldı; sokak ortasında, deniz kenarında insanların içinde hayvanlar gibi ulu orta çiftleşen insan müsveddeleri ahlaksızlığı iyice tavan yaptırdı. Her türlü ahlaksızlığı kendilerine mubah gören genç müptezeller, ahlaksızlıkta sınır tanımayan insan görünümlüler, suç örgütleri, mafyalar, uyuşturucu ağına gençleri insanları düşüren vahşi hayvandan daha aşağı varlıklar, daha çok para kazanmak için insanların sağlığıyla hayatıyla oynayan kansızlar. Helal haram ayrımı bilmeyen aç gözlü insan müsveddeleri. İnsanlara sahte ürünler satarak, insanların sağlığıyla oynayan kepazeler, kendisi için her türlü olumsuzluğu hak görüp insanların haklarına giren hak yiyiciler, stokçular karaborsacılar, zam üstüne zam gelsin ben daha fazla daha pahalı satarım diyen fırsat düşkünleri. Ticarette ahlaki değerleri ters yüz etmiş, sadece kendilerine çok para kazanmayı amaç edinmiş ticari ahlaksızlar. Dini değerleri kendilerine göre kullanıp insanların saf dini duygularıyla oynayan hurafeciler. Menkıbelerle, masallarla uydurma rivayetlerle takipçi kasmak, menfaat edinmek için insanlarımızı Yüce Dinimizden soğutan şarlatanlar. Yani nereye el atsanız elinizde kalıyor. Kutsal değerler bırakmadılar ortada, bütün kutsal değerlerimize saldırdılar, itibarsızlaştırdılar, insanların manevi duygularıyla oynadılar, maddeyi ana gaye yaptılar.

Para kazanmak için her türlü gayrimeşru yol meşrulaştırıldı ahlaksız, dolandırıcı insanlar tarafından. Çocuklar gençler paralı oyunlara yönlendirilerek kumar tuzağına düşürüldüler, bahis siteleri ile insanların ocağına incir ağacı diktiler.

Aileler bölündü parçalandı, kumar ve bahis illeti yüzünden. Bir an önce bu dolandırıcılardan, sapkınlardan çocuklarımızı gençlerimizi kurtaralım, onların tuzaklarına düşürmeyelim.

Diğer yandan ailelerimizi tehdit eden LGBT tuzağı var. Sapkınlıklar meşru gösterilerek bu gayrimeşru mevzular normalmiş gibi gösterilmeye çalışıyor.

Birtakım sanatçı geçinenler, ön plana çıkarılarak onlar üzerinden özellikle gençler üzerinde bu LGBT tuzağı etkili olmaya çalışıyor. Hem dinimizce, hem ahlakımızca, hem örfümüzce, hem Türk töresince bu sapkınlıklar asla ve asla kabul edilemez.

Ailelerimizi koruyalım, bu sapkınlıklara karşı gençlerimizi de uyaralım, tuzaklarına düşürmeyelim, hepimiz ahlaksız ve sapkın insanlar karşısında ahlaki bir cephe oluşturalım. Bu hem dini hem milli hem de insani bir görevimizdir..

Kose

Yazarın Diğer Yazıları