Lokman Özkul

ÜSLUBU BEYAN AYNIYLA İNSAN !

Lokman Özkul

Atalar “Üslûb-û beyan aynıyla insan” demişler. Yani konuşma üslubu, kişinin kendisini yansıtır. Üslup her şeydir. Kaç yaşına gelirsen gel kiminle nasıl ne şekilde konuşacağını öğrenemediysen, aslında hiçsin. Çünkü konuşma üslubu insan için aynadır, doğal olarak kişinin kendisini yansıtır. Diğer bir ifadeyle ‘kab içinde ne varsa onu sızdırır’ da diyebiliriz. Pamuk Prenses de kötü kalpli kraliçe aynaya bakarak, ayna ayna söyle bana, benden daha güzeli var mı? Diyordu ya, üslubu bozuk insanlar da, faraza ki aynaya üslupla ilgili bir şey söylediklerinde görecekleri kendi yansımalarından başka bir şey olmayacaktır. Bu söze benzer olarak, 18.yüzyıl Fransız bilim adamı ve düşünürü Buffon, “Le style est l’homme meme” (Üslup insanın ta kendisidir) demiş. Ziya Paşa , Buffon’un bu sözünü “Üslubu beyan aynıyla insan” diye dilimize aktarınca, bu veciz söz de atasözü olmuş.
Hz. Mevlâna ise yüzyıllar öncesinden bunu çok veciz bir şekilde ifade etmiştir:
“Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar.”
İnsan kötü kalpli ise ve kötülükten besleniyorsa, bu insanın güzel sözler sarf etmesini beklemek çok saf dillilik olur. Böyle insanları çok görüyoruz etrafımızda. Ve bu tarz insanlarla da çok muhatap olmamak gerekir. Mecburen muhatap oluyorsak da, çok sınırlı olarak muhatap olmak gerekir. Lakin bazı insanlar da var ki, en olumsuz durumlarda bile insanların kalplerini kırmamak incitmemek için, sözlerini dikkatle seçerler, acaba benim bu sözümden dolayı gönül kırgınlığı oluşur mu diye kılı kırk yararlar. Böyle insanlar da yok değil, Allah sayılarını daha da artırsın..
Harper Lee, Bülbülü Öldürmek adlı eserinde şöyle diyor:
“…birinin kötü olduğunu düşündüğü bir şeyle seni nitelendirmesi hiçbir zaman hakaret değildir. O kişinin ne kadar zavallı olduğunu gösterir sana, seni incitmez.”
Kendi zavallılıklarını gizlemeye çalışan insanlar, yansıtma yöntemiyle, kendilerindeki olumsuzlukları, karşısındaki muhataplarına veya orada bulunmayan insanlara dolaylı olarak yansıtmaya çalışırlar. Bazıları bu tuzağa düşer hemen ona karşı bir cevap verir ve onun istediğini kendisine vermiş olur harareti yükseltir ve birçok olumsuz söz havada uçuşur. Böyle insanlar da bu gergin ortamlardan beslenirler. Aslında çok muhatap olmadan, senin seviyene inemem diyerek bulunulan ortamdan ayrılmak gerekir. Onlara verilebilecek en güzel cevap budur diye düşünüyorum. Çünkü muhatap alınmadıklarını düşündüklerinde kendilerinin iyice değersiz olduklarını düşünecekler, zaten bu tarz insanlar öyleler de.
Ahlaki ve etik açıdan üslup çok önemli olduğu gibi dini açıdan da çok önemlidir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) “(İyi) Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir’’ buyurmuştur.
Büyük sevgi insanı bizim Koca Yunus da, bir dörtlüğünde şöyle diyor:
Gönül Çalab’ın tahtı, Çalap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san
Dört kitabın manası budur eğer var ise.
Sözün özü; bir insanın kişiliği, karakteri, tarzı, değerleri, düşüncesine, düşünceleri de üslubuna yansır. Yazımızın başlığıyla da nokta koyalım: “Üslubu beyan aynıyla insan”

Yazarın Diğer Yazıları