Lokman Özkul

ÜSTÜNLÜK TAKVADADIR

Lokman Özkul

Takva, güzel ahlak sahibi olmak, Allah’ın haram kıldığı işleri yapmaktan, günah işlemekten korkmak anlamlarına da gelmektedir. Takva üstünlüğü kendinde değil Hakk’ta bilmektir. Takva sahibi insan mütevazidir, güzel ahlaklıdır, halka hizmeti Hakk’a hizmet sayar. Takva sahibi insanlar aynı zamanda feraset sahibi insanlardır. Yani karşısındaki insanı tanıyabilecek kemal ve olgunluk onlarda mevcuttur. Hani bazı insanlar der ben insanın ne olduğunu gördüğümde anlarım diye bunlar daha ziyade takva sahibi insanlar için geçerlidir, bazıları da üfürür ben adamı bir baktığımda şıp diye tanırım diye. Esnaf kesimi çok fazla insanla muhatap olduğundan dolayı insanları tanımada mahirdir lakin bu konu bir istisnadır. Takva ehli olanların dünyada ilk olarak haramdan ve haram şüphesi taşıyan konulardan uzak durduğu düşünülür zaten böyle bir hassasiyeti taşımayan insanların takva sahibi olması mümkün değildir. Diğer özellikler bu hassasiyetten sonra gelir.
Günümüzde bir takım insanlar devamlı bir üstünlük peşinde. Fani dünyanın geçici nimetlerinden dolayı kendilerini dev aynasında görürler. Kimi parasıyla servetiyle, kimi mevki makamıyla kimi şanı şöhretiyle üstünlüğün kendinde olduğunu düşünür. Üstten bakmalar, insanları hafife almalar, ayar vermeler, sen benim kim olduğumu biliyor musun tarzı cümlelerle had bildirmeye çalışmalar bu insanların ortak özellikleridir. Oysa bu özelliklerin Allah katında ve insanlar nazarında bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Bazı insanlar göstermelik olarak saygı gösterir lakin bu gerçek anlamda bir saygı değildir. Gerçek saygı ve hürmet hak edilene gösterilir. Hakk katında nice meşhur insanlar vardır bunlardan ama bunların diğer insanlar gibi insanlar içinde bir şöhreti yoktur. Zaten böyle bir anlayışın ve düşüncenin peşinde de değillerdir.
Mal mülk, mevki makam, şan şöhret bunlar hep geçici şeyler. Dünyada kalıyor, insan sadece amelleriyle yani yaptığı işlerle Allah katına gidiyor. Parası burada kalıyor, katı yatı villası burada kalıyor, şanı şöhreti hatta ismi bile burada kalıyor. Cenaze namazı kılınırken er kişi veya hatun kişi niyetine deniliyor. Helalleşmede mevtayı nasıl bilirdiniz diye soruluyor. En son da mevtanın ruhuna Fatiha diye insanlar tilavete ve duaya davet ediliyor.
Eyy bugün kü gücüne güvenen insan, yarın ne olacağını veya olacağımızı kimse bilmiyor. Yarınımıza dair bir garantimiz yok. Ağır bir pandemi dönemi geçirdik kimler gitti kimler. Bizlerin akrabalarından sevdiklerimizden de insanlar uhrevi hayata yolcu oldu. Dünyada güçlü görünen insanlar belki hayatlarında ilk defa ölümün kendilerine bu kadar yakın olduğunu hissettiler. Zengin fakir şan şöhret sahibi alelade insan ayrımı yapmadan, gözle dahi görülmeyen küçücük bir mikrop insanları alt etti. Kimini hasta etti , kiminin bu dünyadan göçmesine vesile oldu. Küçücük zerreden bile daha az yer kaplayan bir virüs dünyanın altını üstüne getirdi. Dünya hala bunun sancılarını ve yol açtığı sıkıntıları yaşıyor. Okuduğum bir haberde şöyle geçiyordu: İtalyan milyarder bu hastalık neticesinde eşini ve çocuklarını kaybetmesinden dolayı bütün paralarını sokağa saçıyordu. Onları kaybettikten sonra bu paraların benim için bir değeri yok diyordu. Gerçek zenginlik insanın ailesi ve huzurudur. Haramda huzur arayana da huzur haram olur bunu da unutmamak gerekir.
Önemli olan şu baki kalan gök kubbede hoş bir sada bırakabilmek ve Hakk’ın huzuruna salih amellerle (güzel işlerle) gidebilmektir. Aksi halde para da mal mülkte, servette, şan şöhret ve makam da boştur.

Yazarın Diğer Yazıları