Lokman Özkul

Zalimler Yıkılmaya Mahkumdur

Lokman Özkul

İnsanlığın başlangıcından bu yana değişmez bir kural vardır. Ne kadar güçlü olursa olsun zalimler günü geldiğinde yıkılmaya mahkumdur. Kabil kardeşi Habil'i öldürerek zulmetmişti ve sonu perişan bir şekilde ölüp gitmek oldu. O zamandan bu zamana kadar tarihe baktığımızda, bütün zalimlerin er geç yıkıldığını görürüz. Belli bir süre çok güçlü olabilirler, bir müddet zevk sefa, debdebe içinde hayat sürebilirler. İnsanlara tepeden bakıp onlara istediği gibi muamele yapabilirler ve masum insanlara, mazlumlara zulmederler. Lakin zamanı geldiğinde onlar öyle bir yıkılışla yıkılırlar ki bütün zalimlere ibret olur dercesine yıkılır giderler. İbret olur diyoruz lakin ibret olmuyor, ibret alınsaydı bu zulümler yapılmazdı. Firavun bir zalimdi, Hz. Musa ve tebaasına zulmetti sonu Kızıldeniz’de boğulup gidip sergi malzemesi olmak oldu. Nemrut bir zalimdi, Hz. İbrahim'i çok büyük bir ateşte yakmaya kalktı orası güllük gülistanlık bir yer oldu, günümüzdeki Balıklı Göl (Şanlıurfa). Nemrut kendisi de bir sivrisinekle dahi baş edemedi. Burnunun içine giren sivrisinek beynine dokunuşlarıyla ona cehennemi yaşattı ve kafasını duvarlara vura vura geberdi gitti. Ebu Cehil, Ebû Leheb bunlar da birer zalimdi, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ve müslümanlara zulmün her türlüsünü sergilediler, birisi sürüne sürüne, insanlardan kaça kaça geberdi gitti diğeri de zulmünün ve kibrinin cezasını savaş meydanında aldığı birçok kılıç darbesi ile cehennemi boyladı. O zamanlardan bu zamana kadar zalimler hiç eksik olmamıştır. Kazıklı Voyvodalar, Korkunç Ivanlar, Kanlı Kontesler, Hitler, Mussolini, Tapınakçılar, Satanistler ve diğerleri.. kendilerine farklı farklı isim veren diğer zalimler hepsi belli bir müddet sefa sürmüşler, insanlara zulüm etmişlerse de hepsinin sonu yıkılıp gitmek olmuştur. Hemen yanı başımızda büyük bir zalim, geçtiğimiz günlerde yıkıldı gitti. O yıkıldıktan sonra zulmünün boyutlarını çok daha iyi görebiliyoruz. Gündem olan Sedyana hapishanesinde insanlara yapılan bu zulümleri gördükçe insanlığımızdan utanır hale geldik. Pres makinalarında doğranan insanlar, gün yüzü gösterilmeyen insanlar, hala baba zalimin yaşadığını düşünen hiçbir şeyden haberi olmayan mazlumlar, genç bir kız olarak masum bir şekilde sadece muhalif olduklarından dolayı hapishaneye gönderilen ve kurtarıldıklarında babalarının kim olduğu belli olmayan 4 çocuğa sahip kadınlar. Yapılan zulümleri daha çok sayabiliriz ki çok da. Komşumuz Suriye'de Baas zulmü şu an için son bulmuş görünüyor inşallah orada halkı temsil eden adil bir yönetim kurulmuş olur. Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda da orada bir yönetimin şekillenmesi bizlerin büyük bir temennisidir.

Diğer yandan kurulduğu günden bu yana masum ve mazlum kardeşlerimize zulmeden İsrail Terör devleti. Devlet demek de çok doğru değil aslında. Bunlar dünyanın en büyük terör örgütüdür. Güya mazlum olarak geldikleri topraklarda kendilerini mazlum gösterdiklerinden dolayı bir nevi onlara merhamet eden Müslüman kardeşlerimize devlet kılıfına büründükten sonra zulmü hiçbir zaman eksik etmeyen dünyanın en hayasız, en ahlaksız, hiçbir kural tanımayan terör örgütü. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze’de, el Refah’ta, Filistin'de on binlerce Müslüman kardeşimizi çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden başlarına tonlarca bomba yağdırarak katlettiler, katletmeye, şehit etmeye de devam ediyorlar. Dünyada insan hakları kuruluşlarından, mahkemelerden, Birleşmiş Milletler’den defalarca ceza almalarına, tepki görmelerine rağmen hiçbir kurum ve kuruluşu tanımayarak zulmüne devam ediyor bu dünyanın en azılı terör örgütü. Abisi Büyük Şeytanı da yanına alarak, onun koltukları arasına sığınarak, zulmünü en ağır bir şekilde sergilemeye devam ediyor. Rabbim zulümlerini başlarına geçirsin, en kısa vakitte onların cezasını masumlar ve mazlumlar aracılığıyla vermiş olsun, öyle bir devrilişle devrilsinler ki bütün zalimlere ibret olsun. Hiçbir zalim ondan sonra masumlara, mazlumlara zulmetmeye cesaret edemesin. Rabbim bütün zalimleri, cezalarını vermek üzere sana havale ediyoruz.                                                

Yazımı Bediüzzaman Said Nursi’nin şu sözüyle tamamlıyorum..

Yazarın Diğer Yazıları