Ramazan Ayı - Tarihteki Önemi
Mahmut Emin Birliktir
İslam tarihine bakıldığında birçok önemli hadisenin Ramazan ayında gerçekleştiği görülür…
Kuşkusuz bu gelişmeler İslam tarihinin dönüm noktaları olarak ciddi bir hafızayı da ifade ediyor…
Ramazan ayı, oruç ibadetinin ayı olduğu kadar İslam tarihinde çok önemli askeri ve siyasi gelişmelerin de yaşandığı bir ay…
Güney Arabistan’da ridde hareketleri sonrası İslamın geniş kitlelerce kabul edilmesi de yine Ramazan ayında gerçekleşmişti…
İslam tarihinin ilk ve en kritik savaşlarının başında gelen Bedir Savaşı hicretin ikinci yılındaki Ramazan ayının bir rivayete göre 17.günü, diğer bir rivayete göre ise 27. Günü gerçekleşti…
Müslümanlar büyük bir zafer kazandı…
Ebu Cehil lakaplı Amr bin Hişam, Utbe bin Rebia ve Umeyye bin Halef olmak üzere, Medine’deki Müslümanların en büyük düşmanları bu savaşta öldürüldü…
Bugüne Müslümanlar arasında hak ile batılın ayrıldığı gün anlamına gelen furkan günü denildi…
Mekke’nin Fethi
Müslümanlar için Kâbe ve Mescid-i Haram’ın bulunduğu Mekke şehri her şeyden önde gelen bir özlemdi…
Özellikle başta sevgili Peygamberimiz (sav) olmak üzere Medine’deki tüm Mekkeli muhacir Müslümanlar tüm hayatlarının geçtiği Mekke’ye kavuşmayı çok arzuluyordu…
Yüce Peygamberimiz (sav), Mekke’den ayrılırken dönüp bakmış ve “Ey Mekke, eğer kavmim beni çıkarmasaydı seni asla terk etmezdim” demişti…
Müslümanların Uhud ve Hendek savaşlarından sonra Mekke’nin fethi de neredeyse hiç kan dökülmeden, yine bir Ramazan ayının 10. günü gerçekleşmişti…
Endülüsün fethi
“En uzak batı” demek olan Magrib-i Aksa adıyla da bilinen Endülüs’ün, yani bugün İspanya ve Portekiz’in bulunduğu İber Yarımadası’nın Müslümanlarca fethi sadece İslam tarihi için değil, aynı zamanda dünya tarihi için de oldukça önemli gelişmelerden biri oldu…
Miladi 711 yılı, 19 Temmuz günü İslam ordusunun komutanı Tarık bin Ziyad ile Vizigotların komutanı Rodrik’in idaresinde yaşanan savaşı kesin zaferle kazanan Müslümanlar hızla İber Yarımadası’na yayıldı. Endülüs fethinin unutulmaması gereken bir diğer ismi de Tarif bin Malik oldu…
Bugün Gibraltar (Cebel-i Tarık / Tarık Dağı) ve Tarifa şehri bu iki büyük fatihin isimlerinin hatırasını yaşatmakta. Gırnata (Granada), Tuleytula (Toledo), İşbiliye (Sevilla), Kurtuba (Cordoba), Madrid, Valencia, Lizbon, Murcia ve daha nice şehirler İslam eserleriyle doldu…
Bunun yanı sıra İbiza, Mayorca ve Minorca gibi adalar yüz yıllarca İslam medeniyetinin kültür üreten birer vahası olageldi.
Tarık bin Ziyad’ın Endülüs’ün anahtarı olan savaşı da bir Ramazan ayının 28. gününe denk gelmişti…
Portekiz’de Zelleka Zaferi
İspanya’da Kastilya kralı VI.Alfonso Aragon Krallığı’nın da yardımıyla İber Yarımadası’ndaki Müslüman varlığını yok etmek yeniden fethi (reqonquesta) tamamlamak amacıyla şiddetli askeri saldırılarda bulunuyor ve hızla ilerliyordu…
Alfonso’nun bu hızlı ilerleyişinin en büyük nedeni ise Endülüs’teki Müslümanların bölünmüşlüğüydü. Durumun vehametini gören Fas’taki Murabıt Devleti’nin lideri Yusuf bin Taşfin üç ayrı Endülüs emirinin yardım daveti üzerine ordusuyla Endülüs’e geçmişti…
Hicri 25 Ramazan 479, Miladi 23 Ekim 1086 günü yapılan savaşta Alfonso’nun canını zor kurtardığı mutlak ve kesin bir zafer kazandı Yusuf bin Taşfin.
Bu zafer Endülüs tarihinde dönüm noktası oldu ve İber Yarımadası’ndaki Müslüman devletlerin varlığını üç asırdan fazla uzattı…
Yusuf bin Taşfin kazandığı bu mutlak zafere rağmen Endülüs’e yerleşmedi ve hiçbir ganimet almadan buradan ayrılıp Fas’a geri döndü…
Ayn Câlut Savaşı
İslam dünyasının orta çağda karşılaştığı en büyük tehditlerden başında doğudan gelen Moğol istilası vardı.
Tarihin gördüğü en efsanevi isimlerden biri olan Cengiz Han’ın birleştirdiği Moğol orduları adeta sel gibi batıya doğru akıyordu…
Karşılarında Harzemşahlar’ın güçlü lideri Celâleddin Harzemşah dahi duramamış, Belh, Buhara ve Semerkand gibi şehirler yağmalanıp yerle bir edilmişti.
Dahası, Sünni İslam halifeliğinin başkenti ve merkezi konumundaki Bağdat şehri de düşmüş ve Moğolların eline geçmişti…
Bağdat düştüğünde halife de öldürülmüş ve dillere destan Bağdat kütüphaneleri yakılıp küle çevrilmişti.
Durmak bilmeyen Moğolların hedefinde artık Suriye ve Mısır vardı.
Moğolların bu ilerleyişi batıdaki bir diğer tehdit olan Haçlıları da cesaretlendiriyordu…
İslam dünyası içine düştüğü bu cendereden yine bir Ramazan ayında yaşanan Ayn Calût Savaşı’nda elde edilen zaferle kurtuldu.
Hicri 15 Ramazan 658, Miladi 3 Eylül 1260 günü Memlûk Sultanı Kutuz liderliğindeki İslam ordusu Moğolları ağır bir hezimete uğrattı…
Kaçan Moğol askerlerinin ısrarla takip edilip kılıçtan geçirilip yok edilmesi, bölgedeki Moğol tehdidini tamamen ortadan kaldırmıştı.
Bu savaşta büyük yararlılıklar gösteren Memluk komutanlarından Baybars da ileride Mısır’a saldıran Haçlıları yenecek ve sultan olacaktı…