Sırtlan Sürüleri!!!
Mahmut Emin Birliktir
Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast ihbarı olduğu iddiasıyla Hakim Kadir Kayan’ın Kozmik Oda’ya girerek inceleme yaptığı Seferberlik Tetkik Kurulu (STK), Devlet marifetiyle lağvedilmiştir…
Devlet, kozmik sırların dışarıya çıkarılması yönünde bir girişim olmadığı, aksine, mahkeme kararıyla istenen kayıtların deşifre olması tehlikesine karşı önlem alarak, 16 Seferberlik Tetkik Kurulu’nun faaliyetine son vermiştir…
Hakim Kadir Kayan’ın Kozmik Oda’daki incelemesi sırasında tespit ettiği ve hard diske kaydedilen belgelerin 25 Şubat 2013 tarihinde mahkeme tarafından istenmesi üzerine, adli emanette tutulmak kaydıyla verilen dijital kayıtların sızma olasılığına karşı Genelkurmay Başkanlığı bazı tedbirler almıştır…
Kozmik bilgiler kışladan çıkınca Devlet, eski adıyla Özel Harp Dairesi’nde görev alan sivillerle ilgili bilgiler deşifre olmasın diye STK’ları Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) kararıyla kapatmıştır…
Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la görüşerek bu kararı alan Devlet’in , vazife tevdi ettiği bir heyet, toplum içinde görev yapan STK üyelerinin açığa çıkmasının önüne geçmiştir…
Savaş döneminde gayri nizami harp için örgütlenen STK’ların başta sınır bölgeleri olmak üzere Türkiye genelindeki sayısının 16 olduğu ve 2013 Kasım’ındaki YAŞ toplantısında bunları lağvetme kararını almıştır…
YAŞ’taki karar sonrası Türkiye çapında faaliyetlerine son verilen STK’ların yerine sadece sınır bölgelerinde olmak üzere sınırlı sayıda askeri personelin görev yaptığı 4 yeni merkez oluşturulmuştur…
STK’lar askeri tesislerin dışında ve sivil alanlarda teşkilatlanıp görev yaparken, oluşturan 4 yeni birimin askeri garnizonlarda çalıştırılmıştır…
Bu yeni kurulan birimlerin daha önceki STK’larla herhangi bir benzerliği bulunmamaktadır…
Bu birimler sadece sınır ötesine yapılacak harekata yönelik çalışmalar yürütmektedir…
Buralarda 3 veya 4 personel askeri üniformayla görev yapmaktadır…
Bu birimlerin yapısı ise Şırnak-Silopi’de konuşlu Özel Kuvvetler Harekat Üssü benzeri irtibat merkezlerine benzemektedir…
Mezkur Kuvvetler ;
Beyaz Kuvvetler-(Pasif kuvvetler): İstihbarat toplamakla yükümlü. İhtiyaç halinde aktif hale getirilecektir…
Siyah Kuvvetler-(En seçkin üyeler): Silah kullanma yetkileri vardır.Toplumda etkili isimlerden oluşmaktadır…
Yeşil Kuvvetler ; İşlerden haberdar olan fakat teşkilata alınmayan kişiler. 100 kadardır. Haberleşme ve malzeme konusunda yardımcı olurlar…
Turuncu Kuvvetler- (Beyaz ve Siyah kuvvetler arasında bir statü): İstihbarat toplamakla yükümlüler. Gerekli hallerde silah verilebilen kişilerden müteşekkildir…(Herhangi bir yüz kızartıcı sebeple teşkilattan ayrılan kişiler. 350 kadardır. Takip ve adli bir sıkıntı yaşanmıyorsa iş yaptırmaya devam ettirilir. Ölene kadar irtibat devam eder)…
Özel Kuvvetler Komutanlığı, 1952 yılında dönemin Yüksek Savunma Kurulu’nun kararıyla Milli Avcı Birlikleri olarak kurulmuştur…
1954’te 14 olan birlik sayısı, askeri darbenin olduğu 1960’da 35’e çıkarıldı…
Yıllar içinde değişen sayı 1980 darbesi sırasında 27 idi. Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde 1985 yılından itibaren bu birimlerin sayısı kademeli olarak düşürülerek 13’e indirilmiştir…
“Özel Harp Dairesi’ adıyla da bilinen birim, 1992 yılından itibaren yeniden yapılandırılmıştır…
Bilinen yeni adıyla Seferberlik Tetkik Kurulu olarak 16 bölgede faaliyet göstermeye başlayan birimlerde, savaş dönemlerinde aktif hale gelmek üzere atamalı personel görev yapmaktadır…
STK’lara personel ise ‘beyaz’, ‘turuncu’ ve ‘siyah’ olmak üzere 3 ayrı kategoride istihdam edilmek üzere genellikle doktor, siyasetçi, avukat, gazeteci, işadamı ve serbest meslek sahipleri arasından seçilmiştir…
Ancak özellikle son dönemde bu kurullarda çalıştığı söylenen bazı kişilerin illegal davranışlarda bulunduğu iddiaları, bu kurulların varlığını tartışılır hale getirdi…
……..
Fahrettin Altun’un saati üzerinden belli mihraklar toplum üzerinde, Devlette güvenlik zafiyeti var algısı oluşturma gayretine girişti…
Benzer iddialar, 2009 yılında Bülent Arınç’a suikast iddiası ile alakalı olarak dönemin savcıları tarafından seferberlik tetkik kuruluna girilmesi üzerine gündeme getirilmişti …
Bu konu üzerinde elbette yazacağımız çok şey var…
Devletin mahrem bilgilerinin iç ve dış düşman unsurlarının eline geçmediğini aşağıda yazacaklarımla ifade etmek yeterli olacaktır kanaatindeyim ;
Şayet Devletin mahrem sırları ifşa olsaydı ; 15 Temmuz hain darbe girişimi bastırılamazdı…
Suriye’nin kuzeyine Fırat kalkanı harekâtı icra edilemez, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması imzalanmazdı…
Ermeni işgali altındaki Karabağ kurtarılıp kardeş ülke Azerbaycan’a tekrar katılamazdı…
Somali, Sudan a askeri üs tesis ve tahkim edilip ve pek çok Afrika ülkesi ile askeri ve ekonomik anlaşmalar yapılamazdı …
Liste uzar gider…
Kökü dışarda mahvillerin ve satılık kalemlerin efendilerinin niyet ve maksadını çok iyi bilmekteyiz…
Bu asil Milletin, refahına, değerlerine ve Devletin tahtına göz dikmiş sırtlan sürülerine defolun gidin diyoruz.
Bu devlet her şeyi bilir, bilmez gibi davranır, günü zamanı gelince gereğini yapar. Örnek mi!Onlarca verebiliriz ama 1 tanesini yakın tarih olduğu için hatırlatalım. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Türbesine tekme atan alçak 1453 gün sonra tutuklanmadı mı?