Murat Arısoy

24 Temmuz için AGD’ye bir öneri

Murat Arısoy

5 Temmuz 2011 Salı 03:00:00
  Türkiye’de basın veya gazetecilik ile ilgili iki önemli gün var.
Birini 24 Temmuz’da kutluyoruz, diğerini 10 Ocak’ta. Bu bayramların her 2’si de şimdilerde “tu kaka” denilen ihtilallerden sonra, basın-yayın dünyasına gelen özgürlükleri simgeliyor.
24 Temmuz 1908’de -son tahlilde bir ihtilalle- ilan edilen 2’nci Meşrutiyet, basın kuruluşlarına “hürriyet” vadediyordu. 25 Temmuz 1908’de çıkan gazeteler, sansürsüz biçimde okurlarına ulaşabilecekti. O nedenle 24 Temmuz, 1908’den bu yana Basın Bayramı olarak kutlanıyor.
10 Ocak ise Çalışan Gazeteciler Günü. 27 Mayıs 1960 İhtilali’nin ardından 212 Sayılı meşhur ve gazetecilerin haklarının belirlendiği yasa çıkar. Bu kanunun uygulanmamasını isteyen gazete sahipleri, 3 gün boyunca gazeteleri çıkarmama kararı alırlar. Bu gelişmeye karşılık basın mensupları 10 Ocak 1961’de bir gösteri yaparlar ve bu gösterinin ardından 3 gün Basın adı altında gazete çıkarırlar.
Konumuz elbette bu bayramlar değil. Konumuz, bu sefer basın mensuplarının “konut” sorunu. Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği’nin girişimiyle bir süre önce gündeme gelen ve basın mensupları arasında heyecan uyandıran açıklamalara göre TOKİ, basın men-supları için de evler yapacak, Afyon’daki habercilerin, köşe yazarlarının da başlarını sokabileceği bir yer olacaktı.
Di’li geçmiş zaman kullandığım için, “Proje rafa kalktı” gibi bir anlam çıkmasın. Projenin gerçekleşmesi adına Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği’nin eski başkanı Celal Bursalıoğlu, Dernek’in yeni başkanı Canser Kuzu, Dernek’in yönetim kurulu üyeleri çalışıyorlar. Devlet büyüklerine durumu aktarıyorlar. TOKİ’ler konusunda birkaç ihtimalden bahsedildi, ancak hatırladığım kadarıyla Afyon Kocatepe Üniversitesi için inşa edilecek TOKİ konutlarının yanına bir de basın mensupları için TOKİ konutu yükselmesi hususunda bir girişim yapıldı. Bilimadamlarının konutları için ihale duyurusuna çıkıldı, basın mensupları ise beklemede kaldı.
Tabii, görüşmeler yapılsa, arazi bulunsa bile bu sefer de “ödeme” ile ilgili soru işaretleri gündeme gelecek. Şu anda basın mensuplarına özel yapılacak TOKİ konutları için, peşinattan sonra kişi başı 400 ilâ 700 lira arasında taksitten söz ediliyor. 400 belki ama, Afyonkarahisar’da çalışan hiçbir basın mensubunun 700 liralık taksiti ödeyecek gücünün olduğunu sanmıyorum. Zaten açıkçası ben ayda 700 liralık bir bütçeyi bu tür taksite ayıracak olsam, kredi çekerek şehir merkezinde daha güzel bir ev sahibi olabilirim diye düşünüyorum. Ya da yine taksite ayıracağım 700 lirayla şu günlerin vesvesesiz yatırım aracı olan “altın”a yönelir ve 1 sene beklerim. Günü gelince, zekat gerekiyorsa zekatını da veririm. Hasılı kelam, basın konutları için arsa bulunmasının yanı sıra, basın mensuplarının ödeme şartları da göz önününe alınmalı ve devlet büyüklerimize anlatılmalı.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü geçtik. Sırada 24 Temmuz Basın Bayramı var. Bu sene öyle şaşaalı bir kutlama yapmayalım.
“Haberciler haber oldu” mantığıyla bir önerim olacak. 24 Temmuz 2011 günü sabah 9.00’da Belediye Meclisi’nin son toplantısında imar değişikliğine karar verilen ve TOKİ’nin alt gelirli vatandaşlara yönelik konut yapmasının uygun görüldüğü Beyazıt Mahallesi 19L-2B, 19M-1A pafta, 1295, 1299, 1300 adaların bulunduğu alanda kahvaltılı basın açıklaması yapalım.
Öyle gösterişli, “mükellef” bir kahvaltıya da lüzum yok. İki simit, bir çay, bir paket dilim peynir… Mühim olan konut talebimizin gündeme gelmesi. Ulusal ajansların temsilcilerinden rica etsek, bizim simitli kahvaltımızı çekerler her halde. Simitli kahvaltının ardından ister Dernek Başkanı Canser Kuzu, ister Dernek Yönetim Kurulu üyeleri, ister Dernek’in tüm üyeleri nasıl bir konut istediklerini, hangi şartlarda ödeme yapabileceklerini açıklamayla duyurabilirler. Bir dakika bile yer bulsa bu talep televizyonlarda, bir satır bile yazılsa yaygın gazetelerde, müstakbel Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar (ya da her kim bu bakanlığa getirilecekse) bu haberle ilgilenir diye düşünüyorum. Su ve Orman İşleri Bakanı olmasına kesin gözüyle bakılan Veysel Eroğlu da Çevre ve Şehircilik Bakanı’na durumu, basın mensuplarının öznesi olduğu bir haberle daha kolay anlatabilir.

Yazarın Diğer Yazıları