2025’in son ayında siyasi partilerin yıl değerlendirmesini almak ve 2026 yılından beklentilerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla röportaj dizisine başladık. Bu süreçte kıymetli vakitlerini bize ayıran ve görüşlerini bizim aracılığımızla kamuoyuyla paylaşan AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin’e, Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci’ye, İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’na, Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş’a, Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Fehmi Güray Çakır’a, Büyük Birlik Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Süleyman Çağlar’a, Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ’a, Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş’a, Demokrat Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hikmet Bülbül’e ve Millet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Selahattin Genç’e teşekkür ediyorum.
Röportajlarda edindiğim izlenimleri paylaşacağım; ancak önce şunu söylemeliyim: Afyonkarahisar, siyaset üretme konusunda şanslı bir il. Afyonkarahisar’da siyasi partilerin yöneticileri, partilerinin vitrin yüzü olmalarının yanı sıra hakikaten bir davanın yolunda, bir liderin yanında yürüyorlar. Ayrıca benim için önemli bir ayrıntı: Tüm Başkanlar, röportaj randevusu için belirlenen saatte parti teşkilatlarında hazır durumdalardı.
Şimdi isterseniz tek tek siyasi partiler ile ilgili röportaj süreçlerini ve gözlemlerimi paylaşayım:
AK PARTİ: 2002’den bu yana iktidarda olan AK Parti’nin başarı sırlarından biri, ulaşılabilir olması… Afyon’da diyelim ki AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in yoğunluğu var; yılların emektarı Kadir Veziroğlu’nu ararız; görüşme mutlaka sağlanır. Ben röportaj randevusu için önce AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı Basın Sorumlusu Selçuk Aydın’ı aradım; ardından da Kadir Veziroğlu’na ulaştım. Başkan Şahin’in ilk müsaitlik durumunda bana geri bildirim yapıldı. Başkan Şahin, bir soruya birden çok cevap alınan siyasetçilerden. Bu özelliğini röportajımızda da hissettik. Başkan Şahin, Baro Başkanlığı’ndaki gibi basın mensuplarına dostça yaklaşımını sürdürüyor.
MHP: Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Ahmet Kahveci’yi doğrudan aradım. Randevulaştık. Dava adamlığı, sakinlik ve olgunluk Ahmet Kahveci’nin yaşam şekli bana göre. Bu minvalde de röportajımızı gerçekleştirdik. Röportajımızda da net ifadelerle, anlamak isteyenin etkileneceği cümlelerle Devlet Aklı vurgusu ön plandaydı.
İYİ PARTİ: İYİ Parti Afyonkarahisar İl Basın Sorumlusu Hasan Öğünç ile görüştüm. Belirlenen saatte İYİ Parti İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu ile röportaj yaptık. Mısırlıoğlu, sert görünümüne ve yüksek perdeli sesine rağmen aslında babacan ve sevecen bir tavra sahip. Röportajda da bu tavrı gördük. Mısırlıoğlu, bizim röportajımızdan sonra Turan Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları için Özbekistan’a gideceğini söylemişti; bu ziyaret de gerçekleşti.
SAADET PARTİSİ: Saadet Partisi’nin 2025 yılı değerlendirmelerini yazmak için İl Başkanı Beytullah Karataş ile görüştüm. Randevudan yarım saat önce Saadet Partisi İl Binası’ndaydım. İl Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Demirel ile tanıştık; bana kendi elleri ile Türk Kahvesi yaparken “İzmir Kemeraltı’nda öğrendiğim gibi yapıyorum bu kahveyi” dedi. Benden hayli tecrübeli olan Hasan Hüseyin Demirel’in bu mütevazılığı karşısında mahcup oldum. Saadet Partisi İl Başkanı Beytullah Karataş’ı anlatmak için ise çok söze gerek yok bence. Her zaman güleryüzlü, nazik, yerinde söylediği sözler ve temsil gücü ile gelecek 15-20 yılda da sık göreceğimiz bir Başkan.
YENİDEN REFAH PARTİSİ: Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Fehmi Güray Çakır ile doğrudan bir temasım yoktu. Bu nedenle Yönetim Kurulu Üyesi Tufan Yaşık’a durumu izah ettim. Olabilecek en kısa sürede bana geri bildirim yapıldı. Çakır, kendi görüşlerinin yanı sıra Parti Lideri Fatih Erbakan’dan da bahsetti. Merkez İlçe Başkanı Mali Müşavir Mehmet Arık’ın da bulunduğu sohbette, tabii ki Fatih Erbakan’ın Danışmanı, Vali Baba Kadir Çalışıcı’dan da bahsettik. Fehmi Güray Çakır, Kadir Çalışıcı’nın kendileri için yol gösterici olduğunu vurguladı.
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ: Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Süleyman Çağlar’a doğrudan telefonla ulaştım. Röportaj için gün ve saat belirledik. Çağlar, önündeki kâğıtlara küçük notlar almıştı. Ama gördüğüm kadarıyla bu notlarda sadece genel geçer başlıklar bulunuyordu. Hitabı güçlü, siyaseti okuyan bir İl Başkanı gördüm karşımda. Belki de Türkiye genelinde ilk kez bir siyasi parti temsilcisi Terörsüz Türkiye sürecini başlatan ve sürdüren siyasetçilere güvendiğini; ancak muhatap alınan kişilerin güvenilmez olduğunu söyledi.
ANAHTAR PARTİ: Anahtar Parti İl Başkanı Üzeyir Aladağ ile ilk tanıştığımız andan itibaren “frekans” tuttu. Bunda Aladağ’ın sakinliğinin ve karşıdakine güven veren yaklaşımının rolü büyük. Röportaj talebimi iletince İl Başkanlığı olarak Genel Merkez yöneticilerinin katılacağı bir organizasyona ev sahipliği yapacaklarını, bu organizasyondan sonra vaktinin uygun olacağını söyledi. Dediği gibi de oldu. Organizasyonun bitiminden hemen sonra röportajı gerçekleştirdik. Aladağ her ne kadar “Siyasette yeniyim” dese de, değme siyasetçilere taş çıkaracak bilgiye ve hitabete sahip.
GELECEK PARTİSİ: Gelecek Partisi İl Başkanı Niyazi Ertaş’ı aradığımda “Buyur aslanım” diye telefonu açtı. Zaten bu seslenişten sonra ne diyebiliriz ki… Randevulaştık, güzel bir sohbet oldu. Niyazi Ertaş, siyasetin akil adamlarından. Görmüş, geçirmiş… “Benim arşivim kuvvetlidir” diyor ve hakikaten size tarih tarih hangi yerel gazetede nasıl haber yapıldığını anlatıyor. Karadenizlilerin parti ayrımı yapmadan nasıl birlik ve beraberlik içinde yaşadığını güzel örneklerle anlatıyor Ertaş. Adalet Partisi Gençlik Kolları’ndan bu yana siyasetin içinde olan Ertaş’ın ellerinden de çay içmek nasip oldu bu arada.
DEMOKRAT PARTİ: Demokrat Parti İl Başkanı Hikmet Bülbül’ü telefonla aradım. Nazik bir şekilde karşılık verdi, röportaj gününü ve saatini kararlaştırdık. Benden ötürü birkaç değişiklik yapmak zorunda kaldık röportaj gününde ve saatinde; ama en sonunda İl Binası’nda görüştük. Hikmet Başkan da konuşması için hazırlık yapmıştı. Ama doğaçlama konuşması, yazılı metni okumasından daha etkileyiciydi. Hikmet Bülbül ile röportajımızda Afyon’un yetiştirdiği önemli devlet adamı İsmet Attila ve DP Genel Başkanı, hemşehrimiz Gültekin Uysal’dan da bahsettik.
MİLLET PARTİSİ: Millet Partisi İl Başkanı Selahattin Genç’i telefonla aradım. Yine gün belirledik. Biraz yoğunluk oldu, sana anlayış gösterdi. Birkaç kez erteledikten sonra İl Binası’nda röportajımızı yaptık. Sanki bir ev oturmasına gitmişim gibi hissettim, ikram boldu. Sohbete katılan her Millet Partili, adeta bir Genel Başkan kadar donanıma sahipti. Sohbetimizde hemşehrimiz, merhum Aykut Edibali’yi rahmetle andık. Selahattin Genç, bana Aykut Edibali'nin Milli Mücadelede Kadroların Vazifeleri isimli kitabını ödev olarak verdi.
CHP, BU LİSTEDE NEDEN YOK?
Şimdi özellikle Cumhuriyet Halk Partili okuyucularımız, “Bizim partimizle neden görüşmediniz, bizim de söyleyecek sözlerimiz yok muydu” diye sitem edebilir. Haklısınız CHP’li okuyucularımız…
Durumu size anlatayım:
Siyasi partilerle röportaj yapmaya başladıktan sonra, Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz’i telefonla aradım. “Biraz yoğunluk var” dedi.; geri bildirim yapacağını söyledi. Aradan belli bir süre geçtikten sonra yine Hasan Karadeniz’i aradım, “Başkanım, CHP iktidar iddiasındaki bir parti, okuyucularımız arasında CHP’liler de var. Bu nedenle röportaj talebimiz var” dedim; yine yoğun bir programı olduğunu belirtti ama “Hayır, olmaz” da demedi. Yine aradan belli bir süre geçti, bu sefer Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’na uğradım. Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak’a kendimi tanıtacakken “Sizi biliyorum” dedi. Durumu anlattım, “Tamam ben ileteyim Başkan’a” dedi. Ancak yine geri bildirim yapılmadı.
Bitti mi, bitmez!
Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı heyeti, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz basın özgürlüğünden bahsetti, basına sansür ve baskı uygulamalarını kabul etmediklerini anlattı. Kameralar ve ses kayıt cihazları kapandıktan sonra tanışma faslına geçildi. Sıra bana gelince kendimi tanıttım ve “Başkanım sizden randevu talebimiz vardı, ama dönüş yapılmadı” dedim. Bunun üzerine AGC Başkanı Önder Artuk, randevunun verilmesi gerektiğini tatlı dille ifade etti. AGC Başkan Yardımcısı M. Emin Birliktir, “Murat bir daha söyle, ne oldu?” deyince, “Başkanım AK Parti’den Millet Partisi’ne kadar siyasi partiler bize röportaj verdiler, ancak CHP’den dönüş alamadık” dedim. Hasan Karadeniz; “Biliyorsunuz biz İl Başkanlığı’nda yeniyiz. Birkaç basın kuruluşuyla görüştük” gibi cümleler sarf etti. 19 Ocak’ta başlayan haftayı kastederek “Haftaya bir görüşelim” dedi.
CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nın bu “ne şiş yansın, ne kebap” siyasetinin gerekçesini yakından biliyoruz aslında. CHP’li siyasetçiler, bir taraftan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’a muhalif gibi görülen Kocatepe Gazetesi’nde yer almak için can atıyor; bir taraftan da “ilgili makam”dan onay gelmediği için işi sürüncemede bırakıyor. Her zaman deriz, makamlar gelip geçici, hemşehrilik bakidir.
Bir gazete ve internet sitesine bile “izin almadan” demeç verememek, gerçekten üzücü.
İşte CHP’li okuyucularımız…
CHP’nin Afyonkarahisar’daki durumu budur.
ZAFER PARTİSİ VE DEVA PARTİSİ…
Siyasi partilerle röportaj serimizde Zafer Partisi İl Başkanı Av. Gökhan Katırcı ve DEVA Partisi İl Başkanı Alper Kocatürk de maalesef yok. Gökhan Katırcı’yı telefonla aradım, randevulaştık; sonra tarafıma mesaj gönderilerek mazeret bildirildi. Aradan bir süre geçti; ben tekrar Katırcı’yı aradım yine randevulaştık; bu sefer telefonla mazeret bildirildi. Bu dosya böylelikle kapandı.
Alper Kocatürk’e önce Şoförler Odası’nın Genel Kurulu’nda durumu anlattım, ilke olarak “Tamam” dedi. Bir süre sonra aradım, randevu yeri ve saatini belirledik. Ancak Kocatürk’ten de son derece nazik bir mesaj aldım ve randevunun iptal olduğunu öğrendim.
BÜTÜN BUNLARI NEDEN ANLATTIM?
Bütün bunları şu nedenle anlattım: Siyasi partilerin en azından bizim bildiğimiz kadarıyla hedefleri iktidar olmak, iktidarda kendi programlarını uygulamaktır. Değerlendirmede bulunan, görüşlerini açıklayan her siyasi parti, bu iddiasını kanıtlamıştır bana göre. Çekinen, “kıyıda duran”, herhangi bir dernek ya da seçilmiş makamdan “icazet bekleyen” siyasi parti il başkanları, partilerine hizmet etmek yerine partilerinin önünde engel olur.
Bir de her 10 Ocak’ta, 24 Temmuz’da “Gözümüz, kulağımız, paydaşımız” diye pohpohlanan gazetecilerle bile görüşmekten imtina ediliyorsa, bu kadar sıcak temasın olmadığı vatandaşla nasıl görüşülecek, vatandaş bu başkanlara nasıl ulaşacak? Büyük bir soru işaretidir.
Bu süreçte Afyonkarahisar’da faaliyet gösteren, ancak bizim ulaşmayı ihmal ettiğimiz siyasi partiler varsa onlara sayfalarımız açık, bunu da belirtelim.