Murat Arısoy

Ah siz muhalifler-2 – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

5 Mart 2011 Cumartesi 02:00:00
  Sevgili muhalif kardeşlerim;
Demokrasi şöleni 12 Eylül referandumundan önce sizi uyarmıştık… Aklın yolu bir dedik, ak-kara çıksın ortaya dedik, akarsuyun önünde durulmaz dedik, ak sakallı dedeler rüyalarına girer dedik… Sizi her defasında uyararak yola devam dedik.
Hatta sizin hoşunuza gitsin diye diyorum, muhtıra vermiştik. Demokrasi muhtırasıydı bu. Fakat aynı tas aynı hamam…
Hiçbir değişiklik yok halinizde, tavrınızda.
Hayır, bir şey değil, dünürümüzün, yakın akrabamızın sahip olduğu basın kuruluşlarına bile sirayet etmişsiniz. Neymiş, gazetecilere baskı yapılıyormuş…
Efendim, sizin dünyadan haberiniz yok… Gazetecilik zaten baskı işidir… Yani baskı olmadan gazete çıkabilir mi söyleyin Allah aşkına? Bir haber yazılacak, o sayfalara konulacak, matbaa sürecine geçilecek. En son olarak da sayfalardaki renkler ve yazılar, kâğıda dökülecek. İşte baskı budur!
Muhterem kardeşlerim;
Bizim amacımız toplumu baskı altına almak falan değil. Bakın, yaşlı-başlı, emekliliği gelmiş adamları İstanbul’un Trakya’ya açılan güzide bir ilçemizde misafir ediyoruz. O ilçemizi Trakya’nın yıldızı yapacağız. Orayı, adaletin başkenti ilan edeceğiz. Zaten biliyorsunuz, imparatorluk geçmişimiz var, hem de kaç tane… Böyle bir geleneğin temsilcisi olduğumuza göre İstanbul finansın başkenti, Ankara bürokrasinin başkenti, Antalya yabancı turizmin başkenti, Rize çayın başkenti, İzmir denizin başkenti, Bursa tarihin başkenti, Konya Selçuklu’nun başkenti, Söğüt Osmanlı’nın başkenti olduğu gibi İstanbul’un Trakya’ya açılan kapısı olarak nitelendirdiğimiz yer de adaletin başkenti olabilir. Bunu böyle kabul etmek gerekir.
Orada misafirlerimizi devletin olanakları çerçevesinde en güzel biçimde ağırlıyoruz. Hatta hatırlarsınız, bu tür misafirhaneleri ilk yapılmaya başlandığında öven gazeteci arkadaşlarımızı da orada topladık ki övdükleri yeri görsünler… Gazetecilik yaşamla ilgili değil midir efendim?
Sevgili muhaliflerimiz;
Başkentleri sayarken Afyonkarahisar’ı saymamak olmaz. Bildiğiniz üzere Afyonkarahisarımıza ayrı bir önem veriyoruz. Afyonkarahisarımız da termalin, sucuğun, kaymağın, jeotermal sera-cılığın, sağlık turizminin… ve daha sayamayacağımız birçok şeyin başkenti. Son günlerde tutturmuşsunuz “Vekil sayımız düştü, nüfus azaldı, zaten 58’inci sıradaydık” diye. Yanlış efendim, yanlış…Haybeye gönderilen milletvekillerini göndermeyeceksiniz artık, olay bu. Bunu büyütmenin bir mânâsı var mı? Soruyorum size değerli arkadaşlarım. Her şey pür-ü pak.
Ah siz muhalif vatandaşlarım;
12 Haziran’da bir demokrasi şöleni daha yaşatacağız memleketimize. 12 Eylül’de darbelerle başlattığımız hesaplaşmanın devamı niteliğindeki bu seçimlerin 1960 Darbesi’nden sonra geçici Anayasa’nın açıklandığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hak ve yetkilerinin Milli Birlik Komitesi’ne devredildiği 12 Haziran’da yapılması tevafuktur. Bize düşen, bu şöleni devam ettirmektir.
Cânım muhalifler;
Bir de ağzınıza dolamışsınız “Tüm medya onların” diye… Yok öyle bir şey… Alt tarafı birkaç gazete, birkaç televizyon ile gönül bağımız var. Bizi sevenler, sağolsunlar ekranlarını bize açıyorlar. Biz de davete icabet ediyoruz. Biz davete icabet eden bir gelenekten geliyoruz. Her ne kadar kamuoyunda yenilikçiler olarak bilinsek de aslında gelenekçiyiz.
Size daha önce seslendiğimizde bir şarkıyı kendimize göre çevirmiştik… Şimdi de her şeyin başkenti olan Afyonkarahisar’ın bir türküsü ile seçim kampanyamızın nüvesini veriyoruz size:
“Masa üstünde roman
Okurum zaman zaman
Oğlan sana varacam
Subay olduğun zaman
Sallan da sallayalım
Höst de de oynayalım”.
Haaaa!
Türküdeki bazı meslek gruplarından dolayı bu türküyü yazanı da araştırmaya başladık, İstanbul’un Trakya’ya açılan yüzündeki adaletin başkentine hızla sevkini sağlayacağız…
Darısı siz tüm muhaliflerin başına…

Yazarın Diğer Yazıları