Murat Arısoy

Başbakan ne zaman gelir? – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

10 Eylül 2012 Pazartesi 03:00:00
  5 Eylül 2012, akşam 21 dolaylarıydı. Evde oturuyordum, önce rüzgar ve garip bir ses hissettim, sonra ev sallandı. Patlama ihtimali gelmedi aklıma. Deprem sandım. Hemen bilgisayar başına oturup Kandilli Rasathanesi’nin internet sitesine bakmaya yöneldim.
Telefon yağmuru başladı o anda.
İlk bilgiye göre tüp patlamıştı.
Sonra patlamanın Harb-İş tarafında olduğu belirtildi.
Ardından öğrendik ki Ataköy’deki mühimmat deposunda patlama olmuştu.
Kimse net bir bilgiye sahip değildi, söylentiler ise can sıkıcıydı.
***
Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’na koştuk hemen. “Koştuk” fiili doğrudur, zira vatandaşlar “Ne olmuş, ben de bir bakayım” merakıyla Ataköy’e yönelmiş, bir taraftan da güvenlik önlemi nedeniyle yollar kapatılmıştı. Araçların çıkabileceği yere kadar çıkıp yürümek ve koşmak zorunda kaldık.
***
Kışlanın önü ana-baba günüydü. Fakat gecenin ilerleyen saatlerinde hakikaten analar ve babalar gelmeye başladı. İşte en zorlu dakikalar o zaman başladı. Oğlu Afyonkarahisar’da askerlik yapan ve yakın şehirlerde oturanlar gelmişti. Hayır ya da şer, hiçbir açıklama yapılmıyordu.
Yapılan açıklamalar da insanın içine inanılmayan, inanılması istenen umutlar serpiştiriyordu. Gerçeğin öyle olmadığını, orada bulunan, oradan geçen hemen herkes biliyordu aslında.
***
O gece bir şekilde sona erdi. Sabah, kışlaya gelen ailelerin sayısı da artmıştı. Gözyaşları içinde bekliyorlardı. Bir baba “Oğlum şehitse şehit deyin, değilse gösterin. Ama bekletmeyin bizi” diyordu. Bir anne, “Yok mu bir açıklama yapacak” feryadıyla yürekleri yakıyordu.
***
Gece saatlerinde bir söylenti yayılmıştı: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, incelemelerde bulunmak üzere Afyon’a geleceklerdi. Sabah oldu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu geldi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz geldi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu da gece ve sabah oradaydı. Peki ya Başbakan?
***
O’nu, en son 10 Mayıs 2011’de, genel seçimden önce miting ve hizmete gireli aylar olmasına rağmen açılışı kendisi tarafından yapılan tesislerin töreninde görmüştük. Seçim bitti, Afyonkarahisar’dan yüzde 70’e yakın oy alındı. Sonrası?
***
Seçimden aylar sonra, Başbakan Erdoğan’ın 2012’nin Nisan ayında düzenlenmesi öngörülen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Kongresi’ne geleceği söylendi. İl Kongresi, partinin iç meselelerinden dolayı ertelenmiş olmasına rağmen, kamuoyuna “Başbakan’ın programına uyarlama yapmaya çalışıyoruz” açıklaması yapıldı. Kongre’nin tarihi net olarak belirlendi. Bir baktık, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gelmiş Kongre’ye. Arınç konuşurken de Kongre’nin yapıldığı salonun 4’te 2’si boşalmıştı.
***
Kongre Başbakansız bitirilirken, yeni bir söylenti daha atıldı ortaya. 2012’nin Haziran ayında, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Sait Açba’nın oğlunun düğünü olacaktı. Başbakan, o düğüne katılıp Afyonkarahisarlıları selamlayacaktı. Ama olmadı. Başbakan gelmedi, Bakan Eroğlu, her açılışta yaptığı gibi “O’nun selamı”nı getirdi. Düğüne, Eroğlu’nun yanı sıra Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz katıldı.
***
Patlama gecesinde yayılan söylenti, “Bu sefer gelir” yorumlarına neden oldu. Çünkü alışık olunmayan bir vakaydı bu patlama. Çok sayıda şehidimizin olacağı da belliydi.
Gelmedi.
***
Sadece Başbakan Erdoğan mı?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü 2007’den bu yana Afyonkarahisar’da göreniniz var mı?
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çicek, kaç kere geldi Afyonkarahisar’a?
Yetkililerimizi Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Günü’nde de göremedik, 25 askerimizin şehit olduğu büyük patlamanın ardından da.
***
Şimdi bazı otel ve hastane açılışına gelecekleri söyleniyor yetkililerimizin.
Sevincimizde yoktunuz, üzüntümüzde yoktunuz.
Afyonkarahisar, sadece “açılış yapma ve oy isteme” merkezi mi?
***
İktidardaki “Akıncı” kadrosunun piri, “Üstad” olarak nitelendirilen Necip Fazıl Kısakürek’in “Beklenen” şiiriyle bitireyim yazıyı:
“Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?”

Yazarın Diğer Yazıları