Murat Arısoy

Bazı bilimadamları için 'Türkçe Olimpiyat'ı gerek

Murat Arısoy

23 Haziran 2011 Perşembe 03:00:00
  Önce olumlu gelişmeden başlayayım:
Türkçe Olimpiyatları çerçevesinde bir etkinlik de Afyonkarahisar’da yapılacak. Olimpiyat’ın Afyonkarahisar Tertip Komitesi üyelerinde anlamlı ve ciddi bir heyecan var. Bu etkinliklerin Afyonkarahisar açısından güzel bir tanıtım olacağını düşünüyorum. 20-25 bin kişinin sahada, milyonlarca kişinin de televizyonları başında izleyeceği Türkçe Olimpiyatları’nın Afyonkarahisar Etkinlikleri’nde 20 ülkeden 55 öğrenci, Türkçeyi nasıl konuştuklarını, Türkçe ile yazılmış güzel şarkıları nasıl söylediklerini bizlere gösterecekler. Meselenin siyasi boyutu konusundaki tartışmaları, fikrimi bir kenara bırakıyorum. Ancak her şeyden önce böyle bir organizasyonu yıllardır gerçekleştirebilmek için “inanmışlık” gerekiyor. Bu inanmışlığı tebrik etmeliyiz. Bu inanmışlığı belki de kendi yaşamımızda, kendi fikrimizin gelişmesi ve yaygınlaştırılmasında da örnek almalıyız.
Edindiğim izlenime göre Türkçe Olimpiyatları’nın Afyonkarahisar Etkinliği, “bölgesel” nitelikte olacak. Hatta belki Tertip Komitesi bu yazdığıma “Keşke yazılmasıydı” diyecektir. Ama bilinmeli ki bu organizasyon Manisa’da yapılacaktı. Buradaki önde gelen işadamları ve “gönül erleri”nin girişimiyle etkinliklerin İzmir’e 1 saat mesafedeki Manisa yerine Afyonkarahisar’da düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu bağlamda, Kütahyalı ve Uşaklı hemşehrilerimiz de Türkçe Olimpiyatları’nı izlemek için Afyonkarahisar’a gelecek. 27 Haziran gecesi gerçekleştirilecek organi-zasyonu Afyon’a has değil, bölgeye has olduğunun farkına varmalıyız. Etkinlikler, kentin tanıtımı için adeta bulunmaz nimet.
Gelelim şimdi olumsuza:
Afyonkarahisar’da yabancı öğrencilerin Türkçe düşünüp Türkçe konuşacağı bir etkinliğin arefesinde cezaevleri ile ilgili bir panel düzenlendi. Panelde Türkiye’deki demokratikleşme ve cezaevindeki durumlar ele alındı. Ama hangi dilde?
Panelde sunum yapan bilimadamları Türkiye Cumhuriyet vatandaşıydı. Paneli dinlemek için salona gelenlerin 3’te 2’si Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı. Diğerleri de çeşitli Avrupa ülkelerinin vatandaşları olan ve Türkiye’yi ziyaret eden kişilerdi. Ancak ne gariptir ki panelde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları değil, Avrupa ülkeleri vatandaşları muhatap alındı. Türk, Türk’e, İngilizce anlattı derdini.
Hani eskiden, Batı hayranı yazarlar, “Türk’ün Türk’e propagandası” diyorlardı, millî tarihimizin kilometre taşlarını anlatırken. Fakat şimdi durum, “Türk’ün Türk’e ecnebi propagandası”na dönüşmüş.
Üstelik, sunumu yapan bilimadamlarından birine, panelin ardından soruluyor:
-Hocam, neden İngilizce yaptınız sunumu?
-E, salonda Avrupalılar vardı.
-Ama salondaki Türk vatandaşları anlamadı.
-Canım, onlar da İngilizce öğrenselerdi. (Bu cümleyi kurarken de kemeri bol tutturulan pantolonunu, umursamaz bir şekilde çekiyordu bilimadamımız. Ki bu hareket, Amerikan filmlerinde görmeye alıştığımız kasabanın Şerif’inin yaptığı hareketlere çok benziyordu.).
“Tercüman aklımıza gelmedi” demek de bir eksikliği gösterse bile, en azından kendine bu kadar yabancılaşan bir bilimadamını anlatmazdı bize. İhmalkârlık, deyip geçerdik. Ancak “Canım onlar da İngilizce öğrenselerdi” demek, gerçekten sorgulanması ve vazgeçilmesi gereken bir söylem. Kimsenin Türkiye’de Türkçe konuşanlara tepeden bakmaya hakkı olmamalı.
Yapılacak şey, ciddi bir tercüman bulmak ve Türkçe anlamayanlar için bu sunumu çevirmekti.
Bu arada İngilizce sunum yapmak isteyen bilimadamlarının “Afyonkarahisar” yerine “Afyonarahisar” yazmasını da kayda geçirmekle mükellefim. Yine bir sunumda adeta “Türkilizce” kullanılmasını da eleştirmeliyim. Nasıl mı kullanılmış bu Türkilizce? Sunumun başlıkları İngilizce, sunumdaki grafiği anlatan yazılar Türkçe.
İngilizce yapılan sunumlardan akademik puanlar kazanılıyordur, belki Yükseköğretim Kurulu’nun Türkçeden başka dilde yapılan yayınlara yüksek puan vermesinin sonucudur, Türk’ün Türkçe ecnebi propagandası. Buna “Dur” demeli, YÖK’ü de ona göre şekillendirmeli anlaşılan.
Hülâsa, Afyonkarahisar’da 20 ülkeden 55 öğrenci Türkçe konuşurken, bazı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bilimadamları İngilizce sunum yapmayı tercih ediyor.
Galiba, bir “Türkçe Olimpiyat”ı da bazı bilimadamları için düzenlenmeli.

Yazarın Diğer Yazıları