Murat Arısoy

BELKİ ZİLÂ OLURUZ – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy

11 Haziran 2011 Cumartesi 03:00:00
  Belki yoldan geçerken gördüğünüz gecekondunun içinde, sizi bekleyen adamdık biz.
Sizin siz olduğunuza inanmaya hevesli, sizi siz olmasanız da kabullenecek bir adam…
Belki başka bir gecekonduda el uzatılmasını bekleyen yaşlı nineydik.
Sizden yardım değil, bir küçük selam bekliyorduk. Siz, selam yetmez dediniz, yardım ettiniz.
Ücra bir Anadolu ilçesinde sizin, diyarımıza gelmenizi bekledik dört gözle.
Geldiniz, koştunuz, güldünüz, ağladınız bizimle.
Sonra birden gittiniz, mahzun kaldık.
Bir gün kar yağdı. Ortalık bembeyaz.
Sizin aklınızda kömürsüz evler vardı.
Tam o sırada buzlu merdivenlerden çıkamadık.
Tuttunuz, sırtınızda taşıdınız bizi.
Herkes divane zannetti sizi, gönül ehli oldu-ğunuzu bilmedik.
Binbir çile çektiniz. Belki bizim kadar değil.
Askere gitmeden önce bize moral veren abimizdiniz.
Kendi askerlik anılarınızı anlattınız bize, hem de bizim gibi bağdaş kurarak.
Kimi zaman çorak topraktık, kimi zaman büyük bir orman.
Gidecek başka yerimiz, sığınacak bir kimsemiz olmadığı için gecenin bir yarısı evinizin camını kırdık.
Sırf derdimize derman olasınız diye…
Bir gün oldu biz de sizin öğretmeniniz olduk.
Tecrübelerimizi aktardık.
Ve dinlediniz, çoook eski bir lokantada, belki küçük bir çorbacıda söylediklerimizi.
Uyguladınız hem de…
Bir gün oldu siz bizim öğretmenizi oldunuz.
Ve dediklerinizi işledik, aklımızın en ücra köşelerine.
Köyün çocuğu, annesinin biriciği, babasının mesafesi, şehrin eminiydiniz.
Ama Azmi’ydi adımız, üzerinden 50 yıl da geçse, bizim için gösterdiğiniz fedakârlıkları unutmadık.
Zaman zaman Ramazan Ağa olduk, misafirleri-mize toz kondurmadık da sizi suçlu belledik. Halbuki ne siz suçluydunuz, ne de misafirlerimiz.
Güler’di ismimiz, ama yüzümüzün güldüğüne rastlayanlar pek nadirdi.
Yüzümüzden mutluluk için değil sıkıntı ve çaresizliğimizden akıyordu gözyaşlarımız. Umut oldunuz, kahkaha atamadık ama tebessüme kavuştu suretimiz.
Ve belki Zilâ oluruz bu seferlik. Fakat moral bozmak yok, gelir özür dileriz sizden, yıllar sonra anlarız kıymetinizi.
Tıpkı o tekerlekli sandalyeye kavuşan Kıymet gibi…

Yazarın Diğer Yazıları