Murat Arısoy

Bir HCI projesi: Hacı Dolly

Murat Arısoy

27 Nisan 2012 Cuma 03:00:00
  Meslek yaşamına Bursa’nın köklü gazetesi Olay’da başlamış. Sene 1993… O günlerde “Sen ileride birçok başarı kazanacaksın, kitap yayınlayacaksın” denilse, belki de gülüp geçerdi. Ya da “Televizyon yöneteceksin” cümlesi kurulsa, “Gerçekten mi” deyip düşünmeye başlardı. Zira 1993, televizyonların bu kadar yaygın olmadığı bir yıldı.
Olay’daki mesaisinin ardından Anadolu Üniversitesi’nin uygulama gazetesinde görev yapmış. Ardından tekrar Olay gazetesi…
Flash Tv, CNN Türk, Avrasya derken yolu Afyonkarahisar’a düştü. Kanal 3’te önemli işlere imza attıktan sonra şimdi Fırat Üniversitesi’nde, Fırat Tv’de, birikimlerini aktarıyor.
***
Kimden bahsettiğimi, bilen bilir…
Hakan Cem Işıklar…
Fotoğraf makinesinde netlemeyi, kendisinin belirlemesi yerine, makinenin netlemesini kabullenen yeni nesil gazetecilere sitemle karışık bir şekilde kızan Hakan Cem Işıklar…
Hakan Cem Işıklar, gazetecinin sorgulaması gerektiğini, yeri geldiğinde eleştiri ve uyarı görevini de üstlenmesinin doğru bir davranış olacağını söylerdi…
Yazardı, yazardı, yazardı…
Hatta yayınlanmış eserleri bile vardı.
***
Hakan Cem Işıklar’ın alet-edavat yapabilme özelliğinin olduğunu ise yeni öğrendim.
Yaptığı işe inanan, ekibinin de kendisine inanmasını sağlayan lider ruhlu adam, kameraların rahat hareketini sağlayan ve hareket sırasında sarsılmayı önleyen “Dolly”yi Elazığ’da üretti. Kapandı bir atölyeye.
Malzeme temin etti.
İnat etti.
Sebat etti.
Pes etmedi.
Sonunda bir HCI projesi olan “Hacı Dolly” çıktı meydana. Hacı Dolly’deki espri, hem Hakan Cem Işıklar’ın baş harfleri olan HCI’nın yanyana gelmesi; hem de ithal ettiğimiz bir ürünün yerli malı hâline dönüşebileceğinin iması.
***
“Hacı Dolly” adlı aletin yapım hikayesini kendi ifadesiyle okuyalım:
“Yabancılar bu ve benzeri aletleri yıllardır kullanıyor. Biz sadece en ucuza mal olacak şekilde yeniden dizayn ettik ve başardık. Aldığımız sonuç da iyi oldu. Biraz daha revize ederek sistemi motorlu hale de getirebiliriz esasen. Tabii sponsor sadece ben olduğum için o kısmını daha sonraya bıraktık. Maksat doğrusal hareketler yardımıyla sarsıntısız görüntüler elde etmek. Özellikle yakın plan çalışmalarda, detay tespitlerinde inanılmaz güzel görüntüler elde edilebilecek. Özellikle sinematografik çalışmalarda (Kısa film, belgesel vb.) olmazsa olmazdır bu… Adına gelince; Amerikalılar Dolly (Doli), Fransızlar Chariot (Şaryo) derler bu sisteme. Sistemin daha büyük olanları da var elbette. Ama biz şimdilik kendi ihtiyacımıza göre yine kendi imkanlarımız ölçüsünde yaptık. Çok sayıda civata, muhtelif kalınlıklarda saç ve profiller kullandık. Ama en önemlisi tekerlek sistemi. Sarsıntı olmaması için tam 16 adet paten tekeri kullandık ki en büyük maliyet de bu oldu zaten. Gerisini ellerimle eğe ve matkap kullanarak hallettim. İşçilik bana ait. Maliyeti de toplam 250 TL sadece… Çocuklarıma fazlasıyla değer… Onlar da hakkını veriyorlar zaten. Sürekli öğrenebilmek için peşimdeler.”
***
“Çocuklarım” demesi dikkatinizi çekmiştir. Hakan Cem Işıklar’ın aslında Ecehan Bilge isminde bir kızı var. Ama “Çocuklarım”da, Hababam Sınıfı’ndaki Hafize Ana şefkati var. O’na göre bütün öğrenciler, hocalarının çocukları, gözlerinin nurları…
Hacı Dolly’nin üreticisi Hakan Cem Işıklar, “çocukları”na da güveniyor aynı zamanda. Bakın ne diyor:
“Çekim teknikleri, montaj teknikleri ve tabii ki haber anlayışı bur ulusal kanaldan artık farksız. Ve çocukların az bulduğum ama çevrelerindekine göre fazla olan gayretleri çok belirleyici. Biraz da ben mükemmeliyetçi davranıyorum, bu yüzden biraz yorulup üzülüyorlar ama yetişeceklerinin de farkındalar.”
***
1993’ten beri kim bilir kaç kişi HCI okulundan mezun oldu…Ve o mezunlar, Hacı Dolly nedeniyle, kim bilir bir kez daha, nasıl gururlanacaklar…

Yazarın Diğer Yazıları